Beklenen Marmara depremi 'geliyorum' diye bağırıyor

Beklenen Marmara depremi 'geliyorum' diye bağırıyor

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, yaşanması beklenen Marmara depremine ilişkin, "Önlem almak zor değil" diyen Prof. Görür, "Marmara depremi geliyorum diye bağırıyor" diyerek uyarılarda bulundu.

Projeleri ve başarıları nedeniyle Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alan ve Elazığ Depremi öncesi uyarılar yapan Bilim Akademisi Üyesi Yer bilimci Prof. Naci Görür, Sözcü’den Ömrüm Kara Tunçbaş’ın sorularını yanıtladı. 17 Ağustos 1999 depreminde yaşadıklarını anlatan Prof. Görür şöyle konuştu: 

'MARMARA DEPREMİ GELİYORUM DİYE BAĞIRIYOR'

"99 depremlerini yaşarken Etiler’de İTÜ lojmanındaydım. Deprem olduğunda uyandık. Çocuklarım küçük daha. Tabii korktular, bağırdılar. İlk yaptığım onları alıp evde hayat boşluğu olarak belirlediğim masanın kenarına götürmek oldu, çömeldik. İçinde bulunduğun binaya güvenmiyorsan ve bir de sevdiklerin varsa korkmamak mümkün değil, nihayetinde insansın. Herkes gibi ben de korkuyorum. "Kaliforniya’da yer bilimci arkadaşlarımız vardı.

Bir arkadaşımızın hanımı sohbet esnasında ‘Deprem olduğu zaman korkmuyoruz. Biliyorum ki evden sağ çıkacağım, çocuklarım okuldan sağ gelecek’ dedi. Bu güven duygusu çok önemli. Düşünün 7 büyüklüğünde depremler oluyor orada bir kişi tesadüfen yaşamını yitiriyor veya yitirmiyor. E biz 100 binleri konuşuyoruz. Hazırlıklı olmamışız. İnsanlarımızı eğitmemişiz. İşte bunlar insanı ürkütüyor. Marmara Depremi ‘Geliyorum’ diye bağırıyor."

'HER ŞEYİ AFETE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ'

Depremin geleceği bilindiği halde önlem alınmadığını vurgulayan Prof. Görür sözlerine şöyle devam etti: "Deprem dünyanın doğasıdır, düzendir. Eğer depremler olmasaydı dünya yaşanmayan bir gezegen olurdu ay gibi. Dünyaya bilimle bakan toplumlar, depremi kavrar kavramaz önlem almışlar. Bugün Japonya, Hollanda gibi ülkelerden bahsediyorum.

Önlem almak zor değil ama biz toplum olarak afete dönüştürüyoruz her şeyi. Bağdat Caddesi’ni deprem adı altında en güvensiz yere dönüştürdük. 2-3 katlı bahçeli evler gitti, dar düdük binalar geldi. Cadde tünele döndü. Şimdi git gezemiyorsun, iki arabayla bi sokağından geçemiyorsun."

Önceki ve Sonraki Haberler
Yaşam