''''Sihirbazlığın yükselen değer olduğu toplumda, Sülün Osman en büyük liderdir!''''

“ … 1960 Halkçı Gazetesi’nin sahipliğinde Nihat Erim’e verilen para cezasıyla yaşadığı sıkıntıyı, Hüseyin Cahit Yalçın’ın aynı gazetenin başyazarı olarak mahkumiyetini Menderes döneminde yaşadık. Günümüzde de değişen bir şey yok.

AKP iktidarı yalnız gazete sahiplerine değil, gazetecilere de seri davalar açıyor, gözaltılar, süresiz yargısız hapiste misafir etmeler yaşanıyor.

Vergi şantajları ile dünü aratır hale geldiler.”

Bu cümleler, eski gazeteci, eski siyasetçi ve halen sanayici olan, ağabeyim, dostum Murtaza Çelikel’in “Benim Küçük İmparatorluğum MURTAZA ÇELİKEL KİTABI”ndan alındı.

Çelikel, kitapta annesi, babası, eşi Prof. Dr. – eski Adalet Bakanlarından- Aysel Çelikel, çocukları Ayşe ve Mehmet’le olan ilişkilerinin yanı sıra, 1950’li yıllardan başlayarak siyaseti, basını, iş dünyasını olaylarla, isim isim anlatıyor.

Çelikel kitapta, Ecevit’lerle olan ilişkisine tartışmalarıne da yer veriyor. Çelikel, DSP’nin kuruluşunda mütedeyyin kesimle ilgili önerisini Bülent Ecevit’e nasıl aktardığını şu ifadelerle özetliyor:

“Karşı görüşte olanlar, Atatürkçülüğün ve laikliğin kendilerine sağladığı imkanlardan ve nimetlerden, sizin, benim gibi faydalanacaklarının farkında değiller. … Atatürkçülük ve laiklik konusunu tartışılır hale geirdiler. Savunanlara da Atatürk devrimlerine de zarar verdiler, irticayı hortlattılar. Yüzde 99’u müslüman olan bir ülkede cami cemaatini yok sayıp, görmezden gelemeyiz.”

Kırmızı Kedi yayınlarından çıkan “Benim Küçük İmparatorluğum MURTAZA ÇELİKEL KİRABI”nda, isimlerini unuttuğunuz olayları, geçmişin önemli insanlarını anımsayacak, kah gülecek, kah düşüneceksiniz.

***

Usta TRT programcısı, Atatürk’ün Hayatı ve İsmet İnönü gibi sayısız belgesele imza atan, çok sayıda program sunan Nazmi Kal, 24 Haziran sonrası duygularını dile getiren bir yazı gönderdi. Kal’ın akıcı bir dil ve “ HAVLU ATTIM” başlığı ile kaleme aldığı yazı özetle şöyle

“Daha dün biri birlerine :

‘kandan beslenen vampir, ‘ kafatasçı milliyetçisi,’ağzından salyalar akan kişi,‘Kandil yetiştirmesi’, ‘Türk düşmanı’, ‘BOP gömleğini giyerek milletimizi kandıran’,‘Öcalan canisiyle başkanlık sistemini kurma hedefine sabitlenen’, ‘alçak’, şerefsız’, ‘Zürriyetsız’

diyenlerin kol kola girerek kurdukları ittifakın bu başarısı toplumda ahlak değerlerinin dumura uğramasının göstergesidir..Eğer bir toplum bilginin yerine yalana,gerçek yerine dedikoduya,dürüstlük yerine hırsızlığa,adalet yerine zorbalığa oy veriyorsa yok oluyor demektir.

Ahlakın yok olduğu bir toplumda bilginin,adaletin,ekonomik gerçeklerin,yurtseverliğin,dürüstlüğün önemi kalmamıştır.…

Bu seçimler yalanın,iftiranın başarılı bir yöntem olduğunu göstermiştir...

Bu seçimler beni bu sonuca ulaştırdı….Bu başarıyı ancak sihirbazlıkla açıklayabiliyorum…Sihirbazlığın yükselen değer olduğu toplumda Sülün Osman en büyük liderdir.

…Bundan sonra siyaset yapacaklara tavsiyem söz söylemek ve insanlar üzerinde etki yapmak kurslarına ve bir sihirbazlık okuluna kaydolsunlar... ,

Son sözüm: Felaketler mutluluğa giden yolun habercisidir….Bir yıl sonra görüşmek üzere”

Ben usta Nazmi Kal kadar karamsar olmasam da görüşlerinin önemli bölümüne katııyorum.

Ancak, havlu atmak, ne Nazmi Kal gibi bir ustaya, ne de bizlere yakışır.

Demokrasi, özgürlük ve adalet gelene kadar mücadeleye devam…

Önceki ve Sonraki Yazılar
SON YAZILAR