Sedat Peker'den üç çarpıcı iddia

Sedat Peker'den üç çarpıcı iddia

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, sosyal medya hesabından Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenlik nedenleriyle Tweet atmasını engellediğini açıkladı. Peker, iddialarını Gazeteci Erk Acarer' e aktardı. Acarer, Peker'in 3 çarpıcı iddiasını paylaştı.

 

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, sosyal medya hesabından Birleşik Arap Emirlikleri'nin kendisinin güvenlik risklerinin arttığından dolayı Tweet atmasını engellediğini açıkladı. Peker, "Güvenlik risklerimin çok arttığı gerekçesiyle siyasi saldırı niteliği taşıyan tweet paylaşımı yapmamı da geçici bir süreliğine engellediler" ifadelerini kullandı. Peker rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, "Demokrasilerde çare tükenmez" hatırlatarak çağa ayak uydurucağını ve Gazeteci Erk Acarer'in iddialarını aktaracağını söyledi.

Sedat Peker:

1-Kıymetli dostlarım, bulunduğum ülkede güvenlik risklerimin çok arttığı gerekçesiyle siyasi saldırı niteliği taşıyan tweet paylaşımı yapmamı da geçici bir süreliğine engellediler. Süleyman Demirel, Demokrasilerde çare tükenmez demişti. Ben de bu çağa uygun olarak

 

2-Teknolojilerde çare tükenmez diyorum. Biraz sonra Erk Acarer isimli gazetecinin Twitter hesabından 38 tweet paylaşılacak. Hepsini sırayla retweetleyeceğim. Başında söz namus dedik. En son duman yoluyla anlatacağım,gene anlatacağım. Paylaşımlar önemli.

 
 
 

Gazeteci Erk Acarer, Organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in Birleşik Arap Emirlikleri'nin Tweet atmasını yasaklaması nedeniyle Peker'in birçok çarpıcı iddiasını paylaştı.

İddia 1: Ermeni Vakıfları Birliği Başkanı  Bedros Şirinoğlu'ndan üst düzey emniyet müdürleri 500 bin lira rüşvet  istedi

 

 

Acarer'in Twitter hesabından paylaştığı iddialara göre, Ermeni Vakıfları Birliği Başkanı Bedros Şirinoğlu'nun resmi koruması vasıtasıyla yüksek rütbeli bazı emniyet müdürleri, Şirinoğlu'nun kara para taşımacılığı yaptığını iddia ederek 500 bin lira rüşvet istediler.

İddia edilen rüşvet pazarlığı Şirinoğlu'nun koruma polisi Selami Tellioğlu'nu çağıran Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş'in yaptığı öne sürüldü.

Sedat Peker, Ermiş'in, koruma polisi Tellioğlu'na Ermeni Vakıfları Birliği Başkanı Şirinoğlu'nun kara para taşımacılığını yaptığı Kaçakçılık Şube Müdürü Engün Süngü'nün kendisine söylediğini ve Koruma Şubeden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Saraç'ın bildiğini aktardığını  öne sürdü.

İddiaya göre Ermiş, "Konunun kapanması" için Ermeni Vakıfları Birliği Başkanı Şirinoğlu'ndan 500 bin lira istendiğini koruma polisi Tellioğlu'na aktarmış.

Peker, koruma polisi Selami Tellioğlu'nun Bedros Şirinoğlu'na durumu anlattığında üst müdürlere şikayet etmesi gerektiğini fikrini verdiğini öne sürdü. Peker, olayla ilgili olarak Bedros Şirinoğlu'nun İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya mektup yazdığını ve sonra telefonla bilgilendirdiğini iddia etti.

Peker, Süleyman Soylu'nun müfettiş görevlendirdiğini iddia etti. Söz konusu müfettişin koruma polisi Tellioğlu'ndan iddia edilen rüşvet pazarlığının ses kaydını ve Whatsapp konuşmalarının çıktılarını aldığını öne sürdü.

Peker, söz konusu hadisenin Ocak ayında gerçekleştiğini ve iddia edilen rüşvet pazarlığının belgeleri olmasına rağmen üç emniyet müdürünün korunduğunu ve koruma polisi Tellioğlu'nun sıkıştırıldığını ve olayla ilgili bir hukuki gelişmenin olmadığını iddia etti.

Konunun kapatılmak istendiğini söyleyen Peker, koruma polisi Tellioğlu'nun görevini yaptığını ve rüşvet istediği iddia edilen emniyet müdürleri için "Bunlar üniformalı soyguncular" dediğini iddia etti.

Peker, koruma polisi Tellioğlu'nun görev yerinin değiştirildiğini ve bu duruma tepki olarak emekli olduğunu ileri sürdü.

Peker, koruma şubeden sorumlu müdür yardımcısının ve Kaçakçılık Şube Müdürü Engün Süngü'nün hala görevde olduğunu ve Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş'in şark tayini ile Ağrı'ya gittiğini söyledi ve Ermiş'in yaptığı iddia edilen rüşvet pazarlığının ses kayıtları olmasına rağmen görevde olduğunu ve bu durumun Cumhuriyet Savcılığı'na bildirilmediğini öne sürdü. Peker, olayın üzerinden 9 ay geçmesine rağmen soruşturmanın bitmediğini de iddialarına ekledi.

Peker, koruma polisi Selami Tellioğlu'nın mülkiye müfettişlerine verdiği iddia edilen resmi ifadesinin fotoğraflarını paylaştı.

Peker, Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş'in, 2011 yılında bir suç örgütüne düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yardım ettiğini ve bu olay neticesinde tutuklandığını ancak bir süre sonra serbest kaldığını iddia etti.  

Gazeteci Erk Acarer, Sedat Peker'in iddialarını sormak için Ermeni Vakıfları Birliği Başkanı Bedros Şirinoğlu'na ulaştığını fakat sorularını yanıtsız bıraktığını söyledi.

Bunun sebebinin de Şirinoğlu'nun ameliyattan çıktığını ve konuşma zorluğu olduğunu söylediğini aktardı.

Acarer, konuyla ilgili olarak Şirinoğlu'na ismi geçen emniyet müdürlerinin görevden alınması gibi bir durumun olup olmadığını sorduğunu ve Şirinoğlu'nun "Bilemiyorum" şeklinde yanıtladığını aktardı. Bu durumla ilgili olarak Acarer, "Anlaşılır bir korku" olarak değerlendirdi.

 

İddia 2: Bakan Soylu'nun oğlu Engin Soylu'nun arkadaşı uyuşturucu ile yakalanmasına rağmen serbest bırakıldı

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun oğlu Engin Soylu'nun arkadaşı Recep Köroğlu'nun 20 kilogram civarında kokain ile yakalandığını ve yargılanıp 18 sene ceza aldığını ileri sürdü. Peker, söz konusu  şahsın "Ender görülecek bir şekilde" yeniden yargılama yapılmadan Yargıtay aşamasında serbest bırakıldığını iddia etti.

Peker, kokain ile yakalanıp Yargıtay kararı ile serbest bırakıldığını iddia ettiği Recep Köroğlu'nun Bakan Soylu ile fotoğraflarını paylaştı ve Soylu'nun yanındaki kişinin Köroğlu olduğunu iddia etti.

Peker, Recep Köroğlu'nun Süleyman Soylu'nun köylüsü olduğunu ve serbest kaldıktan sonra bir uyuşturucu operasyonunda  30 kilogram civarında bir kokain yakalandığını ve bu operasyonda ismi geçtiğini iddia etti. Peker, Köroğlu'nun adliyeye sevk edilmediğini ve eminiyette "konunun halledildiğini" öne sürdü.

İddia 3: Mehmet Ağar'ın oğlu Tolgar Ağar,  Savcı Davut Dağ'a Paramount Otel'de balayı yaptırdı

Sedat Peker, emniyette yaşandığı iddia edilen bu olayların yanında "Biraz da adliyelerimizin" durumundan bahsetmek istediğini söyledi.

Peker, Gazeteci Yelda Kaharman'ın ölümüne sebep olarak tekrardan Tolga Ağar'ı suçladı ve Anadolu Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Burak Dağ'ın nikah şahidi olduğunu ileri sürdü. Ağar'ın Cumhuriyet Savcısı Burak Dağ ve eşine geceliği 100 bin lira üstünde olan Paramount Otel'de balayını yaptırdığını iddia etti.

Peker, Erkan Yıldırım'a yönelik iddiaları yüzünden Anadolu Adliyesi Savcılığı'nın kendisine iftira davası açtığını fakat Yelda Kaharman'ın şüpheli otopsi raporlarını yayımlayan gazeteciyi bu sebeple gözaltına alındığını öne sürdü.

