Sosyalistlerden ’baskın seçim’ açıklaması

Sosyalistlerden ’baskın seçim’ açıklaması

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin erken seçim çağrısı sonrası AKP lideri Erdoğan’ın aldığı erken seçim karına ilişkin, sosyalist partiler açıklamada bulundu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran’da seçime gidileceğini açıklamasının ardından sosyalistlerden açıklamalar geldi. Açıklamalarda erken seçim kararının iktidarın yönetememe krizine işaret ettiği vurgulandı, ortak mücadele çağrısı yapıldı.

TKP: HALKIN BİR SEÇENEĞİ VAR
Türkiye Komünist Partisi, seçimlere ilişkin "Halkın bir seçeneği var" başlıklı bir açıklama yaptı. Açıklamada "24 Haziran’da sosyalizmin sesini kimse kısamaz. TKP milletvekili seçimlerinde emekçi halkın seçeneksiz kalmasına izin vermeyecektir" denildi.
Açıklamanın tam metni şöyle:

Halkın bir seçeneği var

Bu düzen değişecek

Türkiye iktidarıyla, muhalefetiyle bir siyasi tıkanmanın içindedir. Bu tıkanma Erdoğan ve ortağı Bahçeli’nin iddia ettiği gibi bir erken seçimle ortadan kalkmaz. Çünkü tıkanmanın kaynağı yolun sonuna gelen Türkiye ekonomisidir; tıkanmanın kaynağı emperyalist dünyada bir o tarafa bir bu tarafa seyreden Türk dış politikasıdır; tıkanmanın kaynağı meselenin özüne inmeyen ve sahte çözümlerle oyalanan iç politikadır; tıkanmanın kaynağı geniş yığınların çaresizlik ve umutsuzluğa mahkum bırakılmasıdır; tıkanmanın kaynağı sürekli yoksulluk, işssizlik, adaletsizlik ve zorbalık üreten bu düzendir.

Bu düzen değişmelidir.

Erkene çekilen bir seçim bu ihtiyacı ortadan kaldırmaz.

Türkiye Komünist Partisi 24 Haziran seçimlerinde bu ihtiyaca göre hareket edecek ve bugünkü sömürü düzeninin yolun sonuna geldiğini ısrarla vurgulayacaktır. TKP halkımızın bu karanlıktan çıkış için tek gerçek seçeneği olan “komünizmi” somut elle tutulur bir toplumsal düzen olarak temsil edecektir.

Türkiye bu tablodan ancak böyle çıkabilir. Türkiye ancak böyle sahte çözümlere ve kof vaadlere kapılarını kapatabilir. Emekçi halkımızın fazlasıyla uzun süren Erdoğan ve AKP’li yıllara yanıtı bu olmalıdır.
Türkiye Komünist Partisi bu yanıtın siyasal temsilcisidir ve bu yanıtın güçlenmesi, örgütlenmesi, ete kemiğe bürünmesi için seçim döneminde de elinden geleni yapacaktır. Partimiz seçime girme yeterliliğine sahiptir. Tuhaf ve hukuksuz kararlarla zaten adaletsiz olan seçim sistemini hilelere açık hale getiren ve siyasi iktidarın oyun alanına çeviren Yüksek Seçim Kurulu’nun TKP’yi seçimlere sokmama hedefini koruması durumunda TKP’nin boynunu büküp kenara çekileceğini kimse düşünmemelidir.

24 Haziran’da sosyalizmin sesini kimse kısamaz. TKP milletvekili seçimlerinde emekçi halkın seçeneksiz kalmasına izin vermeyecektir.

Aynı gün yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi halkın seçme ve seçilme özgürlüğüne karşı girişilmiş büyük bir saldırıdır. Bir seçim dahi değildir. Üstelik cumhurbaşkanlığı ile ilgili yapılmış tüm düzenlemelerin halkımız tarafından yaklaşık bir yıl önce yapılan referandumda reddedildiği unutulmamalıdır. Açıkça hile yapılan şaibeli bir oylamayla başlatılan süreç 24 Haziran günü tamamlanmak istenmektedir.

