Tahir Elçi, Avukatlar Günü’nde vurulduğu yerde anıldı

Tahir Elçi, Avukatlar Günü’nde vurulduğu yerde anıldı

Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin vurularak öldürüldüğü Sur’daki Yenikapı Sokak’ta basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen...

Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin vurularak öldürüldüğü Sur’daki Yenikapı Sokak’ta basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Diyarbakır Baro Başkanı Ahmet Özmen ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun yanı sıra çok sayıda avukat katıldı.

ETHA’nın haberine göre, açıklamada konuşan Baro Başkanı Özmen, Avukatlar Günü’nünü Tahir Elçi’nin yokluğunda karşıladıklarını belirtti, hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmeyen soruşturmayı ve halen faillerin ortaya çıkarılmamasını protesto etmek için Elçi’nin katledildiği sokakta açıklama yaptıklarını söyledi. Ülkede yaşananların tüm toplumu etkilediğini dile getiren Özmen, “Bölgedeki birçok kent ve ilçe merkezinde başlayan çatışmalarla birlikte, binlerce insanımız yaşamını yitirmiş, yaşam alanları kullanılamaz hale gelmiş, yüz binlerce insanımız yerinden edilerek zorunlu göçe maruz bırakılmış, ilan edilen sokağa çıkma yasakları ile birlikte temel hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlamalarla demokratik kazanımların tamamı askıya alınmıştır, başkanımız Tahir Elçi tüm bunları öngörmüştü'' dedi.

Çatışma, savaş politikalarının Kürt sorununa çözüm olmayacağına dikkat çeken Özmen, “Her koşulda ve her süreçte belirttiğimiz üzere; Kürt meselesinin yegane çözümünü, sorunun şiddet ve güvenlikçi politikalardan arındırılarak, diyalog ve müzakere kanallarının güçlendirilmesiyle mümkün görmekteyiz. Bu sebeple her türlü siyasi kaygıların bir tarafa bırakılarak bu can yakıcı meselenin çözümü konusunda diyalog ve müzakereyi önceleyen her türlü adımın atılmasının gerekliliğini bir kez daha vurgulamak isteriz'' şeklinde konuştu.

Referandum sürecinde toplumun daha da kutuplaştırıldığını ifade eden Özmen, referanduma gidiş sürecinin halktan saklanıldığını, halkın dahil edilmediğini belirtti. Toplumun ihtiyacı olan anayasanın, toplumsal sorunların çözümünü önceleyen demokratik, sivil ve kuvvetler ayrılığını esas alan yeni bir Anayasa olduğunu kaydeden Özmen, şunları kaydetti:

“Anayasa değişikliğinin OHAL koşullarında 16 Nisan’da halk oylamasına sunuluyor olmasını seçim güvenliği açısından oluşturduğu endişeler ve özellikle de kampanya ve propaganda imkanları açısından yarattığı adaletsizlikler sebebiyle doğru bulmamaktayız. Diyarbakır Barosu olarak bir hukuk örgütü olmanın sorumluluk bilinciyle sandık güvenliğinin sağlanması ve seçmen iradesinin sağlıklı bir şekilde sandığa yansıması için üzerine düşen sorumluluğunu yerine getireceğini kamuoyuyla paylaşmak isteriz.''

''TÜRKİYE’NİN HUKUKUNA DARBE YAPILMIŞTIR’

Devlet şiddeti sonucu hayatını kaybedenlere adalet sağlanmadığının altını çizen Özmen, siyasetçilerin siyaset yaptığı için tutuklandığına dikkat çekti. Özmen, “Son yıllarda yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü alanında yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin açık toplum ve demokratik bir hukuk devleti olma yolundaki iddiasına öldürücü bir darbe vurmuştur. Siyasal iktidarın yargıya açık müdahaleleri, yargıçların vermiş oldukları kararlarla açığa alınması, yasal ve idari düzenlemeler yargıyı tümüyle yürütmenin kontrolüne götürmüştür'' ifadelerinde bulundu.

Özmen, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Diyarbakır Barosu üyeleri olarak mesleğimize yönelik bütün bu olumsuzluklara rağmen tarihi geleneklerimiz ve toplumsal sorumluluklarımızdan hareketle, ebedi başkanımız Tahir Elçi’nin insan hakları mücadelesinde bizlere bıraktığı mirası büyüterek; demokrasi, barış, adalet ve insan hakları mücadelemizi en etkili şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Buradan hak ve özgürlükleri ihlal edilen, adaletsizliğe uğrayan tüm mağdurlara bir kez daha sesleniyoruz: Diyarbakır Barosu her zaman yanınızda olacaktır.''

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem