Ali Babacan'dan Ömer Şahin'e önemli açıklamalar

Ömer ŞAHİN

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 6’lı Masa toplantısına saatler kala önemli mesajlar verdi. Babacan, Cumhurbaşkanı adaylarının ancak 6 partinin tamamının mutabık kalmasıyla belirleneceğini vurgularken bu ismin masadan da dışardan da olabileceğini söyledi.

Masa’nın belirlediği ismin seçilmesi halinde şu anda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elindeki güçlü yetkileri kullanmaması gerektiğini savundu ve bu noktada “De Facto Parlamenter Sistem” kavramını ortaya attı:

  • Bizim tercihimiz en kısa sürede parlamenter sisteme geçmek.
  • Geçiş sürecinde ülke, De Facto Parlamenter Sistem ile yönetilmeli.
  • Altı partinin ortak adayı, 'Ben yetkiyi aldım, kimse bana karışmasın sonuna kadar kullanırım anayasal yetkilerimi" demesin.
  • Altı partinin farklı farklı konulardaki düşüncelerini yok saymaması lazım.
  • Madem 6 parti parlamenter sistem istiyor, parlamenter sistemin ruhu hemen yaşatılmalı. Anayasa değişikliği beklenmemeli. 

Ali Babacan, partisinin Gaziantep'ten sonra ikinci mitingi için geldiği Gebze’de bir grup gazeteciye konuştu. Cumhurbaşkanı adaylık sürecini değerlendiren Babacan, şu ana kadar masaya her hangi bir aday isminin gelmediğini bir kez daha yineledi.

Masa dışı isimler de var

Cumhurbaşkanı adayını kim olacağı konusunun şu ana değin masaya gelmediğini sadece aday kriterlerinin belirlendiğini her fırsatta söyleyen Babacan, kamuoyunda bazı isimlerin tartışılmasını “sağlıklı” buluyor. Aday olarak adı geçenler sadece kamuoyunda tartışılan 4 isimden mi ibaret? Bu soruya “Hayır” cevabı veriyor Babacan:

Dört ismin dışında başka isimler de görüyorum. Önümüzde bayram var. Aile ziyaretlerinde de bu konu konuşulacaktır. Bunlar iyi şeyler. Toplumda yavaş yavaş kanaatler oluşuyor. Bu kanaatler değişebilir. Bir sene önce adı geçenlerle ilgili kanaatler hangi noktaya geldi? Bakacağız, göreceğiz. Bizim hedefimiz 6 partinin ortak göstereceği adayın ilk turda ve açık ara seçimi kazanması. Açık fark olmalı ki kimse itiraz edemesin. 

Ali Babacan’ın kafasında bir aday var mı? Tercihi masadan biri mi yoksa dışardan bir aday mı olur? Babacan, kafasında “olur ya da olmaz” diye bir isim olmadığını ve şu anda bunu parti içinde de konuşmadıklarını söylerken, “Hayırlısı olsun” demekle yetiniyor.

5 yıl seçim olmasın

6’lı Masa bir aday üzerinde uzlaşamazsa ne olur? Bu soruya da 4 yıl önceki seçimleri hatırlatarak cevap verdi:

Her şeyin sonu değil, 2018 yılında da her parti kendi adayını çıkardı, yine de partiler ittifak halinde seçime gitti.

Babacan’a göre; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme dönüşe kadar geçecek “geçiş süreci” önemli.
Yeni seçilecek Cumhurbaşkanı, Anayasa değişikliğini beklemeden sanki Parlamenter Sistem yürürlükteymiş gibi davranmalı.
Sadece ortak aday değil geçiş dönemi yol haritası için de mutabakatı gerekli görüyor. Babacan, seçmene kafasının karışmayacağı bir “paket program” sunulmasını öneriyor. Bu programda yeni Cumhurbaşkanı’nın misyon ve yetki kullanımının yanı sıra görev süresi de önceden belirleniyor. 6’lı Ması’yı oluşturan partilerden bazıları 1 ya da 2 yıl sonra yeni bir seçimi telaffuz ederken Babacan farklı düşünüyor:

Seçilen cumhurbaşkanı ve parlamento beş yıllık görev süresini tamamlamalı. Beş yıl komple bir paketi sunalım. Vatandaş da bir daha mı seçim? demesin, kafası karışmasın…

Ali Babacan, 6’lı Masanın aday belirleme metodolojisi ve “mutabakat” kavramına da açıklık getirdi. Aday belirlemek için ortak anket yaptırmayı konuşmadıklarını her partinin kendi çalışmasını yapacağını düşündüğünü kaydeden Babacan, masada her kararın bütün liderlerin mutabakatıyla alındığını, bir kişinin itiraz ettiği kelimeye bile yer vermediklerini aktardı ve şöyle devam etti:

4 evet 2 hayır olmaz

Diplomaside olan kuralı ilk toplantıda söyledik. ‘Her şey üzerine mutabık kalınmadıkça hiçbir şey üzerinde mutabık kalınmamıştır’.
6’lı masada her şey mutabakatla geçiyor.
Oylama filan olmuyor.
Her şeye 6 partinin de ‘evet’ demesi gerekiyor.
4 parti evet, 2 parti hayır derse olmaz, öyle izlemez zaten. İşin ruhunda mutabakat var, bundan sonra da öyle olacak.

Haziran, Kasım’dan kötü olacak

Ekonominin düzelme şansı var mı? Babacan bu konuda karamsar.
Kendileri iktidar olur ise ülkeye ‘oluk oluk yatırım’ akacağını söylerken iktidardan umudunu kesmiş. İşleri çok zor. Sorunları çözecek kapasiteleri yok. Ekonomi düzelmeyecek . Ülke yönetilemez hale geldi diyor. Bu hükümetin ekonomi daha da kötüye gitmeden Kasım ayında bir erken seçime gidip gitmeyeceği konusuna da ihtiyatlı yaklaşıyor. Kasım’da seçim ihtimalinin zayıf olsa da imkansız olmadığını söylüyor ve bu noktada eskiden “damat bakan” dediği Berat Albayrak’ın sözlerini hatırlatan bir öngörüde bulunuyor: "Mayıs-Haziran, Kasım’dan daha da kötü olacak"

Babacan’ın asgari ücret hesabı: En az 10 bin TL

Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın asgari ücret açıklamasını “müjde, lütuf gibi” sunduğunu oysa bunun mecburi artış olduğunu söylerken, “Enflasyon önden koşuyor arkadan yapılan ayarlamalar ona yetişemiyor. Asgari ücret el kesesinden cömertliktir. Devlet bütçesinden ödenen bir şey yok” dedi. Asgari ücret rakamının ‘gerçek enflasyon artı refah payı' olduğunu da vurguladı. TÜİK’in rakamlarını ‘uydurma’ gören Babacan, ENAG’ın verilerini gerçekçi görüyor. ENAG enflasyonu yüzde 160’larda bulmuştu. Babacan’ın hesabına göre asgari ücret rakamının şimdiden en az 10 bin TL olması gerekiyor.