Yeni çıkan kitaplar / 19 Mart 2018

Yeni çıkan kitaplar / 19 Mart 2018

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:[email protected]-----ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.Editörlerimizin...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-445.jpg

Jose Saramago
RESSAMIN GÜNLÜĞÜ
Çeviren: Mehmet Necati Kutlu, Ertuğrul Önalp
Kırmızı Kedi Yayınları

H. bir portre ressamıdır. Yeteneğinin sınırlarının farkındadır ama bununla barışık olduğu söylenemez. Tanınmış bir işadamının portresini yapmak için görevlendirilir. Ancak onun gözü işte değil oynaştadır. Portre bir türlü istediği sonucu vermeyince, büyük ressamların tablolarından esinlenmek için İtalya’ya gider. Tam bu sırada arkadaşı, Salazar rejiminin gizli polisi tarafından tutuklanır.

Resim, cinsellik ve siyaset üçgeni içinde hayatını sorgulayan bir ressamın kendi dilinden hikâyesi. Saramago’nun da ilk romanı.

296 s. İstanbul 2018

2-383.jpg

Ahmet Yıldız
ALÇAKLIK ÖYKÜLERİ
Boyalıkuş Yayınları

Aşk, ihanet, savaş, para, hırs...
İnsanın değişmeyen yazgısı. 
İnsanlık tarihine yalnızca kahramanlar yön vermez, alçaklar da en az kahramanlar kadar  tarihin akışında önemli rol oynamışlardır.  Ahmet Yıldız, Bizanslılar’dan Haşhaşiler’e, Kırım Savaşı’ndan İzmir’in işgaline ve günümüze dek, kültürümüzle ilişkili geniş bir tarihsel coğrafyada yaşanan olayları anlatıyor. Alçaklık Öyküleri insanlık var oldukça dünyanın her yerinde her kuşağın okuyabileceği “klasikler'' tadında, birbirinden ilginç öykülerden oluşuyor.  

128 s. İstanbul 2018

3-280.jpg

Simon Critchley
FUTBOL DÜŞÜNÜRKEN ASLINDA NE DÜŞÜNÜRÜZ?
Çeviren: Oğuz Tecimen
Metis Yayıncılık

Futbol pek çok şeyle yakından ilgilidir: hafıza, tarih, mekân, toplumsal sınıf, toplumsal cinsiyet, kimlik, grupların doğası vs. Aslen işbirliğine dayanır, hatta sosyalisttir; diğer taraftan açgözlülük, yozlaşma, kapitalizm ve otokrasi çukurunda var olur. Bu nedenle futbolun şirketleşmiş yapısının eleştiriye tabi tutulması acil bir ihtiyaçtır. Ama diğer yandan biçime daha çok odaklanan bir futbol poetikası da bir hayli elzemdir. Hepimiz biliriz, hissederiz: Futbolda güzellik vardır.

Simon Critchley, bir futbol felsefesi yazmaya girişmiyor, oyunun bir fenomenolojisini yapmak istiyor. “İşçi sınıfının balesi'' futbolun önümüze bambaşka bir zaman ve mekân düzeni serişini, kimliği ve kimliksizliği sahneleyişini, seyircilerin oyuna katılımını inceliyor. Futbol deneyiminin dokusuna, varoluşsal matrisine olabildiğince yaklaşarak, oyunu yepyeni bir açıdan görebilmemizi sağlayacak şekilde sözcüklerin çınlamasına olanak tanıyor:

“Bu kitabı yazarken şaşırtıcı ama hoş bir şekilde şunu keşfettim: Mekân, zaman, tutku, akıl, estetik, ahlak, siyaset gibi genel konularda felsefi açıdan doğru olduğuna inandığım şeyler en çok da futbolda, hatta ancak futbolda doğruydu. Bu da ya felsefe keyfe keder bir spora indirgenebilir demekti, ya da futbol dünyada insan olmanın anlamına dair kalıcı içgörülere ulaşma ayrıcalığı sağlıyordu. Umarım okuru ikincisine ikna edebilirim.''

