Yanardağ: Tahran Zirvesi AKP ve Erdoğan için büyük yenilgidir

Yanardağ: Tahran Zirvesi AKP ve Erdoğan için büyük yenilgidir

TELE1''de yayınlanan ''18 Dakika'' programında gazeteci Merdan Yanardağ ile Prof. Dr. Emre Kongar, Suriye''deki vekalet savaşında sona gelinirken, dün gerçekleşen Tahran Zirvesini değerlendirdi. Programda, dünyada cihatçıları tek koruyanın, Türkiye''deki ''İhvancı'' yönetim olduğuna dikkat çekildi.

TELE1 Televizyonu ve ABC Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile Prof. Dr. Emre Kongar '18 Dakika' programında gündemi değerlendirdi.

'İDLİB'TE KURTARILDIKTAN SONRA SURİYE SAVAŞI BİTECEKTİR'

Suriye sorununun görüşüldüğü Astana sürecinin üçüncü toplantısını, Tahran Zirvesini değerlendiren Merdan Yanardağ,  AKP iktidarı ve Erdoğan için Tahran Zirvesi'nin büyük bir yenilgi olduğunu ifade etti. Yanardağ, "Tahran Zirvesi canlı yayında veriliyor ve Putin, 'Bu masada ne IŞİD ne de El Nusra var kimse sivilleri bahane ederek teröristleri korumaya kalkmasın' dedi. Şimdi idlib'te sivillerin zarar göreceği bahanesiyle siyasal islamcı teröristler, Suriye'de ölen yaklaşık 2 milyon insanın katledilmesinden sorumlu olmasına rağmen, onları dünyada tek koruyan ülke Türkiye'deki 'İhvancı' yönetim. Fakat başarısız oluyorlar. Türkiye'yi yönetenler, Suriye'deki ruh hastası cihatçı katilleri koruyor gibi, ama artık kaybettiler. Kimse bizimkileri dinlemedi, tersine neredeyse azarladılar. Tahran Zirvesi devam ederken Suriye Ordusu'nun ve Rusya'nın operasyonu sürüyordu. Belki bu gece bile büyük operasyon başlayabilir. İdlib'te kurtarıldıktan sonra Suriye savaşı bitecektir" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Esad'ın savaşı kazandığını ve Suriye'nin meşru hükümeti ile yeniden işbirliği ve iyi komşuluk ilişkisinin kurulmasını" isteyen acıklamasının önemine dikkat çeken Yanardağ şöyle devam etti:

'TAHRAN'DAKİ MASA KAYBEDENLERİN DEĞİL KAZANANLARIN MASASIDIR'

"Kılıçdaroğlu Suriye konusunda ilk kez bu kadar açık ve net konuştu. Emperyalizmin saldırısına uğrayan Suriye'nin savaşı kazandığını dünya kabul etti. Ortada bir Kuvayı Milliye varsa, bu Erdoğan'ın işaret ettiği gibi ÖSO değildir. Bir yandan siyonizme karşı mücadele ettiğinizi söyleyeceksiniz, na buna 'İsrail dölü' diye saldıracaksınız, sonra o kutsal 'cihat' savaşınıza İsrail'in yardım ettiği ortaya çıkacak. Siyasal islam bütün dünyada utanç verici bir şekilde iflas etti ve çöktü. Suriye'de de yenilgiye uğradı. Dileriz Türkiye'nin ulusal çıkarlarını göz ardı etmeyip Esad'la yeniden ilişki kurarlar. Çünkü, Tahran'daki masa kaybedenlerin değil, kazananların masasıdır. Suriye'de, İdlib'de ılımlı muhalif yok, insan öldüren, katliam düzenleyen, insanlığa karşı suç işleyen dinci caniler ve onların aileleri var.

"Rusya'nın, Suriye'ye yönelik bir ABD müdahalesi ya da bu anlama gelebilecek bir operasyonun üçüncü dünya savaşına neden olacağına ilişkin uyarısı ciddidir. Gerçekte böyle bir olasılık vardır. Türkiye, üçüncü dünya savaşına neden olmamalıdır.