TKP, bir yıl önce bu ülkeye dayatılan cumhurbaşkanlığı seçimi hakkında ne söylemişse bugün de aynısını söylemektedir.  Ülkenin sorunlarının ve bu sorunların çözüm yollarının yerine kişilerin tartışılacağı bir süreç reddedilmelidir. Türkiye’yi şu ya da bu kişi değil, halkın bu düzenin değişmesi için ortaya koyacağı irade kurtaracaktır. TKP, cumhurbaşkanlığı seçiminde bu iradenin örgütlenmesi için çalışacaktır.

TKH: BASKIN DEĞİL KORSAN SEÇİM 
Türkiye Komünist Hareketi, tarihi 24 Haziran 2018 olarak açıklanan erken seçim için ‘korsan seçim’ nitelemesi yaparken, AKP-MHP ittifakının yaşadığı sıkışmaya dikkat çekti
TKH açıklaması şöyle:

“Baskın değil korsan seçim!

AKP ve MHP tarafından 2019 yılında yapılması planlanan seçimlerin erkene alınarak 24 Haziran 2018 tarihinde yapılmasına dönük atılan adım büyük bir sıkışmanın göstergesidir.

Bu adım erken seçim değil adlı adınca korsan bir seçimdir!

AKP ve MHP tarafından gündeme getirilen korsan seçim kararı, bu gerici, işbirlikçi ve sermaye yanlısı AKP rejiminin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Günlerdir erken seçim olmayacak diyenlerin bugün bu noktaya gelmesi yaşadığı sıkışmayı açık olarak ortaya koymaktadır.

OHAL koşullarında, hukuksuzluğun ve baskının egemen olduğu bir tabloda korsan seçim kararı AKP iktidarının hem dayatması hem tezgahı hem de sıkışmasıdır.

Bunun altında kapıya dayanmış ekonomik kriz, ayyuka çıkan Amerikancılık ve Ortadoğu politikalarında batağa saplanan bir iktidar gerçeği bulunmaktadır.

Partimiz Türkiye Komünist Hareketi, AKP ve MHP tezgahıyla gündeme gelen korsan seçimlere yönelik tutumunu en kısa zamanda açıklayacaktır.

Halkın TKP’si: HALKIN EYLEM PLANI İÇİN HAREKETE GEÇMELİYİZ 
Halkın Türkiye Komünist Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da, “Bahçeli’nin çağrısı, iktidar ve etrafında oluşan ittifakın uzun süredir gözlenen paniğinin ilk somut ifadelerinden birisi” dedi.

“Bu çağrı aynı zamanda Bahçeli’nin Saray iktidarının her sıkışmasında oynadığı rolün bir uzantısı gibi, ilk işaretler AKP ile zaten anlaşmış olarak bu çağrıyı yaptığını gösteriyor” diyen Baş, ilericiler ve devrimciler açısında ise endişe edilecek bir durum olmadığını belirterek acil olarak şöyle bir eylem programı önerdi:

Alternatif olmalıyız
Biz ülkemizi bu iktidardan öyle veya böyle mutlaka kurtaracağız. Seçimler bunun için bir vesile olabilir. Fakat ilk yapılması gereken, eğer bir seçim olacaksa bu seçimlerin iktidarın daha önce çokça örneğini gördüğümüz hırsızlık vb. yöntemlerle gasp etmesini engellemek üzere gerekli önlemleri almaktır. Öncelikle ve acilen bu konuda somut adımlar atmalı, aynı zamanda iktidarın gerekli düzenlemeleri yapmasını sağlayacak bir toplumsal basınç örgütlemeliyiz. Tüm ilerici, devrimci cumhuriyet güçlerinin, laiklikten ve özgürlükten yana yurtsever güçlerin halkın taleplerinin sözcülüğünü üstlendiği bir alternatif gelişti.


DEVRİMCİ PARTİ: KAVGA MÜCADELE DE SEÇİMDEN SONRA SEKİLLENECEK
İktidarlarını koruma derdinde olanların toplumsal muhalefeti hazırlıksız yakalama çabası içinde olduğunu söyleyen Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu, “Muhtemelen AKP kendi zayıf olduğu yönleri bir an önce kapatmak, kendi içindeki karşıtlarının hazırlanmasını engellemek için öyle hızlı bir adım attı. Zaten adaletsiz bir seçim yasası vardı. Şimdi bu adaletsizliği üst boyuta çıkarmış oldular. Çünkü devletin bütün imkânlarını kullanıyorlar. Kendi olanaklarıyla uzun süredir bunun hazırlığını yapıyorlar. Ve bizi neredeyse koşar ayak bu ülkenin belki de en kritik seçimine, sürüklemeye çalışıyorlar. Bizler bir an önce omuz omuza bir çalışmanın ayağını örmeli ve ortak bir şekilde kendi adaylarımız ve programımızla yekvücut durmayı başarmalıyız. Sonuçta iki turlu bir seçime gireceğiz ve biz birinci tura kazanacakmış gibi hazırlanmak zorundayız. Birinci turdan güçlü çıkmak zorundayız çünkü partimizin genel bakışı şudur: Seçim bu ülkede fazla bir şeyi değiştirmeyecek, her şey seçim akşamı başlayacak ve seçimden sonra şekillenecek. Kavga da mücadele de her şey seçimden sonra şekillenecek. Seçime ne kadar iyi hazırlanırsak sonrasında da bu kavgayı o kadar iyi yürütürüz” ifadelerini kullandı.

EHP: AKP’MHP CİDDİ SIKIŞMA YAŞADI 
AKP-MHP arasındaki ittifakın ciddi bir sıkışma yaşadığını ifade eden Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Sibel Uzun da,  “Ortadoğu’da yürütülen politikada dünya çapında bir hezimet yaşadılar. Asıl önemlisi ülke içerisinde yürütmüş olduğu savaş politikaları boşa düştü. Başta Kürt sorununda bir çözümsüzlük yarattı, boşa düştü. Bir milliyetçilik dalgası yaratmak istedi, boşa düştü. Özellikle 16 Nisan’da kazanılmış olan ‘Hayır’ı akamete uğrattığını sandı ama muhalefet bütün eksikliklerine rağmen bir dinamizm halinde var olmaya devam ediyor” dedi.

EMEP: SIKIŞAN HÜKÜMET SEÇİMLE ÇIKIŞ ARIYOR 
Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan da Bahçeli’nin erken seçim çağrısını şu ifadelerle değerlendirdi:

"Türkiye cumhur ittifakının baskın seçim kararıyla yeni bir seçim sürecine girmiş bulunuyor.

OHAL ilanından bu yana ısrarla dile getirilen antidemokratik koşullarda bir seçime gitmenin yanlışlığına rağmen Erdoğan ve Bahçeli ittifakı bu kararı almıştır. Bu tutmalarıyla bir kez daha demokratik bir seçim sistemi ve halkın iradesinin yansıyacağı demokratik bir ortamı istemediklerini göstermişlerdir.

Bu kararları ile tek adam tek parti yönetimi konusunda hiç bir demokratik kural ve hukuk ilkesini tanımadıklarını bir kez daha ilan emişlerdir. Türkiye’nin içeride ve dışarıda izlediği politika sonucu içine düştüğü açmazları seçimle aşacaklarını düşünüyorlar.  Ancak bu mümkün değildir! Türkiye’nin iç ve dış politika ve ekonomik sorunlarının seçimle çözüleceğini söyleyenler, halkı bir kez daha aldatmak peşindedir.

Ancak şu bilinmelidir ki, halk kitleleri tek adam tek parti yönetimin nasıl bir bela olduğunu her gün yaşayarak öğrenmektedir.

Başta işçi sınıfı olmak üzere ezilen ve sömürülen halk kitlelerini ve demokrasi güçlerini, ülkeyi her geçen gün daha büyük bir açmaza sürükleyen politikaların mimarı olan Erdoğan ve Bahçeli’nin oluşturduğu cumhur ittifakına, 24 Haziran’da  gerekli dersi vermeye çağırıyoruz.

Yarından itibaren demokratik haklar ve siyasal özgürlükler için mücadeleyi  ilerletmek, daha acil bir sorumluluk haline gelmiştir."

ÖDP: İSTİKRARSIZLIK BAHÇELİ AĞZIYLA DİLE GETİRİLDİ 
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, “Erken seçim kararı zayıflıklarının, çıkmaza girdiklerinin, bir iflas noktasında olduklarının, kaybetmekte olduklarının bir göstergesi” dedi.

Taş şunları söyledi: “Çünkü bunlar açısından seçimi zamanında yapmak bir güç, istikrar göstergesiydi. Erken seçimi tartıştıklarına göre demek ki büyük bir sorunla yüz yüzeler. İstikrarsızlığın Bahçeli ağzıyla dile getirilmesi, bunun kabulüdür. Hem ekonomideki, hem dış politikadaki gelişmeler, hem AKP ve MHP’nin iç durumu… Hem Erdoğan’ın saraydaki egemenliği, hem Bahçeli’nin koltuğu sallantıda. Bunu gördükleri için bir baskın erken seçimle bunun önüne geçebilir miyiz noktasındalar. Ve yine topa öncelikle Bahçeli giriyor ve sonrasında süreç Bahçeli’nin söylediği noktadan cereyan ediyor. Görüşmeden de 26 Ağustos kararı çıkarsa sürpriz olmaz. Hem seçim yasasıyla hem OHAL’i de uzatarak kendilerine bir ortam yaratma amacındalar. Savaşla, diriliş eksenli bir gündem yaratabilmeleri de zayıflamış gözüküyor. O yüzden bir yol olarak erken seçime gitmeyi amaçlıyorlar.”

SYKP: BASKIN SEÇİM CUMHUR İTTİFAKI’NIN TELAŞIDIR 
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Merkez Yürütme Kurulu, Cumhur İttifakı’nın aldığı erken seçim kararını “İktidar kendi eliyle ülkeyi derin bir kaosa sürüklüyor. Şimdi de bunu yönetemiyor. Süreç uzarsa daha da yönetemez hale geleceğinin farkına varan iktidar, çözümü baskın seçimde görüyor” şeklinde değerlendirdi.

SYKP’nin açıklamasında “Bu süreci faşizmin girdiği son düzlüğü boşa çıkaran, kitleleri harekete geçiren bir mücadele süreci olarak ele almalıyız. Cumhur İttifakı’nın panik içinde aldığı bu kararı boşa çıkarmak, onların aleyhine sonuçlanmasını sağlamak sol-sosyalist yapılar ve muhalefetin tamamının görevidir. Bu tarihsel süreçte herkes elini taşın altına koymalıdır. Mutlaka kazanacağız!..”dendi.

SYKP Merkez Yürütme Kurulu’nun açıklamasının tamamı şöyle:

Dün (17 Nisan) MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında, iktidarla danışıklı olduğu anlaşılan “26 Ağustos’ta erken seçim yapılmalı” şeklinde bir açıklamada bulundu. Erdoğan aynı gün gerçekleşen AKP grup toplantısında erken seçimi dillendirmeyip, seçim zamanında yapılacakmış gibi konuşarak senaryoya uygun davrandı. Bu tarih öyle bir telaşla ve sorumsuzlukla belirlenmiş ki aynı tarihe denk gelen ve bir buçuk milyon öğrencinin hayatını belirleyen sınav önemsenmemiştir.

Türkiye’de ekonomi iyice kötüye gidiyor. Döviz kurundaki yükseliş durdurulamıyor, mutfaklara yansıyan yüksek zamlar yoksulluğun ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Suriye’de gerilim yükseliyor. ABD-İngiltere-Fransa Suriye’ye füze saldırısı gerçekleştiriyor. Bu atmosferde Türkiye’nin ABD-AB ve Rusya-İran arasındaki sıkışıklığı artıyor. Ayrıca faşizmin inşasını hızlandıran iktidar uyguladığı baskılara rağmen tam bir kitle desteği alamıyor. İktidar kendi eliyle ülkeyi derin bir kaosa sürüklüyor. Şimdi de bunu yönetemiyor. Süreç uzarsa daha da yönetemez hale geleceğinin farkına varan iktidar, çözümü baskın seçimde görüyor.

24 Haziran baskın seçimi OHAL koşullarında gerçekleşecektir. OHAL’de temiz-hilesiz-demokratik bir seçim mümkün değildir. Muhalefetin tamamı, olağanüstü koşullarda alınan olağanüstü seçim kararını doğru değerlendirmelidir.