176 s. İstanbul 2018

4-191.jpg

Celil Oker
GENÇ YAZARLAR İÇİN HİKAYE ANLATICILIĞI KILAVUZU
Altın Kitaplar

“İnsanoğlunun hikâye anlatıcılığını birçok hayati şeyden çok önce öğrendiğini biliyoruz. Yüz binlerce yıldan beri hikâye anlatıyoruz. Bu kadim ve şahane işi yapman için sana yardım etmeye niyetliyim. Birlikte çalışacağız. Çalışmamız bittiğinde eskisinden daha iyi hikâyeler anlatacağına eminim. Çünkü ''yaratıcılık’ doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir.''  Anlatacak bir hikâyeniz var ama sözcük denizinde nasıl ilerleyeceğini bilmeyen bir kaptan gibi mi hissediyorsunuz? Ya da bir yol haritasına mı ihtiyacınız var? Yoksa yazarlığın doğuştan gelen bir yetenek olduğunu mu düşünüyorsunuz? Polisiye edebiyatımızın en önemli isimlerinden Celil Oker, elinizdeki kitapta tüm bu sorulara yanıt veriyor, Yaratıcı Yazarlık Teknikleri eğitimlerindeki deneyimini genç yazar adaylarıyla paylaşıyor. Doğru bir yöntemle çalıştığınızda yazının o büyülü dünyasına pekâlâ girebileceğinizi, yazarlığın doğuştan kazanılan bir yetenek olmadığını söylüyor.

Olay örgüsü, karakter yaratmak, çatışma, diyalog ve üslup gibi kurmacanın temel öğelerinin örneklerle anlatıldığı kitapta hikâye anlatma sanatının incelikleri gösteriliyor, işin püf noktalarını ve bu alanda sık yapılan yanlışlara dikkat çekiliyor. Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu, anlatacak bir hikâyesi olan genç yazar adayları için çok değerli bir kılavuz.

104 s. İstanbul 2018

5-112.jpg

Sara Ahmed
FEMİNİST BİR YAŞAM SÜRMEK
Çeviren:Beyza Sümer Aydaş
Sel Yayıncılık

İkinci dalga feminizmin “Kişisel olan politiktir'' önermesi, sosyal bilimlerin merkezinde bir gedik açtı. Sara Ahmed, bu gediğin çapını “Kişisel olan teoriktir'' diyerek genişletmek, kuramsal olanın yaşamsal olanla ilişkisini yeniden kurmak için cüretkâr hamleler yapıyor; akademik çevrelerce dahi “radikal'' olarak betimlenen bu hamlelerin gündelik olana içkinliğini gözler önüne seriyor. Düşüncemizle eylemlerimiz arasında bütünlüklü bir ilişki kurabilmenin, savunduğumuz değerleri hayatımıza yedirebilmenin keyifli ve bir o kadar çetin mücadelesine ışık tutuyor.

Feminizme tutunmak, onun çatısı altında mücadele etmek, sesinin yankısında kendini duymak; işyerinde, aile sofrasında, akademide, ikili ilişkilerde kazanılan her tecrübeyi eleştirel düşünceyle buluşturmak… Feminist bir yaşam sürdürmenin her şeyi sorgulanabilir kılmakla mümkün olduğunu vurgulayan Ahmed, öğrenmenin, deneyimlemenin, yaşam ile düşünce arasındaki çatışmalı sürecin hiçbir zaman sonlanmayacağını belirtirken sorgulamayan, kendi sınırlarını inşa eden her hareketin iflas etmeye mahkûm olduğunun da altını çiziyor.

“Umut olan yerde, zorluk vardır'' diyerek önümüze çıkacak engelleri birer motivasyon kaynağına dönüştüren, feminizmin gerekliliği ve feminist bir hayatın nasıl sürdürülebileceğine dair coşkulu, davetkâr ve umut dolu bu metin, gözünü budaktan sakınmayanların, elini taşın altına koymaktan çekinmeyenlerin kolektif eyleminin bir davetiyesi niteliğinde.

“Feminizmin korku salmasına şaşmamalı; birlikte tehlikeliyiz.''

