Türkiye'de nüfus alarmı: ‘Genç Türkiye’ tablosu hızla değişiyor

Türkiye'de nüfus alarmı: ‘Genç Türkiye’ tablosu hızla değişiyor

TÜİK verileri, 0-14 yaş grubundakilerin sayısının son iki yılda geriye gittiğini ve Türkiye’yi ‘ithal nüfusun’ ayakta tuttuğunu gösterdi.

SON İKİ YILDA 0-14 YAŞ GRUBU GERİLEDİ YAŞLANMA HIZLANDI

Türkiye'nin geleceğini yakından ilgilendiren bu gündeme dikkat şart! TÜİK'in duyurduğu 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2021 Sonuçları' yaşlanma eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu. Buna göre 65 yaş ve üstündekilerin toplam nüfusa oranı 2020'de yüzde 7.1 seviyesindeyken geçen yıl yüzde 9.7’ye çıktı. 32 olan ortanca yaş ise 33’e yükseldi. Yaşlanma artarken 0-14 yaşta 'kayıp' trendi sürdü. Bu grubun nüfusa oranı son iki yılda geriledi.

TÜRKİYE NÜFUSUNDAKİ DÜŞÜŞÜ ARTIK YABANCILAR KAPATIYOR

Düşündürücü tablonun bir başka unsuru ise yabancılar oldu. Nüfus bir önceki yıla göre 1 milyon kişi artarken bunun 459 bini, oturma ve çalışma izni olan yabancılardan geldi. Son bir yıla ait listede ilk sırayı İranlılar aldı. Onu Irak ve Özbekistanlılar takip etti. Türkiye'deki nüfus artışının 2017'den bu yana gerilemeye başlaması ise 'Genç nüfustaki azalış artık yabancılarla kapatılıyor' değerlendirmelerine yol açtı.

İBRAHİM KAHVECİ: GELECEĞİ ÇÖKEN ÜLKE

Bugün yaşadığımız durum, aslında daha önce vermiş olduğumuz kararların yansımasıdır.

Mesela 2017 yılında Başkanlık Sistemi’ne evet derken bugünkü zamlara, fakirliğe, yoksulluğa evet demiş olduk.

Karar eski ama etkileri şimdidir.

Bütün mesele toplumu bu sürece uyandırabilmek; geleceği önlerine serebilmektir.

***

O zaman yeniden bugün vereceğimiz kararların yarınını biraz konuşalım:

TÜİK 2021 yılında Türkiye nüfusunun 1 milyon 066 bin kişi arttığını açıkladı. Fakat artan nüfusun %43’ü olan 459 bin kişisi yabancı nüfus...

Nüfusu bile ithal eden ülke olmuşuz.

Son 1 yılda ithal nüfusun 60 bini İranlı; 41 bini Iraklı; 35 bini Özbekistanlı; 33 bini Türkmenistanlı; 25 bini Afganistanlı...

Toplam ithal nüfusun ise; 322 bini Iraklı; 184 bini Afganistanlı; 129 bini İranlı; 124 bini Türkmenistanlı; 105 bini Suriyeli...

ÇOCUK NÜFUS AZALIYOR

Adrese Dayalı Nüfus verileri 2007 yılından beri yıllık yayınlanıyor.

2007 yılında 70 milyon 586 bin olan nüfusun 18 milyon 642 bini 0-14 yaş grubundan (%26,4)
2021 yılında ise nüfusumuz 84 milyon 680 bin kişiye çıkıyor. Ama 0-14 yaş grubu nüfus 18 milyon 976 bin kişi (%22,4)

Türkiye’de çocuk nüfus oranı hızla gerilemiş (%26,4’den %22,4’e). Ama asıl tehlike nerede biliyor musunuz: 2019 yılında 19 milyon 212 bin olan çocuk nüfusu 2021 yılında 18 milyon 976 bine düşüyor.

0-14 yaş grubu çocuk nüfusumuz son 2 yılda mutlak olarak da geriliyor ve 236 bin azalış yaşıyor.

Buna karşılık 65+ yaş nüfusumuz ise 694 bin kişi artış göstermiş.

