Sendikalı işçileri çocuklarıyla tehdit ettiler!

Sendikalı işçileri çocuklarıyla tehdit ettiler!

Dünyanın ikinci büyük konteyner operatörü olan MSC’ye bağlı (Mediterranean Shipping Company) lojistik şirketi Medlog’da işçilerin sendikalı oldukları ve haklarını istedikleri için aileleriyle tehdit edildiği ortaya çıktı.Devrimci...

Dünyanın ikinci büyük konteyner operatörü olan MSC’ye bağlı (Mediterranean Shipping Company) lojistik şirketi Medlog’da işçilerin sendikalı oldukları ve haklarını istedikleri için aileleriyle tehdit edildiği ortaya çıktı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Nakliye İşçileri Sendikası’na (Nakliyat-İş) üye oldukları için 16 Şubat’ta işten çıkarılan işçilerin başlattığı direniş bugün 10. gününü geride bıraktı. Jandarmanın getirildiği iş yerleri önünde önlükleri ve pankartlarıyla direnişini sürdüren işçilerin, fabrika yönetimi tarafından tehdit edildiği ortaya çıktı.

İleri’den Meryem Yıldırım, Direnişin öncülüğünü yürüten Nakliyat İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Mehrali Bozgun ve direnişteki bir işçiyle direnişteki son durumu ve iş yeri yönetiminin emekçilere yönelik baskıları konuştu.

BAHANE TANIDIK: ''PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜ’

Medlog Lojistik’te çalışan 7 işçi, sendikalı oldukları için 16 Şubat’ta işten çıkarılmıştı. Gerekçe olarak ise son dönemlerde işveren kesiminin işçi çıkarmaya bahane olarak sıkça başvurduğu ''performans düşüklüğü’ gösterilmişti. Geride kalan diğer sendikalı işçilere baskıların devam ettiğini anlatan DİSK Nakliyat İş Örgütlenme Uzmanı Mehrali Bozgun, “İşçileri kendiliğinden istifa etmeye zorluyorlar'' diye konuştu. Uzun ve angarya işlerin de kasten fabrikada kalan diğer sendikalı işçilere yaptırıldığını anlatan Bozgun, işverenin bir taraftan da tehditlerine devam ettiğini aktardı.

İŞÇİLERİ AİLELERİYLE TEHDİT ETTİLER: ''ÇOCUKLARIN VAR BİLİYORUZ...’

“''Senin evini de biliyoruz, çoluğun çocuğun var, onları da biliyoruz, ayağına taş gelmesin’ gibi söylemlerle işçi arkadaşlarımız tehdit ediliyor'' diyen Bozgun, işçilerin sendikalı olduklarının görülmesi için de yönetimin e-devlet şifrelerini istediğini anlattı.

DAYANIŞMA GÖSTERENLERİ FİŞLEMEK İÇİN ÇATIYA KAMERALI ÖZEL GÜVENLİK YERLEŞTİRİLDİ!

Bozgun, yurt genelinde Medlog Lojistik bünyesinde çalışan işçilerin Tekirdağ’daki fabrika önünde süren direnişi ilgiyle takip ettiğini ifade etti. “İşçilerin gözü kulağı Tekirdağ’daki direnişin üzerinde'' diyen Bozgun, söz konusu fabrikada çalışan diğer işçilerin direnişte işçilere yaklaşımının olumlu olduğunu ve kornalarla destek verdiğini anlattı.

Öte yandan işten atılan işçilerle çalışmaya devam eden işçiler arasındaki dayanışmayı fırsat bilen fabrika yönetiminin destekçi işçileri fişlemek için iş yeri çatısına özel güvenlik şefi yerleştirdiği ve görüntü alması için fotoğraf çekip, video kaydettirdiği ortaya çıktı.

“Çatıda sürekli kamera ve fotoğraf makinasıyla ellerinde güvenlik şefi bekliyor. Yoldan geçen Medlog şoförlerini, korna çalarak direniştekilere destek ve selam verenleri çekiyorlar'' ifadelerini kullanan Bozgun, bunun da bir çeşit baskı aracı olarak kullanıldığına dikkat çekti.

''OHAL’DE DİRENİŞ Mİ OLURMUŞ’

Temmuz ayından beri uygulanan Olağanüstü Hal’in (OHAL) hak arama sürecine bir engel olarak kullanıldığını anlatan Bozgun sözlerine şöyle devam etti: “'OHAL’de direniş mi olur, basın açıklaması olmaz' diyerek Bursa Gemlik’teki Medlog direnişimizi yasakladılar, basın açıklaması yapmamızı engellediler. Orada da Eylül 2016’da 28 işçi sendikalı oldukları için işten çıkarılmıştı.''

SAATLERCE ÇALIŞTIRILIP AÇ YATIYORLAR  

Bozgun, işverenin görüşme taleplerine de yanıt vermediğini belirterek işçilerin maruz kaldığı emekçi düşmanı uygulamaları şöyle sıraladı: “Medlog Lojistik yabancı sermaye, MSC’ye ait bir firma. Asıl muhatabımız MSC. Biz de yurtdışında uluslararası sendikalar aracılığıyla iletişim sağlamaya çalışıyoruz.

MSC’nin dünyadaki işçileri sendikalı. Dünyadaki MSC işçilerinin aldıkları ücret 1600 dolar civarında, Türkiye’dekilerin ise 350-400 dolar civarında.

Yeri geliyor işçiler 48 saat çalışıyorlar, araçlarda uyuyorlar. Bu mesaiye de dahil olmuyor. Yemek paraları verilmediği için ceplerinden ödemek zorunda kalıyorlar, çoğu zaman da para yetmediği için öğün atlıyorlar. Çok zorluk yaşıyorlar.''

Türkiye’deki sendikal baskılara dikkat çeken Bozgun sözlerini şu uyarıyla tamamladı: “Türkiye’de sendikalaşmanın baskı altında tutulması, işçilerin de daha kötü koşullarda çalıştırılmasının önünü açıyor.''

YÖNETİM VE ÖZEL GÜVENLİKTEN İŞÇİLERE ''ESKİ POLİS’ TACİZİ

Öte yandan fabrika yönetimi ve firmada çalışan özel güvenlik görevlilerinin, ''eski polis’ olduklarını söyleyerek işçileri taciz ve tehdit ettiği ortaya çıktı.

İleri Haber’e konuşan direnişçi işçilerden biri skandal olayı şöyle anlattı: “Asyaport’un (bölgede yer alan konteyner limanı) polislikten ayrılma bir güvenlik şefi var. Emniyet müdürlüğü de yapmış. Adı Muhittin Sert. Onun Medlog’da bir işi yok. Direniş esnasında varlığıyla devamlı burada bulunmaya çalışıyor, bize gözdağı vermeye çalışıyor. Gerginlik yaratmaya çalışıyor. Polislikten atılmış diye biliyoruz.

Medlog yönetimi de “Biz hepimiz polislikten ayrılmayız, baskı altına alırız, bitiririz işleri'' diyor. Filo Müdürü, bir filo yöneticisi ve bu Muhittin Sert polislikten emekli, ayrılmış ya da atılmış isimler. “Gelin görüşelim, size para yatıracağız'' şeklinde işçileri koparmaya çalışıyorlar. Bir işçiyi istifa ettirdiler, diğer üyelerin sendikalılığını geriye aldırmaya çalışıyorlar.''

''7/24 ÇALIŞIYORDUK’

Evli ve küçük çocukları olan, iş yerindeyken 7/24 çalıştıklarını anlatan direnişçi işçi, “Mağdur olduk. İşten çıkarıldık, kıdem, ihbar tazminat haklarımızı vermediler. Dün normalde hesabımıza para yatması lazımdı. İçerdeki işçilerin parası yattı ama bize yatırmadılar'' dedi.

''ÇOK BÜYÜK DESTEK GELİYOR’

Tekirdağ’dan kendilerine çok büyük destek olduğunu, halkın ve Trakya’daki bütün sendikaların desteğe geldiğini aktaran işçi, haklarını alana kadar direnişi sürdüreceklerinin altını çizdi.

Önceki ve Sonraki Haberler
Ekonomi