Yeni Şafak yazarı: LGBT her yerde ve artık bir yol ayrımındayız

Yeni Şafak yazarı: LGBT her yerde ve artık bir yol ayrımındayız

Yeni Şafak gazetesi yazarı Ersin Çelik, bugünkü yazısında, LGBT örgütlerini hedef aldı.

Çelik, artık haziran aylarının iş dünyasını, futbol kulüplerini, ünlüler âlemini ve medyanın önemli bir kısmını kontrolü altına alan LGBT örgütlerinin baskısı altında geçtiğini savundu. LGBT örgütlerinin, sosyal medyayı ele geçirdiğini savunun Çelik,  “Zaten aralarında esnemeyen bir bağ var. Sosyal medya şirketleri, 15 yıllık geçmişlerinde hiçbir sivil oluşumu, görüşü, milleti, dini, cemaati ya da toplumu böylesine sahiplenmemişti. Ancak LGBT propagandası şirket politikalarının önüne geçti. LGBT demek artık Twitter demek, Instagram ve Facebook demek” diye yazdı.

Dizi ve sinema sektörünün ‘Amerikan Kültür Emperyalizmi’nin kontrolünden ‘LGBT Emperyalizmi’nin eline geçtiğini yazan Çelik, “Yapımlardaki eşcinselleri dünyanın en iyi, en merhametli, en sevgi dolu ve en fedakâr karakterleri olarak yansıtmayan hiçbir dizi ve film artık sektörde yer alamıyor. Çünkü sektör tamamen LGBT propagandasının kontrolüne girmiş durumda. Dizi ve film yapımcıları kendi projelerini değil; Netflix, Amazon ve Disney gibi platformların dayattığı senaryoları çekmek zorundalar. Artık sadece başarılı yönetmen, yetenekli oyuncu olmak yetmiyor. LGBT yanlısı değilsen hiçsin, sıfırsın! Sektörde var olmak isteyen birçok insan, referans olarak o renkli bayrağı ya sallamak ya da sosyal medya hesabında paylaşmak zorunda. Tahmin ediyorum; bu baskı bir süre sonra futbol takımlarını da esir alacak. LGBT yanlısı olmayan futbolcular kendilerine yeşil sahalarda yer bulamayacaklar. Çünkü gidişat bu yönde” düşüncesini dile getirdi.

LGBT etkinliklerine sivil tepkinin önemli olduğunu savunan Çelik, "Toplum bilimciler, doktorlar, psikologlar, sosyologlar, STK’lar bir an önce harekete geçmeli. LGBT lobisi, gücünü ürettiği argümanlardan alıyor. Sevgiyi ve aşkı ortaya atarak sapkınlığı olağanlaştırıyorlar. Savundukları ve dayattıkları tezleri güçlü içeriklerle çürütmemiz gerekiyor. Bilinçli ebeveynler, bilinçli öğretmenler hareketleri başlatılmalı. Son zamanlarda yüzlerce anneden mesajlar aldım. Ne yapacaklarını bilemiyorlar. ‘Çocuğumu nasıl eşcinsel olmadan yetiştiririm’ diye çırpınan anneler var. Anneler özelinde, eğitici ve yönlendirici çalışmalar gerekiyor. Yapılacaklar listesi uzayıp gider. Ancak konuşmak ve yazmaktan ziyade bir şeyler yapmalıyız” diye yazdı.

Sosyal medyada “Devlet, LGBT’ye karşı bir şeyler yapsın, önlemler alsın” çağrılarının yapıldığını  yazan Çelik, şöyle devam etti: Ben aksine sivillerin bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyorum. LGBT örgütlerine karşı halk sesini yükseltirse, anneler-babalar ayağa kalkarsa, öğretmenler durumun vahametini raporlarlarsa devlet de gerekenleri yapacaktır. Devlet bir şeyler yapacaksa da gençlere ulaşacak bir dil inşa edilmeli. Yollar, köprüler, teknolojik yatırımlar, uzay çalışmaları, savunma sanayiinde atılan dev adımlar… Eyvallah. Alt ve üstyapıya yapılan yatırımlara bakınca, Türkiye’nin gelecek yüzyılı teknik olarak inşa edildi diyebiliriz. Peki ya nesillerin inşası? Bundan sonraki büyük yatırımlar gençlere, 20 yıl sonra doğacak çocukların zihin dünyalarına yapılmalı. LGBT lobisinin elindeki iletişim gücünü ezecek filmler, diziler mesela. Şu dönemde içerik üretmek ve yayınlayacak dijital platformlar oluşturmak, Marmara Denizi’nin dibine tüp geçit yapmak kadar önemli. Sizce de öyle değil mi?"

Önceki ve Sonraki Haberler
Türkiye