 

Gazeteci Erk Acaer'in aktardığı Sedat Peker Tweetleri şöyle:

1-Sedat Peker cephesi, bugün yayınlayacağını söylediği twitlerine Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) güvenlik nedeni ile izin vermediğini aktardı. Bu bilgiler konusu ve kapsamındaki talebimizi ise geri çevirmedi.

 

2-‘SİYASİLER VE BÜROKRATLARIN UYUŞTURUCU-SUÇ TRAFİĞİ
Peker cephesi, ’Uyuşturucu, yargı, bakanlık ve derin’ ilişkiler çerçevesindeki tüyler ürpertici bilgileri tarafımıza paylaştı. Twitter üzerinden bir ilki gerçekleştirerek röportaj-bilgi serisini yayınlıyoruz.

 

3-Yine Peker cephesinin tarafımızla paylaştığı çok önemli ve teyidi yapılmış belgeleri de röportajın ilgili bölümlerine ekleyeceğiz. Peker, “Türkiye’de bürokrasi ve siyasetle iç içe bir narko yapı yaratılmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Şu bilgileri aktardı:

 

4-“Bulunduğum Birleşik Arap Emirlikleri’yle ülkemiz arasında tekrardan dostane ilişkiler kurulup karşılıklı görüşmeler başlayınca, makamına saygı duyduğum ancak kendisinden nefret ettiğim süslü süleyman ve de Ak Parti milletvekili tolga ağar’ın (derin mehmet’in oğlu.)

 

5-‘Yakın zamanda Türkiye’ye getireceğiz, o zaman görecek’ tarzındaki arkamdan söyledikleri tehditvari kelimeleri duyunca bunları aktarmak benim için farz oldu. Ocak ayında Ermeni Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu’ndan resmi koruma polisi vasıtasıyla…

 

6-…yüksek rütbeli bazı emniyet müdürleri 500 bin TL rüşvet isterler. Olay şu şekilde gelişir. Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş, Bedros Şirinoğlu’nun koruma polisi Selami Tellioğlu’nu yanına çağırarak Bedros Şirinoğlu’na…

 

7-…’Fazladan bir ihtisaslı araç yapmışsınız (kanun dışı bir şekilde), bu arabayla da yasadışı bir şekilde kara para taşımacılığı yapıyormuşsunuz. Bana bunu Kaçakçılık Şube Müdürü Engin Süngü söyledi. Koruma Şubeden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Saraç da biliyor!

 

8-…Bu konu İl Emniyet Müdürü’ne aksettirilecek. Bedros Bey 500 bin TL verirse konu kapanacak’ diyor. Koruma polisi olayı Bedros Bey’e anlatır ve bu üst müdürlerin şikayet edilmesi fikrini verir. Önce İl Emniyet Müdürlüğündeki bazı yetkililere konu anlatılır.

 

9-…Daha sonrasında Bedros Bey daha önceden tanıdığı süslü sülümana önce mektup yazar, daha sonra da telefonla görüşüp süslü sülümanı bilgilendirir. Makamına saygım olan ancak kendisine saygı duymadığım süslü süleyman da gereğinin yapılacağını söyler.

 

10-… Müfettiş görevlendirir. Esas hikaye bundan sonra başlar. Koruma polisi, emniyet müdürüyle arasında geçen konuşmaları ses kaydına aldığı, sayfalarca süren Whatsapp yazışmalarının çıktısını alarak dosyaya ekler.

 

11-Ancak enteresan gelişmeler olur. Rüşvet istenen ses kayıtları, Whatsapp yazışmaları ortadayken; 3 emniyet müdürü korunurken bu delilleri kaydeden koruma polisini sıkıştırmaya başlarlar, dosyayı kapatmak için. Ocak ayında meydana gelen bu olayda halen daha bir netice yok.

 

12-Konu kapatılmak isteniyor. Bedros Bey koruma polisinin görevini layığıyla yaptığını söyleyip diğer müdürler için ‘Bunlar üniformalı soyguncular’ diyor. Koruma polisi aniden görev yeri değiştirilince  isyan edip, emeklilik dilekçesi verip görevden ayrılıyor.

 

13-Ancak Koruma Şubeden sorumlu müdür yardımcısı hala görevinin başında. Kaçakılık Şube Müdürü Engin Süngü hala görevinin başında. Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş bildiğim kadarıyla şark tayinine gitmiş, Ağrı’ya tayin olmuş.

 

14-Ancak o da görevinin başında. Şu ana kadar ses kaydı, Whatsapp yazışmaları olduğu halde konu savcılığa aksettirilmemiş. Olayın üzerinden 9 ay geçtiği halde müfettişler soruşturmayı bitirmemiş.

 

15-Yani tabiri caiz ise hasır altı edilmiş. Maaşı namusu kadar olan gazeteciler (orijinaller baş tacı), diyorsunuz ya ‘Suç örgütü liderinin dediklerine mi inanacağız?’ alın size koruma polisinin mülkiye müfettişlerine verdiği 4 sayfalık resmi ifadesi:

 

16-Dosyada koruma polisinin anlattığını doğrulayan WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları da var. Bu olayın en önemli aktörü Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş’i nereden tanıyoruz?

 

17-2011 yılında yakalanan yüzlerce kilo eroinle ilgili bir suç örgütüne yapılan operasyonda suç örgütüne yardım ettiği gerekçesiyle tutuklanıp, cezaevine girip, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest kalan bir kişi olarak biliyoruz.

 

18- Bu kişi tekrardan göreve iade edilmiş, şimdi ise bu yeni suça karışmış ancak halen daha bir güç tarafından korunuyor. Şu an Kaçakçılık Şube Müdürü olarak görev yapan Engin Süngü diyelim ki bir uyuşturucu yakalasa, bu uyuşturucuyla ilgili kendisine…

 

19-…İçişleri Bakanı’nın bir yakını gelse, uyuşturucunun sahibi için ‘Bu kişi bizim yakınımız, bu olaylarla bir ilgisi yok. Onu dosyadan çıkar’ dese bu emniyet müdürü ne yapabilir ki? Eğer söyleneni yapmazsa müfettiş raporu birden ortaya çıkar!…

 

20-…“Sen böyle bir suça karışmışsın” diye meslekten atılır, belki de tutuklanır.”
Peker, “Şimdi size çok daha enteresan bir olayı anlatacağım diye sürdürüyor: “İçişleri Bakanı süslü süleymanın oğlu engin soylunun arkadaşı olan Recep Köroğlu, 20 küsür kilo kokain…

 

21-ile yakalanıp, yargılanıp 18 sene ceza alır. Ama bu kişi dosyası yargıtaydayken hukuk sisteminde çok ender görülecek bir şekilde yeniden yargılama yapılmadan, yargıtay aşamasında serbest bırakılır. Resimlerden de göreceğiniz…


22-…üzere süleyman soyluyla da tanışır ve de kendisinin bilindiği kadarıyla köylüsüdür. Ancak bu şahıs serbest kaldıktan sonra tekrardan 30 kilo civarında yakalanan kokaine ismi karışır. Fakat bu sefer adliyeye gitmeden emniyette konu halledilir.

 

23-Bu anlattıklarım filmlerde bile olmayacak kadar uçuk şeyler, ancak ne yazık ki artık bizim ülkemizde bunlar çok rahat bir şekilde yapılabilmekte. İnsanlarımız aç, insanlarımız mağdur. Bir tek rahat olanlar rüşvet alanlar, uyuşturucu satanlar ve kadın satanlar.

 

24- İmanlı nesiller yetiştirecekken geldiğimiz en son nokta bu. Biraz da adliyelerimizin durumundan bahsetmek isterim. Gazeteci Yelda Kaharman isimli kardeşimizin ölümüne sebep olan tolga ağar Anadolu Adliyesi’nde görevli olan Cumhuriyet Savcısı…

 

25-…Burak Dağ’ın nikah şahididir. Aralarındaki dostluk çok yakındır. Geceliği 100 bin TL’nin üstünde olan Paramount Otel’de balayını yaptırmıştır (geçmiş döneme ait fatura kestirmek için Cihan Ekşi ile görüşme sakın, aynı dakika haberim oluyor).

 

26-Tolga Ağar Beykoz’daki evinde alem düzenlerken bu savcımız da kendisinin misafiri sıkça olmaktadır. Diğer misafirlerin kim olduğunu öğrenmek için telefon sinyallerinin çıkartılması yeterli olacaktır. Anadolu Adliyesi Savcılığı bana iftira davası…

 

27-açarken (erkam yıldırımdan dolayı) tolga ağarın ölümüne sebep olduğu Yelda Kaharman kardeşimizin şüpheli otopsi raporlarını yayınladığı için gazeteciyi gözaltına alırlar. Maalesef çoğunluğu iyi olan polislerimizi ve adliye mensuplarını tenzih ederim.

 

28-Ancak ülkemizin geldiği durum bu. Yapılan tüm anketlerde polislerimize ve adliyelerimize halkın güveni neredeyse sıfırlanmış durumda. Ancak tüm bu gerçekler ortadayken gizli tanıklarla, yalancı şahitlerle bana Anadolu Adliyesi’nde suç örgütü dosyası hazırlıyorlar.

 

29-Bu dosyaya da çok uzun bir şekilde ilerleyen günlerde değineceğim. süleyman soyluya paçasını kaptırmış polislerin, tolga ağarın kankası olan savcıların benim için hazırlayacakları hiçbir dosyanın nazarımda hükmü yoktur.

 

30-Bundan 20 gün önce Emirgan’daki Gizli Kalsın isimli mekanda tolga ağar yine kafayı çekmiş (kimyasal ve alkol karışık bir şekilde) benim kısa sürede Türkiye’ye getirileceğimi söyleyip başıma neler getireceklerini anlatıyormuş. Her zaman söyledim,…

 

31-…sizden korkan sizin gibi olsun. Bana ‘Namus sözü verdin, her şeyi anlat’ diyen dostlarım, bir zahmet siz de bu okuduğunuz olayları hiç kimseye anlatamıyorsanız bindiğiniz taksiye, alışveriş yaptığınız manava, kasaba, bakkala, mahalledeki…

 

32-…okuldaki arkadaşlarınıza anlatın. Ben öldürülme riski taşırken, iade edilme tartışmalarım ortadayken, çoluk çocuğumla gurbetlerde diyar diyar dolaşırken siz de namus sözünün bir tarafı olarak lütfen kılınızı kıpırdatın.

 

33-Bu paylaşımımı lütfen ısınma turu kabul edin. Sonraki günlerde dünyayı biraz renklendirelim. Yeni bazı misafirlerimizi kibrit kutusunun içerisine sokup tüm dünyaya rezil edelim. Unutmadan, erkam yıldırım kardeşim, bence şikayeti sen erken yapıp…

 

34-…boşuna beni tahrik ettin. Konteynerlarda kokainler benim ifşalarımdan sonra çokça yakalanmaya başlayınca, eskiden bir dönem kullanılmış olan ancak zorluğu çok olduğu için sonra vazgeçilen, gemilerin altına kokainlerin kaynak yapılarak…

 

35-…İzmir Limanı’na geldiklerinde ise İzmir Aliağa’daki gemi havuz bakımlarına gemiler alınarak kokainlerin orada çıkarılıp piyasaya dağıtılmak üzere yeni çalışmaların tekrar başladığını konuşacaktık. Keşke bunları da konuştuğumuzda şikayet etseydin…

 

36-…(bence ahbaplarına söyle bu işleri durdursunlar, biliyorsun ben anlattıktan sonra kokainler yakalanmaya başlıyor). Anadolu Adliyesi’ndeki savcı ahbaplarına da lütfen söyle; olsayla, bulsayı tarlaya ekersen sadece hiç çıkar.

 

37-Ben kendimden ve sahip olduğum bilgilerden eminim. Bana suç yüklemek için boşuna hayali dosyalar oluşturmasınlar.”

 

38-İşte Sedat Peker’in anlattıkları. Yorum ve değerlendirme kamuoyunun! Bu arada, Bedros Şirinoğlu, bu konudaki sorularımı yanıtsız bıraktı ve…

 

39-“12 saatlik bir operasyondan çıktım. Bir hafta oldu konuşmazorluğum var. Bana müsade edin lütfen” dedi. “Bildiğimiz kadarıyla bir görevden alma yok, sizin bilginiz ne?” sorusunu da “Bilemiyorum” diye yanıtladı. Bunu, anlaşılır bir korku olarak değerlendirmemiz mümkün!

 

 

 

 

 

 

 

Politika