Ali Kaya Soysal

Ali Kaya Soysal

BEŞİKTAŞ 2017 / 18

            Son futbol sezonu geçen Cumartesi akşamı bitti,
Galatasaray 75 puanla şampiyonluğa ulaşırken Fenerbahçe ve Başakşehir
ikili averajla ikinci, üçüncü dereceleri elde etti, Beşiktaş ise 71
puanda kalarak ligi 4. olarak tamamladı...

Yani, yarım asırdır görmediğimiz dörtlü bir çekişmeyi son haftaya kadar taşıyan ligimiz
"atbaşı" sonuçlandı, saniyelik bir şans faktörü, yanlış çalınan bir
düdük, çizgiden kaçan bir gol gibi futbolun içinde bulunan kader
anları bu sene zirvedeki sıralamayı belirledi...

            Oysa Beşiktaş ilk şampiyonluğu göğüslediği 2015/16
sezonunda ikinci Fenerbahçe ye 5, Başakşehir e 20, Galatasaray a ise
28 puan fark yapmıştı..2016/17 de ise 77 puanla ikinci şampiyonluğuna
ulaşırken en yakın rakibi Başakşehir den 4, Fenerbahçe ve Galatasaray
dan 13 er puan öndeydi...

           Dolayısıyla , yarım asırdır yaşanmamış son haftaya kadar
süren "dörtlü turnuvanın" böylesine pamuk ipliğine bağlı ince
farklarla bitmesi üzerine bir takımın başkanın, teknik adamının,
futbolcularının gereğinden fazla göklere çıkartılmasını ,
diğerlerininde yerin dibine batırılmasını kabul etmem mümkün değil..

         Kaldı ki, hakem hatalarının direkt sonuçları bu denli
etkilediği başka bir sezona az tanık oldum...Ligin başlarına,
ortalarına dönmenin anlamı yok, çünkü telafi edilecek süreler vardı,
ancak final haftalarına yaklaşırken çalınan ve çalınmayan düdükler bir
hayli can yaktı...

Üç örnek vereceğim sadece ; 26. hafta,
Fenerbahçe-Galatasaray maçında sarı-lacivertlilerin verilmeyen iki
penaltısı, 30. hafta Alanya-Galatasaray maçında durum berabere iken
Douglas ın atağından doğan pozisyonun penaltı ve Muslera ya kırmızı
kartla cezalandırılması gerekirken ofsaytla kesilmesi, ki bir sonraki
hafta şampiyonluğun düğüm maçı oynanacak G.Saray-Beşiktaş arasında ve
32. hafta Fenerbahçe Bursa karşısında berabere durumda zorlanırken
Bursa savunmasının belkemiği Titinin haksız bir kırmızıyla ihracı ve
bu andan sonra maç sonucunun sarı-lacivertlilere dönmesi...

        Sadece bu 3 maçtaki yanlış düdükleri toplayın, çarpın ,bölün
ve zirveyi hesaplayın, bakın nasıl bir sıralamayla
karşılaşıyorsunuz...Peki soru şu, hakemler bu hataları kasıtlımı
yaptılar?

        Gönlüm centilmen bir spor adamı olarak "hayrı" demeyi çok
isterdi, ama mantığım, yıllarca yaşadıklarım ve Türkiyenin kokuşmuş
futbol ortamı bana hayır dedirtmiyor..Hiç kıvırtmadan fikrimi
söyleyeyim, iki kez üstüste şampiyon olan, Şampiyonlar Liginde çiddi
başarılar, gelirler elde eden Beşiktaşın ileriye gitmesine izin
verilmedi, kim veya kimler tarafından mı?

        "Derin Futbol" tarafından, ispatımı, 35-40 yıldır
yaşanmışlıklar, Şerefli ikincilikler..Güncel delil arıyorsanız, son
Kupa maçı gündemine bakınız..

        Bu yazımın amacı Beşiktaş ın 2017/18 sezonundaki analiziydi,
ama yukarıdaki gerçekleri atlarsam doğru değerlindermeler yapamam
diye düşündüm. Öncelikle kestirmeden yazayım, gerek kadro kalitesi,
gerekse ortaya konulan oyun açısından Beşiktaş bu sezon şampiyon
olmalıydı, yukarıdaki hakem hataları olmasa belkide
olacaktı...

Sonrasında da şunu belirteyim , Fatih Terime uzun süre
muhalefet ettikten sonra tekrar imparator tahtına oturtup, Şenolun
Güneşini "balçıkla sıvamaya çalışan" medyamızda duysun..

      Beşiktaş bana göre "yılın takımıdır", çünkü ortada çok başarılı
bir Şampiyonlar Ligi performansı vardır...Bu sene Portekiz şampiyonu
olan Porto gibi, Fransa Ligini "trilyarder" Paris St. Germainin
ardından ikinci olak bitiren Monaco gibi, zorlu Bundesliga yı 6.
tamamlayan güçlü Leipzig gibi takımların yer aldığı gruptan şimdiye
kadar hiçbir Türk takımına nasip olmayan namağlup lider çıkması
basınımız tarafından göz ardı ediliyor ve "lokal ligimizde" kılpayı
dördüncü olduğu için "tu kaka " ilan ediliyor...

       Neyse, "böyle gelmiş böyle gider" veya "böyle başa böyle tarak"
diyelim ve devam edelim...

        Yukarıdaki gerçekler ışığında geçtiğimiz sezon diğer
takımların başına hiç gelmeyen veya az gelen handikaplarda yaşadı
siyah-beyazlılar...Rakipleri Fenerbahçe ve Galatasaray Avrupa
Kupalarının ön elemelerinde elenip tüm dikkatlerini lige verirken
onlar Mart başlarına kadar yarışın içinde kaldılar...Bu durum içeride
konsantrasyon kayıplarına yol açtı, nitekim ligin ilk yarısında
kazanılan 30 ve ikinci yarı elde edilen 41 puan bu tablonun
göstergesidir..


        Bu yoğun tempo Gökhan Gönül, Adriano, Atiba, Tosiç, Oğuzhan,
Tolgay gibi ilk onbir oyuncularının uzun süren sakatlıklarına yol
açtı, ligin son 4 haftasına girerkende Pepe ve Caner sezonu kapatan
adele sakatlıkları yaşadılar...Canerin 8, Quaresmanınsa 5 maçlık
rekor cezalarına ne tip saha içi organizasyonlarının neden olduğu
hafızalardadır..

       Cenkin bence doğru bir kararla iyi bir rakam karşılığında
Evertona satılmasının ardından devre arası alınan geçen yılın gol
kralı Wagner Loveın hayal kırıklığı, Lensin bir türlü oturmayan
formu, Medelin takıma geç katılımı, genç golcü Larinin Şenol Hoca
tarafından tercih edilmemesi handikapların devamı
niteliğindeydi..Düşünün, kadro derinliği olduğu herkesçe kabul gören
Beşiktaş son 2 haftaya altyapıdan gelenlerle birlikte 17 oyuncuyla
çıkmak zorunda kaldı, hatta Necip kale hariç heryerde oynatıldı,
hakkınıda verdi...
      Tüm faktörleri toplayacak olursak Beşiktaş geçen sezonu genelde
başarılı geçirmiştir, Avrupa da ismini duyurmuş, "annemizin liginde"
ise "boyun farkıyla" dördüncü olmuştur..Medyamızı biraz daha insaflı
olmaya, gerçekleri görmeye ve sadece neticeyle değil "hatice" ile de
ilgilenmeye davet ediyorum...

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR