Seçim Güvenliği Platformu 'dezenformasyon kanunu' yorumu: Sansürcü bir seçim düzenlemesi!

Seçim Güvenliği Platformu 'dezenformasyon kanunu' yorumu: Sansürcü bir seçim düzenlemesi!

"Bizler sessiz bir seçim istemiyoruz, adil bir seçim, adil bir propaganda ve bilgilenme hakkının da olduğu demokratik bir seçim istiyoruz"

20 sivil toplum kuruluşunu oluşturduğu Seçim Güvenliği Platformu, iktidarın Meclis'e getirdiği "dezenformasyon teklifi"ne tepki gösterirken, "Basından sosyal medyaya kadar her türlü iletişim aracına müdahale ederek bir anlamda dezenformasyon ve sansürün artırılmasının önü açılıyor" açıklaması yaptı. 

"Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçuna 3 yıla kadar hapis cezası da getiren düzenlemeye ilişkin olarak Seçim Güvenliği Platformu'ndan açılama yapıldı. 

"'Dezenformasyon kanunu' teklifi, sansürcü bir seçim düzenlemesidir!" başlığı ile yapılan açıklama şöyle:

"Kamuoyuna ‘Dezenformasyon Kanunu’ ya da ‘Sosyal Medya Düzenlemesi’ olarak yansıyan ve aslında seçim ile ilgili olan “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” TBMM Genel Kuruluna geldi. Teklif ile eşitsiz propagandanın önü açılacak. 

Teklif, sosyal medyadan medyaya kadar pek çok konuyu düzenliyor ve 40 madde ile eşit propaganda hakkını yok ediyor. Seçim Kanunu ile seçim düzenlemesini tek elde toplarken, burada da basından sosyal medyaya kadar her türlü iletişim aracına müdahale ederek bir anlamda dezenformasyon ve sansürün artırılmasının önü açılıyor.

 Birinci dalga seçim düzenlemesi

İlk dalga düzenleme olan Seçim Kanunu, 15 Mart’ta TBMM’ye gelmiş, teklif (i) Milletvekili Seçimi Kanunu, (ii) Siyasi Partiler Kanunu, (iii)Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ve (iv)Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu’nu değiştirmişti. 14 maddelik Seçim Kanunu eşitsiz bir seçime yol açacak maddeler içermekle birlikte, en temel sorunu Cumhurbaşkanı’na seçimler konusunda yasaksız yetkiler vermesi idi. 

Seçim kanunu TBMM’de görüşülürken muhalefet partileri yeterince ilgi göstermemiş, 14 Parti’nin sadece altısı komisyon toplantılarında yer almış, Genel Kurul görüşmelerine milletvekili katılımı ise sınırlı kalmıştı. İncelediğimiz tutanaklardan “zaten gidecekler” diyen bir rehavetin hakim olduğu görülmüştü. Nitekim kanun teklifi elektronik oylama bile yapılmadan geçmişti. 

"İkinci dalga seçim düzenlemesi"

Seçimlerin düzenlemesine dair yetkileri yasaksız bir şekilde Cumhurbaşkanı’na veren ve önceki seçimlerde yapılan eşitsizlikleri yasal hale getiren bu kanunun devamında basına ve sosyal medyaya müdahale yetkisi verilerek daha adaletsiz bir seçim için bir adım daha atılıyor.

‘Dezenformasyon Kanunu’ teklifi tali komisyon olarak Dijital Mecralar Komisyonu’nda

1 Haziran günü görüşüldü lakin toplantının raporu henüz paylaşılmadı. Esas komisyon olan Adalet Komisyonu’nda 9, 14 ve 15 Haziran’da 22 saat 59 dakika süren 3 toplantı ile görüşüldü. Komisyon raporu 21 Haziran’da TBMM sayfasında paylaşıldı.

TBMM komisyonlarında 37 saat 5 dakika görüşülen teklifle ilgili partilerin şerhlerine dair birkaç haber basında yer aldı. Ancak, seçim sürecini ve özgürlüğü bu denli etkileyecek olan teklife karşı parti teşkilatlarını ve seçmeni bilgilendiren etkili bir çalışma görmedik.

"Üçüncü dalga seçim düzenlemesi de var" 

Bu teklifin geleceği çok önceden belli idi. İçeriğine dair basında pek çok haber çıkmıştı. Seçim için iki önemli adımın arkasının geleceğini de biliyoruz. Üçüncü dalga düzenlemesinin bağımsız bilgi üreten kurumlara yönelik olacağını, örneğin TÜİK’e alternatif bağımsız ENAG gibi yapılara izin verilmeyeceğini önceki haberlerden öğrenmiştik. 

 "Adil bir seçim şimdi değilse ne zaman?"

Seçim kurallarının bir kişi tarafından belirlendiği bir seçim düzenlemesine kuralsız, kısıtsız bir sansür ve engelleme hakkı veren bir basın düzenlemesi de eklenirse 2018 seçimlerinden daha adaletsiz bir seçim ile karşı karşıya kalacağımız açıktır. Partilerin, milletvekillerimizin bu kanun teklifini önlemek için Genel Kurul oturumlarına tam kadro katılmalarını talep ediyoruz, bekliyoruz. Seçim Güvenliği Platformu olarak dezenformasyonun önünü açacak, seçimde halkın bilgilendirilmesine sınır getirecek bu düzenlemeye dair basın örgütleri ve medya emekçileri ile aynı yerde durduğumuzu belirmek istiyoruz. 

Bizler sessiz bir seçim istemiyoruz, adil bir seçim, adil bir propaganda ve bilgilenme hakkının da olduğu demokratik bir seçim istiyoruz.  

Seçim güvenliğini oluşturan sivil toplum örgütleri şöyle:

DİSK / KESK / TMMOB / TTB / SODEV / Alevi Bektaşi Federasyonu /

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği / Hak İnisiyatifi Derneği / İnsan Hakları Derneği /

Mülkiyeliler Birliği / ODTÜ Mezunları Derneği / Anıtpark Forum / Anti Kapitalist Müslümanlar /

Demokrasi İçin Birlik / Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu /

Hak ve Adalet Platformu / Seçim 2023 Yerel Medya Koordinasyonu / Sensiz Olmaz Hareketi /

Yurttaş Girişimi / Yurttaşlık Derneği

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem