Koronavirüsü hayatımızın ritmini değiştirdi

Mehmet Tanlı

Tüm dünyayı saran bu bela salgın her gün dahada fazla ve yeni canlar almaya devam ediyor.

Yaşadığımız Almanya‘ da vaka sayısını ve ölümleri azaltmak için yaygın ve erken tanıyla, testle amansız bir mücadele veriyor.

Bu krizi yönetmede önemli rol oynayan bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin 1 numaralı adresi olan Robert Koch Enstitüsünün açıkladığı son verilere göre şu ana kadar Almanya‘ da 5300 ün üzerinde insan bu virüsten hayatını kaybetmiş.

Ayrıca an itibarıyla Almanya‘ da, Fransa‘ da, Hollanda‘ da, Belçika‘ da , İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde 350 nin üzerinde insanımız bu enfeksiyondan, virüsten hayatını kaybetti.

Onlara ve Türkiye' de bu enfeksiyondan yaşamını yitiren tüm canlara Tanrıdan rahmet, yakınlarınada başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Salgının ilk sıçradığı katolik dünyasının yıldız ülkesi , her yıl dünyanın her yerinden milyonlarca turist çeken ülke olan İtalya mahvolmuş durumda. Keza İspanya ve Fransada’ da durum farklı değil.

Bu virüs günlük yaşamımızı tamamen değiştirmiş durumda.

İşe gitmeyenler yada gidemeyenler artık çok daha geç kalkıyorlar, zamanlarının çoğunu evde geçiriyorlar, evlerde oyunlar oynuyorlar, bazılarıda kavga ediyorlar aralarında.

Burdada ne yazıkki aile içi şiddet bugünlerde artmış durumda

Gidilen yerler, internette ziyaret edilen sayfalar, akrabalar arası ilişkiler , park alanları, deniz kıyıları gibi gidilen yerler değişti. İnsanlar yeniden doğayı keşfettiler şimdilik kıstlamada olsa.

Bu Pandemi her yerde etkisini gösteriyor. Bunu yapılan araştırmalar gösteriyor ve hangi istatike bakarsanız bakın bunu onaylıyorlar.

Bu etkiyi mali piyasalarda, ekonomide , iş piyasasında hissedebiliyoruz.

Günlük yaşamımız, tüketim kültürümüz tamamen değişti, interneti artık daha farklı kullanıyoruz.

Koronavirüsü günlük hayatın ritmini değiştirdi.

BAŞBAKAN MERKEL HALKINA GÜVEN VERİYOR

Almanya biliyorsunuz 16 Eyaleti bulunan federatif bir yönetim sistemine sahip.

Başbakan Merkel’ e bu Pandemi döneminde 1700 lü yıllarda kurulan , bir zamanlar üyeleri arasında Albert Einstein ve Charles Darwinin’ de bulunduğu 1600 bilim insanı üyesi bulunan Ulusal Bilim Kurulu ve Robert Koch Enstitütüsü danışmanlık veriyor. Onların tavsiyeleriyle alınan kararlarıda Merkel Eyalet Başbakanlarıyla görüşerek uygulamaya koyuyor.

Almanya 5000 nin üzerinde can kaybına rağmen şu ana kadar krizi hiçte fena yönetmedi .

Şu anda ben bu yazımı yayına hazırlarken Almanya Başbakanı Angela Merkel' de Alman parlamentosu Bundestgtaki özel oturumda Mecliste açıklamalar yapıyorve bunu Alman haber kanalı Phönıx canlı yayınlıyor. Merkel kürsüde '' Ülkemiz, parlamenter demokrasimiz bu krizide atlatacak siyasi ve ekonomik güce sahiptir. Elde ettiğimiz refahı, ekonomik gücümüzü borçlu olduğumuz bugün 80-90 yaşlarındaki büyüklerimizi unutmadan Pandemiyle mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadele aşı yada ilaç bulunana kadar sürecek belkide bu buluş aylar alacaktır. Lütfen bu nedenle kısıtlamalara, kurallara uyalım, gevşemeyelim bu tehlikeyi ciddiye alalım. Aynı disiplini devam ettirelim '' dedi.

DEV YARDIM BÜTÇE Sİ YARALARI SARIYOR

İşin ekonomik boyutunda büyük ve küçük işletmelere önemli mali yardımlar yapıldı, devlet destekli bankalardan krediler çıkartıldı.

Kısa çalışma yapan emekçilerin maaşlarına takviye yapıldı, ödenemeyen kiralar ertelendi yada ödendi.

Hotelllere ve Restaurantlara yine ekstra yardımlar gündemde. Onların katma değer vergisi % 9 dan % 7 ye düşürüldü.

Berlindeki büyük kolisyon hükümeti tekrar ayağa kaldırmak için çökme arifesinde olan dev turizm ve seyahat şirketlerine geçici ortak olmayı, hisselerini satın almayı düşünür.

Almanya Pandemiyle ilgili olarak bütçesinden toplam 1 Triyon 131 Milyar Euroluk ( Avro) ayırdı.

Yine çok güncel olarak dar gelirli ailelerin çocuklarına dijital eğitim , dizüstü bilgisayar alabilmeleri için 150 şer Euro para yardımı yapılacak. Bu iş içinde hükümet 500 Milyon euro ayırmış.

Ama bu son alınan kararlar yani tedbirlerin, kısıtlamaların ‘’hızlı’’ yumuşatılması, okulların aşamalı olarak açılacak olması bir çok soruyu, krizide birlikte getiriyor. Şimdi çocuklar ebeveynlerine virüsü bulaştırılarsa ne olacak?

Yapılan araştırmalara ve geçilen haberlere göre Enfeksiyonun okullarda bulaşma tehlikesi ve hijyen (temizlik) koşullarının henüz tam hazır olmaması nedeniyle çocukların yarısı okula gitmek istemiyormuş.

Birde Almanya' da enfeksiyonun bulaşmaması için yüz maskesi taşınması konusunda Eyaletler hemfikir değiller.

Bazı Eyaletler maske taşıma zorunluluğu kararı alırken bazılarıda bu konuda topu yerel idarelere, belediyelere attılar. Ama Eyaletlerin hepsi artık alışverişte ve Kitle toplu taşıma araçlarında maske takma uygulaması başlatıyor.

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

Bu nedenle her ne kadar Almanya' nın çok ileri olan sağlık sistemine güvensekte ona rağmen belkide artık herkes kendi önlemini dahada artırmak zorunda , yani kendi başının çaresine bakmak zorunda gibi görünüyor.

Bu zor günlerde beslenmeden, düzenli uykuya kadar her şeye dikkat etmeliyiz. Darmadağın olan psikolojimizide ayakta tutmaya çalışalım tüm bu krizli dönemde. Güçlü bir bağışıklık sistemi için güçlü bir psikoloji gerekiyor.

Herşeyin başı sağlık. Sağlığın önemini, kymetini kaybetmeden önce bilmek gerekiyor.

En önemliside kesinlikle mümkün olduğu kadar fazla evde kalıp, dışarıda alışverişle geçen süreleri kısıtlamalıyız.

Az önce WDR 2 Radyosunda çok heyecan verici Mainz de bir ilaç firmasının bir ilacı test yaptığı haberi geçildi. Bu araştırma ekibinde ikide Türkiyeli hekim bulunuyor.

Bu salgın ancak virüse karşı etkili bir ilaç yada aşı bulunmasıyla durdurulacaktır.

Bilim insanları harıl harıl çalışıyorlar ve bununda en az bir yıl sürebileceğini söylüyorlar.

Şifa bekleyenler için belki bu çok uzun bir zaman. Kimbilir belkide daha öncede bulunacaktır bu çare.

Umarız o zamana kadar daha çok can kaybı olmaz.