İbrahim Kahveci: Sakın erken seçim olmasın

''Büyüklerin çoktan dolara geçtiği veya KKM ile dövizlerini garantiye aldıklarını görebiliyoruz. Ne olduysa küçük tasarruf sahibine oldu.''

Sakın ama sakın erken seçim istemeyin. Bırakın seçimler zamanında yapılsın.

Neden mi?

Mevcut yönetimin sözleri ile icraatlarının ne kadar ters ve temelsiz olduğunu toplumun daha iyi anlaması için.

Bugün bile hâlâ ekonomide çok iyiyiz, az kaldı uçmaya laflarına inanan bir kesim var da ondan.

Oysa resmen batıyoruz. Ama bunu bizler-işi bilenler biliyor.

Mesela Bakan Nebati “Dünya bize gıpta ile bakıyor” diyor ya. İşte sadece bu sözün herhangi bir göstergesi var mı?

Ülkenin kredi notları çöp seviyesinde...

Ülkenin risk primi zirvelerde...

Nasıl bir gıptaymış bu?

Bakın risk primi artınca ne oluyor söyleyeyim? Borçlanma faiziniz yükseliyor.

Mesela CDS denilen risk priminiz 850 seviyesindeyse Libor+850 ekleniyor. Şu sıralar Libor 3,0 seviyesinde ve üzerine bizim 8,5 puanlık risk primini eklediğimizde dış borçlanma faizimiz en az %11,5 ediyor. (Batmanın resmidir)

Hatırlarsanız 2015 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘vatan satmanın” tanımını yapmıştı. Ve orada vatan satmanın bir göstergesi de yüksek faiz demişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatan satmak olarak gösterdiği faizlerde o günlerde TL oranları %7,5 seviyesindeydi. Evet, evet yanlış okumadınız, TL faizleri o günlerde yüzde 7,5 civarındaydı.

Şimdi TL faizleri ne kadar?

Yani yatırımcı için, üretim için, istihdam için ne kadar? Yine ben MB verilerinden söyleyeyim: Yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde.

O günlerde TL faizi yüzde 7,5 iken şimdilerde DOLAR FAİZİ yüzde 11,5 seviyelerine geldi.

Acaba VATAN ne durumda diye sormak ister misiniz? İşte onun için biraz bekleyeceksiniz.

***

Lütfen biraz bekleyin, çünkü daha bitmedi.

Şu anda öyle bir ekonomi politikası izliyorlar ki; yarın bunun yıkımı gittikçe daha ağır olacak.

Bakınız ülkede TL varlıklarına yatırım değerini negatife çevirdiler. Bütün menkul değerler (banka mevduatı gibi) kaybetti. Bunların çoğu 1-2 bin lirası olan küçük tasarrufçulardı.

Hesabında 1 milyon ve üzeri para bulunanların mevduatı yeni ekonomi modeline geçiş ile Eylül 2021’den Nisan 2022’ye yüzde 62,5 arttı. Oysa daha küçük hesaptakilerin mevduatı sadece %30,9 arttı.

Büyüklerin çoktan dolara geçtiği veya KKM ile dövizlerini garantiye aldıklarını görebiliyoruz. Ne olduysa küçük tasarruf sahibine oldu.

Dar gelirliler için çile yeni başlıyor. Sayın Bakan Nebati demişti ya; “bir tek dar gelirliler kazanmadı”... Durun henüz başlıyor.

Haziran ayının ortasına geldik ve hala asgari ücret belirlenmedi. Zam verecekler mi, vermeyecekler mi? Belli değil... Ankara’nın kafasında “zam verirsek enflasyon artar” şüphesi var.

Bence de vermesinler. Asgari ücretlinin tüketimi ülkeyi batıracakmış... İşte Ankara o nedenle korkuyor. Ama kendi zamlarından, kendi yanlışlarından hiç korkmuyor.

Neden mi? Nasılsa her halükarda bizi alkışlayan bir kesim var diye düşünüyor olabilirler. Bence biraz haklılar: Van’da görmediniz mi? 1982 yılında açılan Üniversiteyi Erdoğan biz açtık dediğinde gelen alkışları...

Aynı alkışlar Süleyman Demirel Üniversitesini biz açtık dediğinde de gelmişti. Afyon’daki Üniversiteyi biz açtık dediğinde de alkış gelmişti. 70’lerde, 80’lerde açılan havalimanlarını da biz yaptık dediğinde de alkışlar gelmişti.

Gerçek dışı bilgileri bu kadar alkışlayan bir kesim varsa biraz daha beklemek gerekiyor.

O nedenle seçimler henüz yapılmamalı.

Yanlışların faturası henüz tam gelmedi. Hatta felaketin büyük kısmı hala heybede... Bekleyelim o yıkımla yanlış yapanlar yüzleşsin.

Ne zamana kadar mı?

Bu toplum yanlışları yuhalayana kadar. Kimseye yanlış konuşma fırsatı ve imkanı vermeyene kadar.

Kısaca biraz daha uyanana kadar...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.