394 s. İstanbul 2018

6-092.jpg

Halid Ziya Uşaklıgil
BİTMEMİŞ DEFTER
Can Yayınları

Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.

-Ahmet Hamdi Tanpınar-

Mai ve Siyah ve Aşk-ı Memnu gibi başyapıtların yazarı Halid Ziya Uşaklıgil’in öyküleri de romanları kadar önemli. Romanlarında daha belirli konular üzerinde duran yazar, öykülerinde Osmanlı’dan cumhuriyete uzanan süreçte değişen sosyal hayat üzerine gözlemlerini ve kendi hatıralarını çarpıcı tespitlerle bezeyerek aktarıyor.  

Bitmemiş Defter, Halid Ziya’nın öykülerinin konularına göre yeniden sınıflandırılmasıyla ortaya çıkan bir derleme. Yazarın belki de en başarılı olduğu karakterlerin, kadınların merkeze alındığı öykülerin toplamı. Ülkesinden kaçırılıp cariye olarak konaklara satılan kadınlar, kocasını öldürenler, sanatçı kadınlar, evlenme telaşındaki genç kızlar, geçim derdiyle çırpınanlar, veremliler, bohçacı kadınlar… her yaştan, her sosyal sınıftan, kimi zaman acıklı kimi zaman gülümseten öyküler…

Ülkenin belki de “en uzun yıllarında'' yaşamış, tüm deneyimlerini hayran bırakan gözlem gücüyle çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara aktarmış yazarın, modern edebiyatımızın mimarlarından Halid Ziya’nın gözünden Türkiye’nin kadınları. Her birinde önce, “Bunlar gerçekten yaşandı mı?'' diye soracağımız ama sonrasında birçoğunun hâlâ da yaşandığını fark edip şaşıracağımız benzersiz öyküler.

232 s. İstanbul 2018

7-081.jpg

Ursula K. Le Guin
SÖZCÜKLERDİR BÜTÜN DERDİM
Çeviren:Damla Göl
Hep Kitap

Hep kitap'ın yazmayı ve okumayı hayatının merkezine yerleştiren, sözcüklerden beslenen herkesin ilgisini çeken “Atölye'' serisinden yepyeni bir Ursula K. Le Guin kitabı: Sözcüklerdir Bütün Derdim: Hayat ve Kitaplar Üzerine Yazılar!

“Atölye'' serisinin ilk kitaplarındandı Ursula K. Le Guin'in Dümeni Yaratıcılığa Kırmak kitabı.

Orada yazar adaylarının elinden tutmuş, yaratıcılık denizindeki rotayı göstermiş, zamansız bir pusula tutuşturmuştu ellerine. Şimdiyse tayfayı genişletiyor, sadece yazar adaylarını değil sözcüklerle derdi olan herkesi alıyor sihirli gemisine...

Kimi zaman nasıl okumak gerektiğini anlatıp dehasının gölgesini düşürüyor sayfaların üstüne, kimi zaman edebiyatın ne olduğunu ve asıl önemlisi ne olmadığını gösterip hayal gücünün ışığıyla yıkıyor bildiğimiz dünyayı. Edebiyatın sahip olduğumuz en iyi el kitabı olduğunu söylüyor; “ziyaret ettiğimiz ülkenin, yani hayatın en kullanışlı rehberi...'' Kimi zaman diğer yazarların eserlerine sızıp oradaki cevherleri çıkarıyor, kimi zaman da cevher sandığımız şeyin çakıl taşından başka bir şey olmadığını gösteriyor. Her zaman muzip, masum, cesur, çoğunlukla da acımasız Le Guin. Lafını kimseden sakınmıyor, insanların beklentilerini karşılamakla ilgilenmiyor. Onun tek derdi sözcükler. Ölümünün bıraktığı boşluğu da yalnızca onlar doldurabilir: “Bir gün mezar taşım olduğunda, üstünde sadece ismim olsun istiyorum. Fakat bundan da öte, yazarının cinsiyetiyle değil, yazılışının kalitesiyle ve eserin değeriyle yargılanan kitapların üstünde görmek istiyorum ismimi.''

416 s. İstanbul 2018

8-066.jpg

Yusuf Fidan
EVRİM VE BİTMEYEN KAPIŞMA
Siyah Beyaz Yayınları

“Evrimin ışığıyla aydınlatılmadıkça,biyolojide hiçbir şey bir anlam ifade etmez!"

Theodosius Dobzhansky

Elinizde ki kitapta;

• Evrim Kuramının modern biyolojinin temel taşı olduğu, çıkışından bu yana birçok gelişmeyle güncellenen Darwin'in teorisinin bugün modern biyolojinin temelinde yer almakta olduğu,

• Türkiye kamuoyundaki yaygın bir görüşün aksine, günümüzde yaşam bilimleri alanında dünyada evrim konusunda herhangi bir belirsizlik veya tartışmanın bulunmadığı,

• Dinlerin ortaya çıkış ve toplumlara egemen olma süreçleri, bilim din çatışmasının temel dinamikleri,

• Evrim Kuramı ile çok sonradan ABD'de ortaya atıldıktan sonra Türkiye'ye ithal edilip ders kitaplarına sokulan “Yaratılış'' ve “Akıllı Tasarım'' iddiaları,

• Evrim teorisi eğitiminin Türk Milli Eğitim Müfredatından 2017 yılında çıkartılmasına kadar giden, Osmanlı döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına, oradan günümüze kadar Evrim Kuramı eğitiminin geçirdiği süreçler,

• İnanç temelli düşünce sistematiği sebebiyle bilimsel ve laik eğitimden uzak durmanın ülkenin bugününe ve geleceğine getireceği zararlar,

Ve bu çerçevede aklınızı kurcalayan, yanıtlarını aradığınız hemen her konu (derin bilimsel açıklamalara girilmeden ve okuyucuyu sıkmamaya özen gösterilerek), akıcı bir şekilde ele alınarak değerlendiriliyor.

320 s. İstanbul 2018

9-049.jpg

Lynn Picknett, Clive Prince
YASAK EVREN
Çeviren:Simge Kaytan
Omega Yayınları

Bu kitap çok rahatsız edici bir tez ileri sürüyor: Klişelerin ötesine baktığımızda, Kopernik ile başlayıp Newton ile bittiği düşünülen bilimsel devrimin aslında Hermetik devrim olduğunu görüyoruz. Bilim, sanılanın tersine “okült dünya''dan yükselmiştir. Tüm önemli oyuncuları, Hermetica'nın o büyülü esininden yola çıkmışlardır ve bunu da saklamamışlardır.

Hermetik gelenek Kopernik, Kepler, Gilbert, Galile, Fludd, Leibniz ve Newton gibi devlere ilham verdi. Bu büyük isimlerin yanı sıra, Tommaso Campanella, John Dee ve elbette Giordano Bruno birer Hermetikti. Leonardo da Vinci, Botticelli ve William Shakespeare'in eserleri ve fikirleri Hermetik işaretlerle doluydu. Hem Rönesans hem de Aydınlanmanın gidişatını belirleyen en önemli kişilerin çoğu, okült inançlara rağmen değil, bu inançlardan dolayı en iyi çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir. Bâtıniye duydukları tutku, büyük bir ilhamın kaynağı olmuştur. Hermetizm bilimsel devrimin kendisiydi. Bu gelenek olmasaydı bugünkü bilim asla var olmayabilirdi...

Yazarlar şu mesajı veriyor: “Bu kitap bizim yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırma ve Hermetik geleneği, Batı uygarlığının ve kültürünün tarihinde hak ettiği yere yerleştirmek için gölgelerin arkasından çıkarma arzumuzdan ortaya çıkmıştır.''

Yasak Evren bir yanıyla Rönesans ve Aydınlanma üzerine aykırı bir tez, diğer yanıyla modern dünyanın oluşturulmasına büyük katkılar sunan Hermetizme gecikmiş bir ağıt.

440 s. İstanbul 2018

banner-023.jpg

ABC Kitap