Siyasetin finans kaynağı meselesi

Üç gündür Halk TV yorumcusu Levent Gültekin ile Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce'nin arasında yaşanan bir polemiğe şahit olduk. Gültekin, Memleket Partisi’nin iktidardan para alıyor olabileceğini ima ederek, “Muharrem İnce söylesin, bu partinin parası nereden geliyor?” diye sordu. Muharrem İnce ise "Hodri meydan Halk TV’de tartışalım. İftira atıyorsunuz" dedi. Hoş, Levent Gültekin Babacan ve Davutoğlu’na da aynı soruyu yöneltti. Ancak İnce’ye olan suçlamaları daha ağırdı.
***
Herkes siyasetin yozlaşmasından, para ile eşdeğer hale gelmesine dem vurur da kimse bunun nedenlerini sorgulamaz, sorgulamak istemez… En başta siyasiler ve siyasi partiler… Siyasetin finans kaynağı meselesini tartışan bir lidere rastlamazsınız memlekette mesela… Çünkü siyasetin finans kaynağı meselesinin tartışılmaya başlanması, kurulan rahat düzenlerin de sarsılması anlamına gelmektedir bir bakıma… Bugünkü siyaset düzeni, ister iktidar ister muhalefet olsun, tamamen para üzerine inşa edilmiştir ne de olsa…
***
Dolayısıyla bu tartışma, görünürde siyasetin finans kaynağı tartışması ancak toplumun yararına olacak düzeyde değil. Sermayenin gücünden yararlanmayan siyasal partinin olmadığı bir sistemde, bu tartışmaların tek taraflı yapılması sonuç getirmeyecektir. Çünkü iktidar ya da muhalefet tarafında yer alarak tartışılmasından ziyade bir demokrasi ve siyasi etik meselesidir.
***
Siyasetin yozlaşmasından, akçeli işlerle eşdeğer hale gelmesinden kuşkusuz herkes muzdarip. Kim, hangi motivasyonla birilerine para veriyorsa, bunun sermayeye temas etmeden gerçekleşmesi mümkün değildir. Bana bir politikacı gösterin ki sermayedarlarla işi olmasın… En küçük bir belde belediyesinde bile başkanın arkasında o yörenin para ağaları var. Seçim sürecinde başkanı maddi olarak desteklerler ki karşılığını misliyle alabilsinler ya da siyaseti perde arkasından yönetebilsinler… 
***
Kapitalizmin egemen olduğu bir sistemde yaşıyoruz. Kapitalizm, kimilerine göre kusursuz bir sistem… Kimilerine göre eldeki alternatifler arasında kötünün iyisi bir sistem… Kimilerine göre de bütün kötülüklerin anası ya da babası, Allah’ın belası bir sistem…
***
Kapitalizmin sarılmaz tahtı, salt ekonomik bir paradigma olmasından kaynaklanmaz. Eğer böyle olsaydı iktisadi açıdan bu kadar çelişki barındıran bir modelin şimdiye kadar yerinde yeller esmesi gerekirdi. Kapitalizmin sarsılmayan tahtı, ekonomi temelli bir çıkış noktasından başlayarak aile, din, eğitim, siyaset gibi sosyolojik kurumların hepsini dizayn etmiş olmasındandır. Zaten modernitenin de özü budur. Yani kapitalizm aldığımız her nefeste, attığımız her adımda bizimle birliktedir. Bu durum elbette bir gecede gerçekleşmemiştir. Tarihsel süreç içerisinde, burjuvanın siyasi anlamda hak talep eden bir pozisyonda olması da kapitalizmin kurumsallaşmasında etkilidir.
***
Günümüzde siyasetçiler tarafından çokça dile getirilen siyasi yozlaşma, çürüme meselesinin, siyasetin finans kaynağını ele almadan çözülmesi mümkün değildir. Zira arkasına iyi bir para ağası bulmadan politikada başarı elde edilemeyen bir siyasal düzende; yozlaşma, çürüme kaçınılmazdır. Bu durum kuşkusuz kamu kaynaklarının da har vurup harman savrulmasına yol açmaktadır. Çünkü politikacı kampanya sürecinde bir sermayedara ihtiyaç duymakta, o sermayedar sayesinde seçimi kazandığında da kamu kaynaklarını sermayedarların lehine ekonomik rasyonaliteden uzak bir şekilde kullanmaya başlamaktadır. Siyasetin içinde olduğu en büyük açmaz budur.
***
Konuyla ilgili güzel akademik çalışmalar da mevcuttur. Mehmet Okan Taşar, siyasi yozlaşmayı kamu ekonomisi bağlamında ele aldığı makalesinde meseleyi şöyle sonuca bağlar:

“Özellikle seçim dönemlerinde seçmenlerin toplumsal bir bilinç içerisinde hareket etmelerinin sağlanması, maddi çıkar beklentilerinin ortadan kaldırılması, oy ticaretinin engellenmesi, siyasi ahlak ve demokrasi kültürünün yerleştirilmesi, her şeyden önde gelmelidir. Ancak bu şekilde seçim dönemleri, gerek kamu ekonomisi gerek özel ekonomi açısından kritik ve belirsiz tarihler olmaktan uzaklaşacak, kamu kaynaklarının yolsuzluklara yol açacak şekilde kullanılmasını engelleyecektir.”

***
Siyasetin finans kaynağı, gündelik siyaset salvolarıyla bir ya da birkaç parti üzerinden tartışılacak bir konu olmamalıdır. Seçimlere az bir süre kala bu konuda bir toplumsal bilinç uyandırmak gerekmektedir. Özellikle düzenin gidişatından memnun olmadığını iddia eden muhalefet partilerinin bu konuyu işlemeleri, çözüm önerileri sunmaları önemlidir.
***
İyi sermayedar bulan genel toplumsal faydaya hizmet edecek iyi ekonomik yatırımlar yapabilir ancak siyasette bu işin ters teptiği aşikârdır. Çünkü siyasette arkasına iyi sermayedar bulan genel toplumsal faydaya hizmet edebilecek iyi siyaset yapamamaktadır. Bir sonraki yazıda görüşmek ümidiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR