Trump'ın vergileri incelenebilecek

Trump'ın vergileri incelenebilecek

ABD Anayasa Mahkemesi, New York’ta Manhattan Bölge Savcısı’nın Başkan Donald Trump’ın vergi beyanları dahil mali kayıtlarına erişebileceği yönünde karar verdi.

Anayasa Mahkemesi, Demokrat Parti liderliğindeki Kongre komisyonlarının Trump’ın mali kayıtlarına erişebilmesi yönündeki alt mahkeme kararlarını ise bozdu.

ABD Anayasa Mahkemesi, Demokrat Parti liderliğindeki Kongre komisyonları ve New York’ta bir savcının Başkan Trump’ın mali kayıtlarını teslim alıp alamayacağı ile ilgili kararını verdi. Mahkeme 2’ye karşı 7 oyla aldığı kararla görevdeki bir başkanın cezai soruşturmalardan muaf olamayacağına hükmetti. Böylelikle, Manhattan Bölge Savcısı Cyrus Vance’in, Trump ve ailesinin gayrimenkul ve şirketlerine yönelik bir soruşturma kapsamında, Başkan’ın vergi iadesi ve mali dökümlerine erişme yolu açılmış oldu. Ancak mahkeme Kongre komisyonlarının Trump’ın mali kayıtlarına ulaşabileceği şeklindeki alt mahkeme kararlarını bozdu.

Yine 2’ye karşı 7 oyla alınan kararda Temsilciler Meclisi’nin üç komisyonunun celp yoluyla Trump’ın mali kayıtlarına ulaşılabileceği yönünde alınan alt mahkeme kararları geri çevrildi. Karar, Trump için kısa vadede zafer olarak kabul edilse de, dosya kapanmış değil.

Demokratlar’ın talebi alt mahkemelerde yeniden görüşülecek. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı iki kararın kabul oyları, 4 liberal yargıcın yanı sıra Mahkeme Başkanı John Roberts ve Trump’ın atadığı muhafazakar yargıçlar Neil Gorsuch ve Brett Kavanaugh’dan geldi. Dokuz hakimin görev yaptığı Anayasa Mahkemesi’ndeki beş hakim Cumhuriyetçi, dört hakimse Demokrat başkanlar tarafından atandı. Üç davada Washington ve New York mahkemelerinde Trump’ın aleyhine karar çıkmıştı Başkan Trump, ABD yakın tarihindeki birçok başkanın aksine, vergi beyannameleri dahil mali verilerini kamuoyuyla paylaşmaktan kaçınıyordu.

Trump’ın avukatları, Kongre’nin Trump’ın vergi beyannameleri de dahil diğer mali kayıtlarıyla ilgili bilgi alma taleplerinin mahkeme kararıyla engellenmesini talep ediyordu. Trump’ın temyiz başvurusunda bulunduğu üç davadan ikisi, Trump’a hizmet veren muhasebe şirketi Mazars ile iki bankaya, Deutsche Bank ve Capital One’a Temsilciler Meclisi komisyonlarından yollanan Kongre celpleriyle ilgili tartışmayı içeriyordu. Demokrat temsilcilerin normal yasama faaliyetlerinin bir parçası olarak celp yollama yetkileri tartışma konusu olmuştu.

Trump’ın azil süreciyle meşgulken bir yandan da mali kayıtlarının peşine düşen Demokratlarsa, etik ve yolsuzluk yasalarının güncellenmesinin gerekli olup olmadığını incelediklerini belirtmişti. Trump’ın avukatları ortada yasamayla ilgili hiçbir amaç olmadığını, meselenin yalnızca Başkan’ı kötü duruma düşürecek bilgi arayışı olduğunu savunuyordu. Bu iki davada da alt mahkemeler Trump aleyhine hükmetmiş ve gerekçelerinde Anayasa Mahkemesi’nin 1927’den bu yana Temsilciler Meclisi’nin geniş soruşturma yetkisine vurgu yapan kararlarını örnek göstermişti.

1927 yılındaki bir davada Kongre’nin Adalet Bakanı’nın kardeşinin banka kayıtlarını isteyen celbini Anayasa Mahkemesi desteklemişti. Başkan Trump hakkında geçen yıl Temsilciler Meclisi’nde çoğunlukta olan Demokratlar tarafından azil süreci başlatılmış, ancak Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu Senato’daki azil yargılamasından Başkan’ın azil gerektiren suç işlemediği kararı çıkmıştı. Temyiz başvurusuna konu olan üçüncü davaysa bir ceza soruşturmasıyla ilgiliydi.

Manhattan Bölge Savcısı Cyrus Vance, Başkan’ın vergi iadesi dökümlerine Trump ve ailesinin gayrimenkul ve şirketlerine yönelik bir soruşturma kapsamında erişmek istiyordu. Trump’ın avukatları dokunulmazlık çerçevesinde görevdeki bir başkanın cezai bir soruşturmaya tabi tutulamayacağını savunuyordu. Bölge savcısı Vance ise soruşturmanın sadece Trump’ın ticari faaliyetleriyle ilgili olduğunu, başkan olarak resmi görevleriyle irtibatlı olmadığını öne sürüyordu. New York’taki temyiz mahkemesi Trump’a karşı karar almış ve 1997’de Anayasa Mahkemesi’nin Başkan Bill Clinton’a karşı aldığı Paula Jones kararını örnek göstermişti. Clinton, Jones’un cinsel taciz suçlamalarına karşı kamu davası açılmasını önlemeye çalışmıştı.