RTÜK ne iş yapar?

RTÜK ne iş yapar?

Müge Anlı’ya da bir çift sözüm var. Sen önce gazetecisin. Daha da önce, yurttaşsın. Katili bulmak senin görevin değil. Senin yaptığın işin gösteri kısmı. Sen gösterini yaparken, yasaları hiçe sayamazsın. Katili bulmak...

Müge Anlı’ya da bir çift sözüm var. Sen önce gazetecisin. Daha da önce, yurttaşsın. Katili bulmak senin görevin değil. Senin yaptığın işin gösteri kısmı. Sen gösterini yaparken, yasaları hiçe sayamazsın. Katili bulmak fikri güvenlik kuvvetleri için dahi yasalardan üstün değildir. Hele, senin için düşünülmesi bile abestir.

Evet, para cezasından kurtuldun. Bunu kutlayabilirsin. Peki, ya insan kaçakçısını katile tercih eden ahlâkın kutlamasını da yapabilecek misin?

Tahşişli bal satan televizyon kanalları pıtırak gibi çoğalırken, RTÜK belli ki, çok daha önemli görevleri yerine getirme telaşı içerisindedir! Televizyon ve radyo kanallarından dini referansla sahte cennet vaadleri pazarlanırken, RTÜK büyük ihtimalle Antartika’da görev alanıyla ilgili hayati önemde araştırmalar peşindedir! Kanallar ücretli oyuncularla sözde evlilik programlarını büyük bir kandırmacaya dönüştürmüş, ne gam! RTÜK mutlaka daha mühim bir konu için toplantı halindedir! Vs. Vs.

Ama, RTÜK iyi şeyler yapmıyor, diyemeyiz. Yapmaz mı! Bakın, gazetelerden öğrendiğimize göre, bir TV kanalına kendi verdiği cezayı geri almış!

Seviniyoruz, artık arkadaşlar hatalarını görüp telafi etmeye karar verdiler, diyoruz. Diyelim mi? Bence, erken sevinmemek lazım. Gelin, şu hata düzeltme olayına yakından bakalım.

3 Haziran 2016’da, ATV kanalında, Müge Anlı seri katil Atalay Filiz’in yakalanması konusunu da programına dahil ediyor. Ve programa telefonla “insan kaçakçısı'' olduğu belirtilen birisini bağlıyor. İnsan kaçakçısı, seri katilin fotoğraflarının ellerinde olduğunu söylüyor ve kesinlikle yurtdışına çıkmasına yardım etmeyeceklerini söylüyor!

İnsan kaçakçısı ayrıca çeşitli bilgiler de veriyor. Örneğin, “yasadışı yollardan yurtdışına birilerini götürüyorsunuz herhalde'' cümlesine insan kaçakçısı “yardımcı oluyoruz diyelim'' şeklinde karşılık vermesine, Anlı “öyle diyelim'' diyerek gülüyor. Stüdyodaki konukları da onaylayarak gülüyorlar. Müge Anlı hemen uyarısını yapıyor: “Bari can yeleklerini takın!'' Buna cevap vermeyen İnsan kaçakçısı İzmir’de Basmane, Çeşme ve Kuşadası’nda insan kaçakçılığı organizasyonu yapıldığını, herkesin birbirini tanıdığını, Atalay Filiz’in fotoğrafının aralarında paylaşıldığını, kendi ortamlarında görüldüğü anda “gereken neyse yapılır'' derken, Müge Anlı da, “valla ne diyeyim, harikasınız ya, çok teşekkür ediyorum'' şeklinde karşılık veriyor. İki elinin de müteşekkir bir ifade ile kaldırdığında seyircileri mesajı alıyor ve insan kaçakçılarını alkışlıyorlar!

Müge Anlı’nın kanunsuz iş yapıyorlar ama seri katilin yurtdışına çıkmasına yardım etmeyecekler “inancını'' bir daha tekrar etmesi üzerine, insan kaçakçısı “geçişlerin zaten kapalı olduğunu'' belirtiyor. Müge Anlı’nın “zaten hep kapalı değil miydi?'' sorusuna ise, “hep kapalıydı ama devletimiz müsaade ediyordu'' şeklinde karşılık veriyor. Müge Anlı’nın durumun vahametini ifade eden mırıltısına aldırmadan konuşmasına devam eden insan kaçakçısı “devletimiz ile AB’nin restleşme aşamasında'' olduğunu ama örneğin Çeşme’den direk İtalya’ya geçişin 6000 Avro’ya mümkün olduğunu belirtmesi üzerine Anlı, alnını kaşıyarak “Yunanistan’a geçmek kaç lira?'' diye soruyor. Botla geçmenin 600 – 700 Dolar olduğunu belirten insan kaçakçısı geçen yıl aslında 1000 Dolar olduğunu belirtiyor.

Ne gazetecilik adına, ne güvenlik kuvvetlerine yardım adına, ne yasaların üstünlüğünü benimsetme adına ne de toplumsal ahlâk kurallarını olumlulama adına tutar yanı olmayan bu yayına 29 Ocak 2017 tarihinde toplanan RTÜK 1.320.000 TL ceza kesti. Elbette, verilen para cezasının yayınların 6112 sayılı yasanın 8 maddesinin bentlerinde açıkça ifade edilen suç unsurlarının işlenmesini ve tekrar edilmesini önlemeyeceği açıktır.

Ancak, konumuz bu da değil!

Aynı RTÜK, aynı üyeleriyle toplanarak, tekrir-i müzakere görüşmesi yaptı. Bu görüşmede, Müge Anlı’ya kesilen cezanın tamamen geri alınmasına karar verildi. Bir nevi ödüllendirme diyebileceğimiz, RTÜK’ün MHP’li üyelerinin de onay vermesinde Müge Anlı’nın ceza haberini duyar duymaz söylediği “Yine olsa yine aynı şekilde davranırım'' şeklindeki kararlı cümleleri mi etkili olmuştur, bilemeyiz. Söyleyeceğim tek şey, yasalar bir ülkenin yurttaşlarını birbirine bağlayan civatalardır. Bu cıvataları gevşeterek, hatta fırlatıp atarak ülkeyi büyük bir uçuruma sürüklersiniz. Yasalar herkes için geçerli olmadığında, ülkenin ne hale geleceğini düşünmek yeteneğinden bu kadar uzak olamazsınız.

Müge Anlı’ya da bir çift sözüm var. Radyoculuk yaptın, çeşitli televizyon programları denedin. Dünyada da örneği olan, güvenlik kuvvetlerinin de yardımı ile kriminal temalı bir program yapıyorsun. Bu tür televizyon programları vatandaşın, haksızlıkların kimsenin yanına kalmayacağına, suçluların bir gün mutlaka hesap vereceğine olan inancını güçlendirir. Ama, sen önce gazetecisin. Daha da önce, yurttaşsın. Katili bulmak senin görevin değil. Senin yaptığın işin gösteri kısmı. Sen gösterini yaparken, yasaları hiçe sayamazsın. Katili bulmak fikri güvenlik kuvvetleri için de yasalardan üstün değildir. Hele, senin için düşünülmesi bile abestir.

Evet, para cezasından kurtuldun. Bunu kutlayabilirsin. Peki, ya insan kaçakçısını katile tercih eden ahlâkın kutlamasını da yapabilecek misin? 

">

Medya