BEBEK MAMASI ÖLÇÜSÜ

2003 yılında 1 milyon 199 bin olan doğum sayısı 2014 yılında 1 milyon 351 bine kadar yükseliyor. Ardından başlayan ekonomik sıkıntılara bağlı gerileme ile doğum sayısı 2020 yılında 1 milyon 113 bine düşüyor.

Kadın başına doğum sayısı da 2003 yılında 2,09’a gerilemiş ve ardından 2014 yılında 2,19’a kadar çıkmıştır. Ama özellikle son yıllarda hızla düşerek 2020 yılında 1,76’ya inmiştir.

Bebek maması bile marketlerde alarm takılıp satılır duruma gelmiş ise, ailelerin çocuk sayısında ekonomik durum sert etki göstermiştir.

Ülke nüfusunun aynı kalması için kadın başına 2,1 doğum gerekiyor. Türkiye 2017 yılı itibari ile bu sınırın altına düşmüş ve artan nüfusu yabancılardan sağlamak noktasına gelmiştir.

***

Özet: AK Parti ile 2004-2014 arası artan nüfus, önce duraksamış ve ardından 2017 sonrası hızla gerilemeye başlamıştır. Nüfus düşüşünü ise ithal nüfus ile kapatmaya başlamış olduk.

YAŞLI VE FAKİR

Bugün ülkemizde kayıtlı çalışan sayısı 22,4 milyon kişidir (Kasım 2021-SGK). Bunun 5 milyonu ise kamuda çalışmaktadır. Ayrıca 13,6 milyon kişi de emekli maaşı alıyor.

17,5 milyon çalışan; 5 milyon kamu çalışanının ve 13,6 milyon emeklinin maaşını karşılamak-üretmek zorunda kalıyor. Bu demektir ki; ülkemizde kamu istihdamı ile veya emekli sayısını artırarak kimse yarınımızı kurtarmamış olacaktır.

O nedenle daha önce bahsettiğim gibi; bugünü kurtaracak değil, bugünü feda ederek yarınımızı kurtaracak politikalara acil ihtiyacımız var.

Çocuklarımızın geleceğini kurtarmak-düşünmek durumundayız. Oysa bugün çocuklarımızın geleceğini satıyoruz.

Yarın yaşlı ve fakir bir ülke olacağız. Yaşlı olacağımız kesin ama fakirlikten kurtuluş elimizde... Bugün vereceğimiz karar yarınımızı belirleyecek.

AİHM VE EKONOMİ

AB çifte standartlı diyebiliriz. Bize başka hukuk uyguluyorlar vs. diye kendimize sebepler üretebiliriz.
Muhalefet ise zaten iktidarın suçlamaları ile karşı karşıya. Kapatalım gitsin ve bitsin her şey diye düşünebiliriz.

Bugün ruhumuzu okşayan farklı fikirleri yasaklama zihniyeti aslında evlatlarımızın geleceğini yok etmek demektir.

Çünkü Türkiye’de yatırım ve istihdam için hukuk gerekiyor. Katma değerli üretim için ise bilgi gerekiyor. Bu ikisi de iyi bir eğitim ve iyi bir adalet sistemine ihtiyaç duyuyor. Bugün ikisini de içten içe bitiriyoruz.

Pandemi sonrası yeni üretim merkezleri arayan AB çevresinde ilk ülkeyiz ama bırakın reel yatırımı, sıcak para bile kaçıyor.

Ruhumuzu okşayan, eskiye dayalı siyasi tutkularımız aslında yarınımızı karartıyor-bitiriyor. Yani evlatlarımızın geleceğini-hayatlarını yok ediyoruz.

Hem nüfus hem de ekonomik veriler geleceği kararan bir ülke olduğumuzu net bir şekilde bize gösteriyor.
Büyük buhran içinde çırpınan ülkemiz aynı zamanda yapısal çöküş içinde. Bu çöküşü dün verdiğimiz kararlar ile bizler onayladık ve bizler istemiş olduk. Şimdi yarınlarımızı kurtarmamız gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Haberler
Yaşam