"Suriye'de vekalet savaşı artık bitmiştir. 8 milyona ulaşan Suriyeli mülteciler de umarım barış içinde ülkelerine dönerler. Suriyeli mültecilerin en çok bulunduğu tlke Türkiye'dir. Yaklaşık 3,5 milyon Suriyelinin bulunduğu Türkiye'de toplumsal doku bozulmaya başladığı gibi, sokak güvenliği ciddi anlamda tehliye düştü. AKP iktidarının 'açık sınır' siyaseti, bir planlama ve iskan politikası oluşturmadan mültecilerin denetimsiz şekilde ülkeye girişine izin verilmesi, giderek toplumsal bir felakete dönüşmek üzere. Burada fuhuş çetelerinin eline düşen bir kitle oluşturmak, o insanlara da haksızlıktır. Suriyeli mülteciler Türkiye'nin belli yerlerinde belli şehirlerinde toplu halde yaşamaya başladılar. Bir arada yaşadığınız yerde gelenek ve göreneklerinizi muhafaza edersiniz. Bu nedenle bazı bölgelerde başka bir muhafazakar zemin oluşmaya başladı. Mesela Fatih gibi bazı semt ve bölgelerde neredeyse Türk kalmadı. Bu durumda siz o insanları nasıl buraya entegre edeceksiniz. Mülteciler üzerinden tehlikeli bir Arap düşmanlığı, bir Suriyeli düşmanlığı gelişebilir. Bu yüzden planlı iskan (yerleşim) politikası şart. Sınırları açtılar ama bir yerleşim politikası oluşturmadan ülkeye yayılmalarına neden oldular. Türkiye'de şu anda kayıt dışı milyonlarca Arap ve cihatçı var.  Bunların arasından ylbaşında Reina'yı basan cihatçı katiller de çıkıyor.

"Özbekistan, Tatartistan, Çeçenistan, Pakistan gibi tuhaf yerlerden geliyorlar. İdlib'dekiler de öyle maaş alan, bunu bir iş haline dönüştürmüş kişiler. Vatanını savunanlar maaş için savaşmazlar."

'AKP GENEL BAŞKANI PAZARLIĞA KALKIYOR'

Siyasal İslam denilen radikal İslam'ın siyasette her zaman iki yüzlülük olduğunu söyleyen Prof. Dr. Emre Kongar, "İçeriye bunlar döner ve ABD, emperyalizm, kapitalizm düşmanlığı yaparlar. Dışarıya ise ABD'nin ve israil'in desteğiyle tutunmaya çalışırlar. AKP'ye baktığınızda aynı olay. Bir yandan 'one minute' derler bir yandan da askeri eğitim çalışmaları, ticari ilişkiler. Bu iki yüzlülük bütün dünyada 'BOP' denilen bölgede geçerlidir. İçeride dini duyguları ve cehaleti sömürmek için Emperyalizm, ABD düşmanlığı yaparlar dışarıda silah, para örgütlenme yardımı alırlar. Bu işin temelleri Afganistan'da Sovyetlere yapılan Suudi parası ve CIA örgütlenmesiyle ortaya çıkmıştır." dedi.

Astana'da iki durumdan rahatsızlık duyduğunu ifade eden Kongar, "İdlib'e Suriye Ordusu'nun kendi alanını özgürleştirmek için yapacağı Rusya ve İran tarafından desteklenen operasyonu Türkiye oradakileri korumaya çalıştığı için operasyonu dudurmaya çalışıyor. Davutoğlu, Işid'ciler için 'öfkeli gençler' dedi, Antep'te cihatçılar için hastaneler açıldı. Bunlar biliniyor. İran orada Putin orada. Canlı yayında bütün dünyanın önünde pazarlık yapılır mı. Bir defa bunu lider yapmaz. Sürecin içinde bulunan diplomatlar, teknisyenler tarafından yapılır. Bu toplantının önceden hazırlanan sonuç bildirgesi için çıkar pazarlığını yapar ne alıp veriyporsa orada hazırlar. Bütün dünyanın televizyonları kayıtları sırasında AKP genel başkanı pazarlığa kalkıyor. Daha korkuncu başarısız oluyor.

Beni rahatsız eden ikinci husus Putin'in sözleri. Orada aslında önemli şeyler söylüyor. 'Siz kimin adına konuşuyorsunuz, ateşkesi kimin için istiyorsunuz bu masada onlar yok ki'. Yani diyor ki onlar adına konuşuyorsunuz. O islamcı güçleri Putin'in anması  resmen onların adına konuşuyorsunuz demektir. Korkunç bir şey. Dehşet verici dış politika olayıdır, tarihe böyle geçti. Sonuç olarak Esad orayı temizleyecek. Bunun üstüne bir de ekonomik ve hukuksal kriz var. Türk lirasındaki değer kaybı. Yüzde 75 yılbaşından beri enflasyona yansıdı. Bir de kim varsa muhalif, solcu, pkk'lı diyor atıyorlar. KHK'yla ihraç edilen bir kısım da hapiste." dedi.

Bu heyetin Tahran'da başarılı olması mümkün değildir diyen Yanardağ, "Damat vardı o masada neden vardı?  Bir yandan da tüccar yaklaşımı var acaba Suriye'nin yeniden inşa edilmesinde bir pay alabilir miyiz fikri olmasa Enerji Bakanı orada olmaz. Putin'in yanında savunma bakanı oturuyor Erdoğan'ın yanında damat ve Çavuşoğlu var." diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem