YEME İÇME DOKUNMA: Ukrayna heyetine niye uyarı yapıldı? Abramoviç neden Rus heyetinde? Zelenski, geri adım mı attı? Deneyimli gazeteci Mustafa Aşcıoğlu yazdı

YEME İÇME DOKUNMA: Ukrayna heyetine niye uyarı yapıldı? Abramoviç neden Rus heyetinde? Zelenski, geri adım mı attı? Deneyimli gazeteci Mustafa Aşcıoğlu yazdı

Rusya’nın Ukrayna operasyonu 35.gününe girdi. Taraflar arasındaki görüşmeler ise hem göz önünde hem de perde arkasında sürüyor. Ama en temel kural unutulmamalı: Her şey üzerinde anlaşma sağlanmadıkça, hiçbir şey üzerinde anlaşma sağlanmış sayılmaz.

Mustafa AŞCIOĞLU / Gazeteci

Meslek hayatım boyunca, çok sayıda müzakere süreci takip ettim. İsrail-Filistin, Azerbaycan-Ermenistan, İngiltere-Kuzey İrlanda ve Kıbrıs. Ama aradan geçen onca yıla rağmen hala bu bölgelere, tam anlamıyla barış da gelmedi huzur da. Herkes, her zaman diken üstünde.

İsrail malum, Filistin’i acımasızca eziyor. Gerçi hangi Filistin? Radikal dinci Hamas’ın kontrol ettiği Filistin mi yoksa Batı Şeria'yı yöneten El Fetih’in Filistin’i mi?

Azerbaycan ile Ermenistan daha geçen yıl yine savaşmadı mı?

İngiltere ile Kuzey İrlanda arasındaki Stormont görüşmeleriyle başlayan ve Good Friday (Hayırlı Cuma) anlaşmasıyla taçlanan görüşmelerden sonra bölgede tansiyon zaman zaman yükseliyor.

Ya Kıbrıs?
“Gali Fikirler Dizisi”ni mi anlatayım, “Annan Planı”nı mı? Taraflar defalarca buluştu, görüştü. Hep bir umutla. Hatta bir keresinde, diplomaside nadir uygulanan bir kural işletildi. Taraflara gece yarısı 24:00’e kadar süre verilmiş, pazarlık uzayınca saatler gece yarısına 2 dakika kala 23.58'de durdurulmuştu. Ama olmadı. An itibarıyla bakıldığında elde var kocaman sıfır.

Tüm bu müzakere süreçlerinde, tarafları masada tutmak ve anlaşmaya zorlamak için her madde üzerinde anlaşılması yeterli görülmedi. Diplomaside “paper” denilen belgenin tamamı üzerinde anlaşma baskısı oluşturuldu. Yani, “her şey üzerinde anlaşma sağlanmadıkça, hiçbir şey üzerinde anlaşma sağlanmış sayılmaz.” denildi.

Ama bu noktada çok önemli bir duygunun da belirleyici olduğunu belirtmeliyim. Ne mi? Tabii ki, güven duygusu. İşte o duygu zedelenmiş ve zarar görmüşse, anlaşmak çok da mümkün görünmüyor. Ya da çok uzun zaman alıyor.

Rusya ile Ukrayna arasında da “güven sorunu” var. Ve bu durum, İstanbul Dolmabahçe’de yapılan görüşmede de tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Türkiye’nin girişimleriyle taraflar buluştu. Ama, Ukrayna heyetine, İstanbul’a gelirken ciddi bir uyarı yapıldı. Hem de bizzat Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba tarafından. Bakan ne mi dedi?

Kuleba, İstanbul'daki müzakerelere katılan Ukrayna heyetinin üyelerine "hiçbir şey yemeyin ve içmeyin" tavsiyesinde bulundu. Hatta Ukrayna Dışişleri Bakanı daha da ileri gitti. Meslektaşlarını "Yüzeylere dokunmaktan kaçının," diyerek uyardı.

İstanbul Dolmabahçe’de masa kuruldu, Ukrayna heyeti de oturdu. Ama öldürülmekten korkarak ve zehirlenme endişesi taşıyarak.

Çünkü “Dolmabahçe Buluşması” öncesinde, 3-4 Mart tarihlerindeki müzakerelere katılan bazı heyet üyelerinin zehirlendiği öne sürüldü. Rus milyarder Roman Arkadyeviç Abramoviç de o isimler arasındaydı.

Hatta iddiaya göre, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile görüştükten sonra, kaldıkları evden ayrılırken gaz bombasının patlaması sonucu Abramoviç'in de aralarında olduğu 4 kişi gazdan etkilendi.

Yine iddiaya göre, gözlerde ve ciltte yanma hissi veren gazdan etkilenenler Ankara'ya geldi. Ankara Şehir Hastanesi'ne yerleştirildi. Hastanede özel bir bölümde tedavisi yapılan Abramoviç'in ismi de kayıtlarda gizli tutuldu.

İşte o Abramoviç de Dolmabahçe’deydi. Rus heyetinde yer aldı. Niye mi? Yanıtı Putin’in sözcüsü verdi. Türkoloji mezunu olduğu için akıcı bir Türkçesi olan Peskov, Abramoviç için, “belirli temasların sağlanmasına yardımcı oluyor.” dedi. Yani Abramoviç, Rus heyetinin resmi bir üyesi değil. Ancak yine de müzakerelere Rusya adına katıldı. Putin’in bir bildiği vardır.

Peki “Dolmabahçe Buluşması” işe yaradı mı? Kuşkusuz evet. 2 gün olarak planlanan buluşma yarım gün sürdü, ama olsun, nihayetinde, görüşme görüşmedir.

Görüşme sonrası yapılan açıklamalar ise çelişkili. Ukrayna'ya göre, müzakerelerde ilerleme sağlandı ve Rus tarafı ilk kez ültimatom verme ve kırmızı çizgilerinden söz etmek yerine Kiev'i dinledi.

Rusya'ya göre ise, Ukrayna’nın taleplerini yazılı olarak sunması memnuniyet verici olsa da "henüz bir ilerleme yok".

Detaylandırayım ama sıkılmak yok.

Rusya tarafı, “daha yapılacak çok iş” olduğu görüşünde. Ama yine de tamamen “umutsuz” değil. Rusya, göz önünde müzakere yapılmasından da yana değil. Kremlin, görüşmelerin sessiz devam etmesi gerektiğine inanıyor. Zaten, taraflar, müzakerelerin bundan böyle, video-konferans formatında yapılmasına karar verdi.

Aslında Rusya, İstanbul’daki görüşmede, tansiyonu düşürmek için askeri ve siyasi alanda iki adım attı. İlki, Kiev ve Çernihiv bölgelerinde Rus ordusunun askeri faaliyetlerinin büyük ölçüde azaltılması. İkinci adımsa, Dışişleri bakanları tarafından barış anlaşmasının parafe edilmesiyle, Putin ve Zelenski arasında ikili görüşme yapılması.

Rusya tarafında gözler Putin’e çevrilmiş durumda. 3 saat süren “Dolmabahçe Buluşması”na katılan Rus heyeti, Moskova’ya iner inmez, üstelik saatin geç olmasına rağmen, Ukrayna’nın yazılı tekliflerini Putin’e iletti.

Peki Ukrayna’nın yazılı olarak sunduğu teklifte neler var?

  • Ukrayna, aralarında Türkiye’nin de olduğu 8 ülkenin garantör olmasını istedi.
  • Zelenski, NATO ve AB üyeliklerinden vazgeçti.
  • Kırım ve Sivastopol meselesi ayrı tutuldu ve bu konu önümüzdeki 15 yıla yayıldı. Yani buzdolabına kaldırıldı.
  • Ukrayna’nın doğusundaki Rusya yanlısı bölgenin statüsü ve akıbetine ise, iki lider karar verecek.

Aslına bakarsanız, Ukrayna’nın yazılı olarak sunduğu bu teklif, Putin’in işine gelebilecek gibi duruyor. Yani, Zelenski geri adım atmış bile sayılabilir.

Tarafların, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği 24 Şubat’tan hemen 4 gün sonra görüşmelere başladığı düşünülürse, daha yol çok hem de çok uzun.

Süreç de öyle kolay değil. Çünkü, barış anlaşmasının imzalanması, ateşin kesilmesi ve silahların tam anlamıyla susmasıyla mümkün. Anlaşmanın referanduma götürülmesi, sonra parlamento onayı gerekli. Hatta garantör ülkelerin parlamentoları tarafından onaylanması da.

Tabii, Rusya’nın işgal gerekçesi olan Neo-Nazilerle ilgili henüz bir adım atılmış değil. Yani, gerçekten bir anlaşma için, “her şey üzerinde anlaşma” sağlanması gerekiyor.

Rusya-Ukrayna savaşında barış adına, tünelin ucunda ışık göründü. Ama tünelin uzunluğu ne kadar o belli değil.

Twitter: https://twitter.com/MustafaAscioglu

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem