Hanau'daki ırkçı katliam ve Almanya`da yükselen ırkçılık

Mehmet Tanlı

Geçen hafta Çarşamba günü beşi Türkiyeli hepsi göçmen kökenli dokuz suçsuz insan Hanau kentinde bir Alman neonazi tarafından acımasızca katledildi.

Ölenlere tanrıdan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Bu saldırı hiçte tesadüf değil zaten geliyorum diyordu.

Çünkü bu saldırıdan daha on gün önce 12 kişilik ‘’ Harte Kern/Sert çekirdek ‘’ adlı aralarında Hamm şehrinde görevli bir Alman Polis memurununda bulunduğu sağ terör grubu çökertilmişti.

Bu gruptan birisi itirafçı, muhbir olup eylem planını itiraf etmeseydi ‘’Sert çekirdek’’ terör grubu eş saatlerde altı farklı yerde camiileri bombalayacaklardı.

Keza başta Almanyanın doğu eyaletlerinde olmak üzere, Almanya’nın hemen hemen her yerinde göçmenlere yıllardan beri bazıları ölümle sonuçlanan , şiddet ve çok sayıda irili ufaklı küçük saldırının gerçekleştiğini çoğumuz biliyoruz.

Daha bundan 2 ay önce yine Alman Parlamentosunun ilk siyahi Afrika kökenli SPD li milletvekili Karamba Diaby’ ın seçim bürosu kurşunlanmış, sayısız Türk ve Arap camilerinin lokallerine geceleyin saldırılmıştı.

Dahada öncesi Solingen, Mölln kundaklamaları , NSU faciaları, cinayetleri unutulur mu hiç?

Almanya’ nın kendisini bir göç ülkesi olarak kabul etmesi yıllar aldı.

Bundan sonra yeni Göç ve Uyum daireleri kuruldu oralara personel yerleştirildi.

Yüzlerce uyum projelerine start verildi.

Yeni göç ve vatandaşlık yasaları çıkardılar.

Şimdide Almanya AB dışındaki ülkelerdende kalifiye eleman, işgücü, akademisyen almaya

hazırlanıyor.

Hannover gibi büyük bir şehirde , bir eyaletin başkentinde Türk kökenli bir siyasetçi Belediye başkanı seçiliyor ama Hanau’ da suçsuz, günahsız insanlarımız kurşunlanıyor. Akıl almıyor inanın.

Bir sürücü aynı anda hem gaza hem frene basamaz. Almanya şu an o durumda.

Küreselleşme ile ırkçılık nasıl birarada olabiliyor?. Bunu anlayan birisi varsa bizede söylesin !

Daha bu sabah WDR 5 radyosunda dinledim; sadece Yaşlıların bakımı alanında ve yurtlarında çalışanlarda 100 bin işyeri açığı varmış.

Şimdi 1 Mart 2020 den itibaren çıkarılan yeni işgücü yasasıyla diplomasını çevirten, Almanca öğrenen iş bulanlar yani 5-6 gün sonra Almanya’ ya yeni göçmenler gelecek, burada çalışacaklar, Almanlarla komşu, iş arkadaşı olacaklar.

Hiç kimse zevkinden ülkesini, sevdiklerini, doğduğu toprakları terketmez.

Buralara gelen her insanın bir hikayesi vardır.

Hemen hemen dünyanın her coğrafyasından Afrika’dan, Asya’dan ve Latin Amerika’dan onbinlerce insan ya politik baskılardan ya yoksulluktan yada özel nedenlerle ölümü göze alarak, insan tacirlerine binlerce dolar ödeyerek yeni bir gelecek için buralara geliyorlar.

Yazın Ege’ de Akdeniz’ de onca insan boğuluyor buralara gelmek isterken.

Boğulmayanlarında olası bir Neonazinin kurşunlarıyla katledilmesi ne acı bir gerçek olsa gerek.

Evet Almanya'da "Yükselen bir Irkçılık ve ayrımcılık var’’. Buna karşın toplumun her ferdinin kurumunun sorumlulukları bulunmaktadır.

Beni en çok endişelendiren durum aşırı sağcıların, ırkçıların polis ve adli mercilerdede bulunması olması yani kurumsal ırkçılık ve buna karşılık Türkiyelilerin dağınık olması bu son Hanau’ daki saldırılara karşı birlikte güçlü demokratik bir tepki koyamaması.

Neonaziler ayrım yapmadan göçmenlere, yabancılara, mültecilere saldırıyorlar.

Çünkü onlar hem Alevi Birlikleri Federasyonu Kölndeki binasının duvarınada Nazi sembolü gamalı haçlar çiziliyor, faşit sloganlar yazıyor, Marl’ daki Cemevini kurşunluyor hemde Camilerin önüne domuz kafası koyup, ırkçı yazılamalar yapıyorlar.

Irkçı terör yani anlayacağınız hiç ayrım yapmıyor şu yada bu diye ‘’ tüm kara kafalılar’’ terörün hedefinde.

O halde kader birliği yapmak lazım.

Asla unutulmaması gereken bir şey ise kim ne derse desin Almanya ve ekonomisi yabancı, göçmen işgücü olmadan yapamaz.

Çünkü Nüfusları devamlı geriliyor, fazla çocuk yapmıyorlar.

Tüm bu olumsuz, endişe verici gelişmelere rağmen ben Almanyadaki halkın yüzde yetmiş, sekseninin bu ırkçı saldırıları asla kabul etmediğini, onaylamadığına inanıyorum. Çünkü bu hafta sonu Almanya’ nın bir çok şehrinde ırkçılığa karşı düzenlenen yürüyüşler ve mitinglerde Hanau saldırısını protesto edenlerin yüzde doksanı yine Almanlardan oluşuyordu.

Almanlar ikinci kez aynı hatayı yapamazlar ve yapmamalılar.

Bu ülke faşist Hitler rejiminin savaş politikaları yüzünden 30 milyona yakın insanını yitirmiş yine II. Dünya savaşında toplam 50-55 milyonun ölümüne neden olmuştur.

Bu nedenle ülkeyi yöneten siyasiler, yöneticiler topluma doğru mesajlar vermeli, gerçekleri söylemeliler.

Ayrıca hiç unutmamalıdırki AfD , Almanya için Alternatif partisi mutlaka geriletilmelidir. Bu ırkçılar bu ırkçı partidende esinlenmekte moralmen güç almaktadırlar.

Irkçılık her nerede olursa olsun ideolojik bir düşünce değil aksine psikolojik bir hastalıktır, rahatsızlıktır.