Taksim yasağını delen TKP'lilerin beraat gerekçesi

Taksim yasağını delen TKP'lilerin beraat gerekçesi

5 Mayıs 2013'te Taksim İstiklal Caddesi'nde, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın katledilişlerinin 41. yılında yürüyüş düzenlemiş, polisin yürüyüşe saldırısından sonra TKP üyeleri polis barikatını aşarak Taksim...

5 Mayıs 2013'te Taksim İstiklal Caddesi'nde, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın katledilişlerinin 41. yılında yürüyüş düzenlemiş, polisin yürüyüşe saldırısından sonra TKP üyeleri polis barikatını aşarak Taksim Meydanı'na ulaşmayı başarmıştı. Eylemle ilgili dava açan Cumhuriyet Savcısı Mesut Erdinç Bayhan hazırladığı iddianamede İstanbul Valiliği tarafından Taksim Meydanı'nın eylem alanı olmaktan çıkarıldığını belirterek 5 TKP'li öğrenciye 'kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma’, ''kasten yaralama’ ve ''görevli memura görevini yaptırmamak için direnme’ suçlamalarını yöneltmişti.

İleri'den Meryem Yıldırım'ın haberine göre, davanın 10 Mayıs’ta görülen karar duruşmasında Erçin Fırat, Onur Güneş, Ali Cem Çöçü, Rıdvan Tuna, Ahmet Burak Coşkun'a beraatine karar veren 17. Asliye Ceza Mahkemesi, kararının gerekçesini açıkladı.

'UYARI YAPILDIĞINI DUYMADIM'

Mahkeme gerekçeli kararında ''polisin demokratik ve anayasal hakkını kullanarak etrafa herhangi bir zarar vermeyen, çevresini engellemeyen ve barışçıl bir yürüyüş yapmak isteyenleri koruması gerekirken, herhangi bir uyarıda bulunmadan müdahale edildiği ve davaya konu suçlamaları reddederek öğrencilerin beraatine karar verdi.

Hakim İbrahim Topuz tarafından açıklanan gerekçeli kararda 5 Mayıs günü görevli polis memurlarının ifadeleri de yer aldı. İfadelerde dikkat çeken noktalardan biri, ifadesine başvurulan polis memuru Ç.A.’nın sözleri. Polis Ç.A., bu tür eylemlerde her zaman müdürler tarafından önceden uyarılar yapıldığını fakat 5 Mayıs’ta yapılan yürüyüşte uyarı yapıldığını duymadığını ifade etti.

 USULE AYKIRI TEŞHİS 

TKP’li öğrenciler hakkında ''kasten yaralama’, ''görevli memura mukavamet’ ve ''2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na Muhalefet’ten haklarında açılan kamu davasıyla ilgili verilen beraat kararının gerekçesinde olay tutanağı, görüntü inceleme ve teşhis tutanakları delil olarak gösterildi.

Delilleri değerlendiren mahkeme, polislerin saldırı esnasında kendilerine saldıranları görmediklerini söylemesine rağmen, daha sonra usule aykırı şekilde görüntüler izletilerek teşhis yaptırıldığını ve sanıklarında ondan sonra yakalandıklarına dikkat çekildi. Hakim İbrahim Topuz, sanıkların slogan attıklarını fakat gösterilen görüntü ve olay tutanağında polislere saldıran kişiler olduğu olay tutanağında net şekilde belirtilmediği ifade edildi.

MAHKEME: TAKSİM'DE EYLEM YAPMAK ANAYASAL HAK

Mahkeme, davaya konu suçlamanın temel gerekçesini çürüterek, yürüyüşe katılanların etrafı kırıp dökmediğini, çevreye engel olmadığını ve kimseye zarar vermeden barışçıl bir şekilde anayasal haklarını kullandıkların ve bu nedenle beraat için ''tam bir vicdani kanaat’ oluştuğunu belirterek kararı şu ifadelerle açıkladı:

"Olay tarihi olan 05/05/2013 tarihinde sanıkların İstiklal caddesine geldikleri, toplanan grubun barışçıl bir hareket içerisinde oldukları herhangi bir engelleme içerisinde olmadıkları gibi çevreye bir zarar da vermedikleri, dosyaya sağlanan fotoğraflarda belirtilen sanıkların herhangi bir eylem içinde olmadıkları sadece kalabalık içinde demokratik bir eylem gerçekleştirdikleri, resimlerde bulunan kişilerin eylem yaparken taşkınlık göstermedikleri, Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Bürosuna ait ekiplerin gurubun geldiğini haber alarak olay yerine intikal ettikleri, güvenlik güçlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa göre demokratik eylem yapan kişileri korudukları gibi orada bulunan vatandaşların güvenliğini de korumaları lazımken güvenlik güçlerinin herhangi bir taşkınlık yapmayan gruba  çevreye zarar verecekleri korkusu ile onlara müdahale edip dağılmalarını istedikleri sonra da dağıtmaya çalıştıkları sırada orada bulunan sanıkların  da kaçmak zorunda kaldığı, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapan gurubun içinde müşteki polis memurlarını darp eden kişiler olduğunun belirlenemediği, zaten sanıkların da savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, ancak anayasal haklarını kullandıklarını, etrafa zarar vermediklerini savundukları, sanıkların savunmalarının  aksi sabit olsa dahi gösterinin anayasal bir hakkın kullanımı olan barışçıl bir hareket olduğu bu durumun anayasanın 34. Maddesi ile A.İ.H.S 11. maddesinde ve bir çok kararda da  açıkça belirtildiği, eyleme katılan sanıkların anayasal haklarını kullanarak barışçıl bir hareketle eylem yaptıkları, dosyaya sağlanan fotoğraflardan da sanıkların herhangi bir taşkınlıkta bulunmadıkları, demokratik haklarını kullanarak barışçıl bir eylem içinde oldukları görülmesi karşısında,  iddia, sanıkların aksi sabit olmayan savunmaları, olaya uygun düşen ve savunmaları doğrulayan 05/05/2013 tarihli olay tutanağı ile dosyada mevcut tüm tutanaklar ve dosya kapsamından anlaşılmakla sanıkların üzerlerine atılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına muhalefet suçundan ve görevli memurlara görevini yaptırmamak için direnme suçlarından tüm sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiş bu yönde mahkememizde de tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur."

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem