Almanya'da şu an neler konuşuluyor, neler oluyor?

Mehmet Tanlı

Almanya‘ nın şu an gündemindeki bir numaralı konu Pandemi, artan vaka sayıları, salgını önleyici alınan sert önlemler ve  kısıtlamalar.

Koronavirüs tüm dünyada olduğu gibi Almanya’da da artmaya ve yayılmaya devam ediyor.

Hamm ve Berlin‘ deki geniş katılımlı, hijyen kurallarına uyulmayan Türkler, Araplar ve Bulgarların yaptıkları düğünler nedeniyle salgının arttığı konusunda ciddi iddialar ve toplumda bu davranışa büyük bir öfke var.

Bu nedenle eyaletler, şehirler kamudaki yaşama kısıtlamalar, maske takma zorunluluğu  getirdiler, Örneğin bizim Vesfalyadaki Ahlen‘ de  dışarda iki aileden en çok 5 kişi, evlerde 10 kişi yan yana gelebilecek. Düğünlere ise izin alarak ancak 25 kişi katılabilecek. Sinema , Tiyatro yada sportif müsabakalara en çok 100 kişinin alınmasına izin verilecek.

Gece saat 23.00 ten itibaren  tüm restoranlar , kafeler, barlar kapanıyor ve alkollü içki satışı yasaklandı.

Bu kuralları, kısıtlamaları Ahlen gibi Belediyeler kendi İnternet sayfalarından Türkçe olarakta hatta  çok dilli olarak da duyurdular ve tekrar tekrar vatandaşlardan özel kutlamalardan, aile dışı temaslardan  vazgeçmelerini, şu aşamada ertelemelerini talep ettiler.

Almanya‘ da  Koronavirüsün yayılma hızını kesmek,  virüsün muayenehanelerde daha fazla insana bulaşmaması  içinde yine telefonla hekimden istirahat alma dönemi başladı. Yani rahatsızsanız muayenehaneye gitmiyorsunuz arayıp ben nezleyip, gribim yada başka rahatsızlığım var işe gidemeyeceğim diyorsunuz ve rapor size eve yollanıyor.

12. Uyum zirvesi Videokonferansla yapıldı

Almanya Başbakanı Angela  Merkel Pandemi sürecinde dün yanına bakanlarınıda alarak Videokonferansla 12. Uyum zirvesinide  gerçekleştirdi.

Uyum çalışmalarının, projelerinin aksamaması ve Göçmen derneklerinden destek almak için 120 ye yakın çatı örgütü yöneticilerini dinledi.

Uyum deyince Almanya‘ da Mannheim İdari mahkemesi ilginç bir karara imza attı; 2015 yılında Alman vatandaşlığına geçmek isteyen Lübnanlı bir Doktorun kendisini kutlayan Alman memur kadının  elini sıkmamasıyla  doktorun vatandaşlığı reddedildi. Karar itiraz eden Lübnanlı Hekimin itirazı Mannheim'deki İdari Mahkeme tekrar reddeti.

Mahkeme verdiği  karar gerekçesinde, el sıkmanın Alman kültüründe normal bir şey  olduğunu, Lübnanlı Doktorun  ise el sıkmayarak Alman yaşam kültürüne ters düştüğünü ve ülkeye uyum sağlayamadığı için de Alman Kimliğini alamayacağına karar verdi ve uygulamanın doğru olduğuna hükmetti.

İşletmelere üçüncü mali yardım paketide açıldı

Almanya pandemiden zarar gören işletmelere maddi yardım vermek için 3. Mali yardım paketinide açmış bulunuyor bu arada.

Keza bugün Merkel Videokonferansla büyükşehir belediye başkanlarıyla Yunanistandaki mülteci kampında madur kalan mültecilerin bir kısmının Almanya‘ ya getirilmesi için buluştu.  Bazı şehirler biz hazırız alalım derken Merkel ise diğer AB ülkelerinin de soruna eğilmesini,  mülteci alması gerektiğini savunuyor.

 

Aşı bulma çalışmalarında  BioNTech bir adım önde

BioNTech adlı firmanın sahibi olan Prof. Dr. Uğur Şahin  babası 60 lı yıllarda Köln‘ deki Ford otomobil fabrikasına işci olarak gelen İskenderunlu bir ailenin evladı.  Prof. Dr. Uğur Şahin, eşi Özlem Türeci ve firmaları BioNTech ile ilgili olarak Alman medyasında artık her gün bir şeyler okumak mümkün.