Bu süreci faşizmin girdiği son düzlüğü boşa çıkaran, kitleleri harekete geçiren bir mücadele süreci olarak ele almalıyız. Cumhur İttifakı’nın panik içinde aldığı bu kararı boşa çıkarmak, onların aleyhine sonuçlanmasını sağlamak sol-sosyalist yapılar ve muhalefetin tamamının görevidir. Bu tarihsel süreçte herkes elini taşın altına koymalıdır. Mutlaka kazanacağız!..

YEŞİLLER VE SOL GELECEK: TAM BİR BASKIN SEÇİMİDİR
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Naci Sönmez de Bahçeli’nin dün yaptığı açıklamayı AKP’den habersiz yapmadığını net olarak görmüş olduklarını belirterek, "Bu seçimin sonbaharda mı, Ağustos’ta mı olacağı tartışılırken gördük ki hazırlık daha erkene yapılmış. İki ay sonrasına tarih verilmesi tam bir baskın seçimdir. Baskın seçimin yapılmasını ateşleyen birkaç şey var. Birincisi Türkiye’deki ekonomik düzen çatırdamak üzere. Bütün ekonomistler Türkiye için bir alarm vermekte. Hatta hükümet içerisinden de bazı uyarılar olmuştu. AKP tarafından ekonomik kriz sonrasını bekleyememe hali görülüyor. İkincisi; Suriye ve Ortadoğu’daki gelişmeler de alarm vermiş durumdadır. Sahadaki ana aktörler, Türkiye ile ilgili kaygılarını bazı oyunlar kurarak devreye sokmuş durumdalar. Türkiye’nin yayılmacı, emperyal hedeflerinin duvara tosladığını göstermektedir. Üçüncüsü de muhalefette, Nisan’dan bugüne Hayır cephesindeki oluşumun mayalanmasını bir anlamda tek adam rejimine karşı herkesin kendi cephesinden kuracağı siyasi olgunlaşmayı hızla eritmeye dönük birşey ve iki ay içerisinde de hazırlıksız bir muhalefet yakalamak" sözleriyle tepki gösterdi. 

DEVRİMCİ HAREKET: BU KARAR İKTİDARINI KORUMA ADIMIDIR
Devrimci Hareket, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Saray’daki görüşmesinin ardından açıklanan erken seçim kararına ilişkin açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, “İnsanlığın kurtuluş mücadelesinde safı emeğin yanında olanlar çaresiz ve seçeneksiz değildir. Halkların, bir avuç egemene duyduğu öfke; hala diridir ve bu memleketi istedikleri gibi talan etmelerine izin vermeyecektir!” denildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Saray rejiminin baskın seçim kararı alarak 24 Haziran’ı tarih olarak belirlemesi, emperyalizmin ve egemenlerin güncel çıkarları doğrultusunda atılmış bir iktidarını koruma adımıdır.

Derinleşen ve daha da derinleşecek olan krizin getirdiği koşullarda memleketi artık “rıza üreterek” yönetmenin imkanı kalmamıştır. Durum gerçek anlamda yönetenlerin artık yönetemediği; yönetilenlerin de artık eskisi gibi yönetilmek istemediği sınıra dayanmıştır.

Saray’ın emekçilerin yaşamına dönük saldırılarının; yoksulluk ve açlığın giderek artacağı bu koşullarda alınan seçim kararının özeti, bir an önce açık faşist diktatörlüğe geçmenin zorunlu hale gelmiş olmasıdır.

İnsanlığın kurtuluş mücadelesinde safı emeğin yanında olanlar çaresiz ve seçeneksiz değildir. Halkların, bir avuç egemene duyduğu öfke; hala diridir ve bu memleketi istedikleri gibi talan etmelerine izin vermeyecektir!

Bize düşen, toplumsal muhalefet odaklarının farklılıklarının altını çizmek değil; açık faşist diktatörlüğün kapımıza dayandığı bu koşullarda derhal işçi ve emekçi halkların özlemlerine denk düşen bir güç birliğini sağlamaktır.

