Doğanın eşsiz bir nimeti olan zeytinyağı, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak biliniyor. Ancak, sahtecilik ve tağşiş mevzularında dikkatli olunması gerekiyor. İstanbul'da düzenlenen bir tadım ve eğitim etkinliği, İzmir Ticaret Borsası Tadım Panelistleri tarafınca verilen bilgilerle, zeytinyağı tuzağından nasıl kaçınılacağını açıkladı.
ZEYTİNYAĞININ KALİTESİNDE ÖNEMLİ OLAN ETKENLER
Etkinlikte konuşan İzmir Ticaret Borsası Ar-Ge Yönetmeni-Tarım İletişim Danışmanı ve Tadım Panelisti Bilge Keykubat, zeytinyağı üretim sürecinin önemine vurgu yaparak, "Hasattan sonra zeytin yere düşmemeli, çünkü mantar veya bakteri bulaşabilir. Ekim başından ocak sonuna kadar yapılan hasat en doğru hasat zamanıdır. Erken hasatta yakıcılık ve acılık çok olur. Zeytinyağı depolanırken de hava almaması, ışık görmemesi, nemli kokulu ortamda olmaması, gölge ve serin yerde muhafaza edilmesi gerekir. Özetle zeytinyağının tadını etkileyen etmenler; kullanılan zeytinin cinsi, ağacın yetiştiği bölge ve toprak özellikleri, iklimsel olaylar, zeytinin olgunluk derecesi ve hasat zamanı, zeytinin toplama şekli, toplama ile işletmede sıkılması arasında geçen süre, sıkma tekniği, paketleme ve depolama koşullarıdır" ifadelerine yer verdi.
Zeytinyağının kalitesini anlamanın en etkili yollarından biri olan duyusal analizde, İzmir Ticaret Borsası bünyesinde kurulan Zeytinyağı Tadım Paneli lideri Esra Erülkü, koku ve tat testlerinin önemine dikkat çekti. Etkinlikte yapılan testlerle zeytinyağının gerçek, hafif kusurlu veya bozulmuş olduğunu anlamak için basit bir yöntem önerildi.
TEK TEK ZEYTİNYAĞLARI TEST EDİLDİ
Testin birinci aşamasında, zeytinyağı bardakları sırasıyla ısıtılarak koklandı ve peşinden tatları değerlendirildi. Bu sayede, katılımcılar gerçek zeytinyağını, hafif kusurlu yağı ve bozulmuş yağları ayırt etmeyi başardılar. Bilge Keykubat, "Önce her bir bardağı sırasıyla elimizde ısıtıp, kokladık. Sonra da tatlarına baktık. İlk bardakta birçoğumuz zeytin ve limon kokusu aldığımızı belirtirken, dilimizdeki acılık ve boğazımızdaki yakıcılık bizleri biraz öksürttü fakat gerçek yağın tadını öğrenmiş olduk. Bu acemiliği ikinci bardakta üzerimizden attık ve kokusu domatesi andıran ve daha az yakıcı olup, ağzımızı tamamen kaplayan yağın hafif kusurlu bir yağ olduğunu öğrendik. 3 ve 4. seçenekler ise kokusuz ve yakıcı değildi. Bunlarda da bekletilmiş yağlardaki boya kokusunu andıran ağır kokuyu çözebildik. Özetle bu çok keyifli testlerle birinci bardaktaki yağın gerçek, 2. bardaktaki yağın hafif kusurlu, 3. ve 4. bardaklardaki yağların eskimiş, bayat, kusurlu olduğunu tespit etmiş olduk" diye konuştu.
Zeytinyağı tüketiminin sağlık açısından yararlı olduğunu belirten Keykubat, kaliteli zeytinyağının kötü kolesterolü düşürdüğünü, vücuttaki iltihaplanmayı önlediğini, yaşlanmayı geciktirdiğini, metabolizmayı hızlandırdığını ve kemik yapısını güçlendirdiğini söyledi.
ZEYTİNYAĞI ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Keykubat, zeytinyağı seçerken dikkat edilmesi gerekenler mevzusunda da şu bilgileri verdi:
Zeytinyağı satın alırken köylerdeki pet şişelerden kaçının, çünkü güneş altında bekleyen bu yağlar özelliklerini kaybeder.Marketlerdeki zeytinyağları arasından küçük boyutlardan seçim yaparak tatlarını kontrol edebilirsiniz.Zeytinyağıyla başka yağları karıştırmamak en iyisidir.Zeytinyağının rengi, kalitesini belirlemede bir faktör değildir; bu nedenle renk yerine tadına odaklanın.Zeytinyağını yalnız koyu renkli cam şişelerde veya teneke ambalajlarda, güneş görmeyen serin ve rutubetsiz bir yerde saklayın.
Son olarak, Keykubat, zeytinyağı donmasıyla ilgili yanlış bir inanışa da değindi. Zeytinyağının donması, gerçek zeytinyağı olduğu anlamına gelmez; çünkü tüm yağlar buzdolabında donabilir.