 Bu Tıp uzmanı aile gerçekten salgını durdurma, insanlığı bu beladan kurtarma  konusunda  tarih yazmaya hazırlanıyor. BioNTech den alınan bilgilere göre Aşı şu ana kadar 33 bin kişide denenmiş yve hepsinde de olumlu sonuçlar alınmış.

Aşı yolda yani, geliyor. Bu haber yüreğimize adeta su serpiyor, umutlarımızı çoğaltıyor. Ayrıca Uğur Şahin‘ in ve eşinin  Türk kökenli birisi olması  bizler için de son derece çok gurur verici bir gelişme.

 Büyük bir ihtimalle bu pandemiyi durduracak aşıyı Uğur Şahin ve ekibi geliştirmiş bulunuyor ve ABD ilaç firması Pfizer ile piyasaya sürmek için AB İlaç komisyonundan alınacak izini bekliyor.

Bu nedenle de firmanın değeri ve hisseleri katlanarak büyüyor.

Polis teşkilatlarındaki bazı Irkçı yapılanmalar insanlarımızı ürkütüyor

Almanya‘ da çok konuşulan, tartışılan konulardan biriside Polis teşkilatlarının bir kısmındaki Irkçı yapılanma, Göçmen düşmanlığı. Kuzey Ren Vesfalya Eyaletinde sohbet gruplarında ırkçı paylaşımlar yapan 20 polis memurluktan atıldı ve bazılarının evlerinde silah mühimmatı bulundu. Bugün Berlinden yapılan açıklamada Başbakan yardımcısı ve Maliye Bakanı Sosyal Demokratların ( SPD) Başbakan adayı Olaf Scholz, Hristiyan Sosyal Birlikleri (CSU) partisinden  İçişleri Bakanı Seehofer’in karşı çıkmasına rağmen Polisteki Irkçılığın araştırılması için kapsamlı bir  Proje  başlatılacağını duyurdu.

Olması gereken de budur. Çünkü bundan bizim insanlar, hatta  tüm göçmenler  çok rahatsız ve endişeliler…

Ekim ayının başında gerçekleşen  Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nde, ikinci günün sonunda düzenlenen basın toplantısında Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye’nin aralık ayında vize serbestisini görüşeceğini açıkladı.

Hiç sanmıyorum ama hadi bakalım umarız bu konuda bir ilerleme olur. Vizeler kalkarsa yada kolay verilirse  ilk sevinen ben olacağım.  Vizeyi şu an kaldır(a)maz Almanya. Sadece gönül alıyorlar.

Merkel , “Türkiye‘ deki hükümet  ile iyi bir diyalog istiyoruz. Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çok sık görüşüyorum.  İlişkilerimiz  pozitif yürürse bu her iki tarafında çıkarınadır‘‘ dedi.

Diyanet'ten talimat: "Türkçe öğretmeni seçip gönderin“

Almanya’daki Diyanet olan DİTİB yani Din işleri Türk İslam Birliği , cami derneklerinde Türkçe dersleri verecek kişileri seçmek için talimat yayınladı.

Türkçe derslerinin ama okullarda değil de İnanç kurumlarında ya da başka yerlerde verilmesine Kuzey Ren Vesfalya Eyaletinde faaliyet gösteren dört büyük öğretmen derneğinin çatı örgütü tepki gösterdi.

Ortak açıklamada ‚‘‘ Şu an Diyanetin Almanya’daki kolu olan ve merkezi Köln’ de bulunan DİTİB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) ile Yunus Emre Enstitüleri Türkçe Anadil derslerinin verilmesini genişletmek için hazırlık yapıyorlar. Biz dört dernek olarak  NRW TÖD (Kuzey Ren Vesfalya Türk Öğretmenler Derneği), RÖD ( Ruhr Öğretmenler Derneği), NRW-TÖB (Türkiyeli Öğretmenler Birliği), Ge-TÖD ( Gelsenkirchen Türk Öğretmenler Derneği) buna karşı çıkıyoruz. Almanya’daki Türkçe derslerinin 50 yıllık bir mazisi var. Bu vesileyle on binlerce öğrencimiz derslere katılıp toplum içerisinde kimlik zenginliğini koruyarak bugünlere gelinmiştir . Türkçe derslerini Pedagojik eğitim almamış insanlar veremezler Türkçe binlerce yıllık tarihi olan bir dildir; toplumun ortak değeridir. ‘’ dendi.

Görüldüğü üzere Almanya‘ dada gündem hayli yoğun. Bu yazdıklarım tamamın çok küçük bir kesiti.   

Bu bilgilerle değerli okuyucularımıza daha iyi görülür küçük ve aktüel bir Almanya fotoğrafı çekmeye çalıştım.