Seçimlerin ne zaman yapılacağından, kimin kiminle ittifak kuracağından ya da aritmetik detaylardan çok daha önemli bir şey varsa o da halkın Saray rejiminin hile ve yolsuzluklarına karşı birikmiş öfkesini sokakta örgütlemek ve omuz omuza mücadelenin zeminlerini yaratmaktır.

Kaybedecek zamanımız yoktur! Kurtuluş yok tek başına!”

HALKEVLERİ: TEK ADAM’I BASKIN SEÇİM DE KURTARAMAYACAK 
Halkevleri Eş Başkanları Dilşat Aktaş ve Nuri Günay yayımladıkları açıklamada bu seçimin bir kriz noktasına işaret ettiğini, sandıkla sınırlı olmayan bir mücadele hattı ile yanıt verilmesi gerektiğini söyledi.

“Şurası nettir ki 24 Haziran üzerinden atlanamayacak bir siyasi kriz noktası olacaktır. İktidara kazandırmak üzere kurgulanan bu baskın seçim iktidarın derdine çare olmayacaktır” denilen açıklamada bu gayri meşru yönetim iktidardan uzaklaştırılana kadar kesintisiz bir mücadele çağrısı yapıldı:

“Mücadelenin ufku sadece 24 Haziran ile sınırlanamaz. Yapılması gereken bugünden başlayarak bu gayri meşru şer ittifakı iktidardan uzaklaştırılana kadar yürütülecek kesintisiz bir mücadeleye girişmektir.”

Halkevleri açıklamasının tam metni:

Tek Adam’ı baskın seçim de kurtarmayacak, biz kazanacağız!
Erdoğan iktidarı, “ittifak ortağı” Bahçeli ile halkın gözünün içine baka baka yalan söyleyerek önceden belirlediği  “baskın seçim” planını devreye soktu. Seçim tarihi 24 Haziran olarak açıklandı.

“Seçim zamanında yapılacak” sözünü ağzından düşürmeyen Erdoğan, hiçbir sözüne güvenilemeyeceğini bir kez daha gösterdi.

Açık ki 24 Haziran bir seçim tarihi değil.

İktidar, en asgari demokratik koşullar sağlandığında kaybedeceği açık olan bir seçim sürecinden kaçmaktadır.

İktidar, hiçbir toplumsal, siyasal, ekonomik soruna çözüm üretememektedir.

Halk, ekonomik krizi yaşamın her alanında hissetmekte ve tepki büyümektedir.

İktidarın, Suriye sahasında emperyalistler arası rekabete yaslanarak sağladığı manevra alanı daralmakta ve ertelenmiş krizler ufukta görülmektedir.

İktidar toplumsal desteğinin daha fazla genişlemeyeceğini görmekte, “tek adam rejimine hayır” diyenleri ikna edememektedir.

Bu baskın seçim kararı, iktidarın OHAL koşullarında, tüm baskı ve zor siyasetine ve savaşla yaratmaya çalıştığı saflaşmaya rağmen bu ülkeyi yönetemediğinin itirafıdır. OHAL’i uzattıkça uzatmış, “ittifak yasası” ile ittifaka seçim kazandırmak üzere seçim yasalarını düzenlemiş, medyayı tümüyle kontrol altına almak üzere hamle yapmış ve seçimdeki rakiplerinin hazırlık yapmasına fırsat vermeden seçim kararını açıklamıştır.

Şurası nettir ki 24 Haziran üzerinden atlanamayacak bir siyasi kriz noktası olacaktır. İktidara kazandırmak üzere kurgulanan bu baskın seçim iktidarın derdine çare olmayacaktır.

Mücadelenin ufku sadece 24 Haziran ile sınırlanamaz. Yapılması gereken bugünden başlayarak bu gayri meşru şer ittifakı iktidardan uzaklaştırılana kadar yürütülecek kesintisiz bir mücadeleye girişmektir.

Sandıkta, sokakta, yaşamın her alanında direnişi örgütleyelim.

Türkiye halkları panik ve hileyle erken seçim ilan eden iktidara gereken yanıtı verecek, tek adam rejimi dayatmasına itaatsizliği direnişin en güzel örnekleriyle gösterecektir. Tek adamın iktidarıyla birlikte ülkemizi de batağa sürüklemesine izin vermeyeceğiz!

Özgürlük kazanacak, memleket kazanacak.

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika