PUTİN’İ YARGILAMAK… Rusya savaş suçu mu işledi? Kararı kim, nasıl verecek? Rus sözcü neyi hatırlattı? Deneyimli gazeteci Mustafa Aşcıoğlu yazdı

PUTİN’İ YARGILAMAK… Rusya savaş suçu mu işledi? Kararı kim, nasıl verecek? Rus sözcü neyi hatırlattı? Deneyimli gazeteci Mustafa Aşcıoğlu yazdı

Buça’da çekildiği belirtilen görüntüler dünyayı ayağa kaldırdı. Batı dünyası hemen adım atma telaşına düştü. Rusya lideri Putin’in savaş suçu işlediği iddiası gündeme getirildi. Ama bir başka iddia daha var.

Mustafa AŞCIOĞLU

40 gün geçti. Yaptırımlara yenileri eklenirken, şimdiki adım, “persona non grata” yani istenmeyen adam ilanı. Avrupa'da çok sayıda ülke Rus diplomatları sınır dışı ediyor. Sayı her geçen gün artıyor. Savaşın başladığı 24 Şubat’tan tarihten 1 Nisan'a kadar 150 diplomat sınır dışı edildi. Buça'daki sivil ölümleri sonrasında bu sayıya 180'den fazla Rus görevli daha eklendi.

Birkaç örnek vereyim. İtalya 90, Almanya 40, Yunanistan 12 Rus diplomatı, “istenmeyen adam” ilan etti. Sınır dışı edilen Rus diplomat sayısı toplamda 350’ye yaklaştı. Bu gidişle Avrupa’da Rus diplomat kalmayacak gibi. Amerika da Birleşmiş Milletler’de görevli 12 Rus diplomatı "ulusal güvenlik kaygıları" sebebiyle sınır dışı etme kararı aldı.

Rusya da diplomasinin kuralına uyarak, “mütekabiliyet” ilkesini çalıştırdı. Moskova yönetimi de aynı şekilde karşılık vereceğini açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, batının Rus diplomatları istenmeyen kişi ilanını, “siyasi saldırı” diye tanımladı.

Batı dünyası, ardı arkası kesilmeyen adımlar atarken, çatlak sesler de çıkmıyor değil. Tıpkı enerji yaptırımında olduğu gibi. Bu kez, Kanada Başbakanı Justin Trudeau sesini yükseltti.

Kanada Başbakanı, Rus diplomatların ülkeden sınır dışı edilmesine karşı çıktı. Gerekçe ise son derece mantıklı: Bu karar, misillemeye yol açacağından dolayı, Moskova'dan bilgi almaktan mahrum kalınacak ve krizin diplomatik çözümüne zarar verebilecek.

Ama her zaman akl-ı selim galip gelmiyor değil mi? Bazen iç politikadaki sıkıntıyı unutturmak için dışarıya odaklanmak gerekiyor. Hani, “cambaza bak” taktiği. Tıpkı ABD Başkanı Joe Biden’ın yaptığı gibi. Kamuoyu araştırmalarına göre, reytingi iyice düşen Biden, hep “Putin” diyor son zamanlarda. Şimdi de “savaş suçlusu” iddiasına sarıldı.

Rusya’nın Ukrayna işgaliyle, dillendirilmeye başlayan mevzu, Buça’dan gelen görüntülerle daha da alevlendi. Kiev yakınlarındaki Buça’da yüzlerce sivilin katledildiği ortaya çıktı. En az 410 sivilin başlarından vurularak infaz edilmesi, savaşta yeni bir kırılma noktası oldu.

Ukrayna, Rusya’yı suçladı. Rusya ise, “mizansen” dedi. Kremlin, acil soruşturma istedi. Bütün dünya katliamı lanetledi. Ama Başta ABD olmak üzere, Fransa, Almanya ve İspanya, “savaş suçu”nu gündeme getirdi. Joe Biden, “soykırım” ifadesini de kullanmaktan geri durmadı.

Buça görüntülerinin servis edilmesiyle, hedefe oturtulan Putin’in “savaş suçu”ndan yargılanmasını isteyenler de yok değil. Tabii yine Biden başrolde. ABD Başkanı’na yanıt da gecikmedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, "Harika fikir,” dedi. Sonra da eski defterleri açtı.

Zaharova, “Yugoslavya'daki bombardımanlardan ve Irak'ın işgalinden başlasınlar. Srebrenitsa'daki sahnelerin ana yönetmenlerini de bulabilirler. Ve tabii ki, Kosova'da ABD'li resmi yetkililer kisvesi altında yapılan organ ticaretinin yönetmenlerini de. Bitirir bitirmez, Japonya'nın nükleer silahla bombalamasına başlayabilirler” sözleriyle ABD’nin elinin kirli olduğuna vurgu yaptı.

Bu noktada, tarihlere bakalım. Rus güçleri, Ukrayna’nın kuzeyindeki Kiev bölgesinde bulunan Buça şehrinden 30 Mart’ta geri çekildi. Ukrayna ordusu, 31 Mart’ta Rus askerlerinin terk ettiği Buça’ya girdi. Dünya Buça katliamını birkaç sonra öğrendi. Sonrası malum.

Buça’daki Rus askerleri arasındaki ses kayıtları da yayınlandı. Alman Der Spiegel dergisi, Rus askerlerinin bu vahşeti telsizde birbirleriyle konuştuğunu iddia etti.

Ama Rusya iddiaları ısrarla yalanlıyor. Kremlin, Batı ülkelerinin iddialarının Moskova'yı karalamaya çalışan Ukrayna özel güçlerinin sahte propagandası olduğu görüşünde.

Rus tarafına göre, “Neo-Nazi” parmağı var. Katliamın arkasında, aşırı sağcıların oluşturduğu Azak ya da Azov Taburu olduğu iddiası da ortaya atıldı. Bunu savunanlar, iddiasını, bir videoya dayandırıyor. Azov Taburu, Buça’ya girdikten sonra “Botçu” lakaplı Sergey Korotkik, “Botçu’nun Adamları Buça’da” başlıklı bir video yayınladı. Sonra da o videoyu sildi.

Peki kim doğruyu söylüyor? Şüphesiz bilmek çok mümkün değil. Soruşturmalardan sonra da katliamı kimin yaptığını da öğrenebileceğimizi sanmıyorum açıkçası.

Ama başta ABD olmak üzere batının derdi, Putin’i savaş suçlusu olarak yargılanmasını sağlamak. Tam da burada bir başka soru gündeme geliyor: Putin savaş suçlarından yargılanabilir mi?

İki mahkeme var bu konuda. İlki Uluslararası Ceza Mahkemesi. Diğeri ise, Uluslararası Adalet Divanı. İkisi de Birleşmiş Milletler’in yargı organı. Adalet Divanı, yalnızca devletler arasındaki anlaşmazlıklar hakkında karar veriyor. Yani kişileri kovuşturamıyor. Bir hatırlatma. Ukrayna, Rusya'ya karşı Adalet Divanı’nda dava açtı.

Diğer yetkili olan Uluslararası Ceza Mahkemesi, çoktan, savaş suçu işlenip işlenmediğini tespit etmek için soruşturma başlattı bile. Mahkeme, soykırım iddiası için Ukrayna’da bir ekip oluşturarak delil topluyor.

Ama unutulmasın, bir savaş suçunu, onu işleyen askere yüklemek, onu emreden lidere yüklemekten çok daha kolay. Hele lider Putin ise.

Bu noktada Putin’in eli kuvvetli. Çünkü Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biri. Yani veto hakkı var. Rusya, araştırma talebini de reddedebilir. Sonrasında gündeme getirilecek talepleri de.

Kaldı ki, Rusya Uluslararası Ceza Mahkemesi üyesi değil, 2016'da çekildi. Yani Mahkeme, üyesi olmadığı için, Rusya liderini yargılayamaz.

Yani ABD Başkanı Joe Biden aslında havanda su dövüyor. Yani yine ipler Putin’in elinde. Benden söylemesi.

Twitter: https://twitter.com/MustafaAscioglu

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem