Çiftçi feryad ediyor…

Nahit Duru

Çiftçi feryad ediyor…
Borcumu ödeyemediğim için, ineğim, tarlam haczedildi. Haraç mezat satıldı… Satılıyor
Duyan yok.
Sahip çıkan…
O da yok…
Herkes sağır dilsiz olmuş.
Çiftçi dyor ki:
Benim üretim araçlarım, ineklerim, tarlam elimden alınırsa, ben ne üretip de ödeyeceğim borcumu…
Bu seslenişe de yanıt yok.
İktidarın 135 milyarlık teşviki bir süre önce açıklandı.
Holdingler, borçlarını yapılandırmak için bankalarla masaya oturuyorlar. Hem de 30-40 milyar dolarlık borçları için. 
Kimi 2 yıl, kimi 3 yıl ödemesiz plan sunuyor.
Bankalar Holdinglerin borçların mal ve taşınmaz olarak karşılığı var. iddiasındalar.
Sanki çiftçinin borcunun karşılığı yokmuş gibi…
Onun da var karşılığı. Ama borcu az. Malı satılabilir, borç tahsil edilebilir düzeyde.
O nedenle vur abalıya…
Bu arada şeker fabrikalarının da satışı başladı.
Pancar üreticisi de ne yapacağını şaşırmış durumda.  
Pancarını değerine satabilecek mi telaşında. Umutsuz mu umutsuz!
Çiftçi her gün değer kazanan dolar karşısında, mazotu, tohumu, zararlılara karşı ilaçları, gerekli bir çok şeyi geçen yıla oranla yüzde 40-50 daha pahalı alıyor. 
Sütünü satamıyor, ithal et alındığı için hayvanları da para etmiyor. 
Ama bankalar kapıda ve satış istiyorlar.
Tarlasını, hayvanlarını yok bahasına sattırıyorlar.
Çiftçiyi destekleme görevi olan bir devlet bankası, Ziraat,bir medya kuruluşunun satışı için kredi veriyor ama, çiftçiye el uzatmıyor.
Ne hale geldik, ne hale düşürüldük.
İşçisi, emeklisi, çiftçisi, memuru perişan, işsiz sayısı her gün artan bir ülke.
İyi de ne yapmak gerekiyor.
Sandık geliyor, dilerim aklımız da başımıza gelir.