ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap''a ulaşmak için iletişim: [email protected]

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Kürk Mantolu Madonna'nın popçu Madonna olduğunu zanneden medya figürlerine ülkenin teslim edildiği bir dönemde, daha fazla okumanın bir ödev olduğunu bilen okurlarımıza yeni bir seçki sunuyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.
ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz...

Thedor W. Adorno

MÜZİK YAZILARI-BİR SEÇKİ

Çeviren:Şeyda Öztürk

Yapı Kredi Yayınları

Yirminci yüzyılın büyük yıkımlarıyla kapitalist ideolojinin zihinsel-duygusal yaşamda ve kültürde yol açtığı tahribat karşısında biçimlenen eleştirel teorinin önde gelen figürlerinden T. W. Adorno müzik yazılarıyla modern müzik sosyolojisinin en etkili modellerinden birini sunar.

Türkçede ilk kez yayımlanan, Johann Sebastian Bach, Wagner, Schubert, Beethoven, Schönberg vb. besteciler, caz, opera, hafif ve ciddi müzik, müziğin toplumsal işlevi, kültür endüstrisindeki rolü ve açmazları üzerine yazılarını bir araya getiren bu seçki zamanının çok ötesinde düşünebilen T. W. Adorno'nun tavizsiz negatif diyalektiğinin has örneklerini kapsıyor. Bir dil olarak müzik katıksız bir ada, dolaysızlığı nedeniyle insan bilgisinin erişimine tamamen kapalı olan, şeyle göstergenin mutlak birliğine yönelir. Müziğin ada yönelik ütopyacı ve aynı zamanda umutsuz çabaları onu felsefeyle ilişkilendirir ki, müzik düşüncesi tam da bu yüzden, öteki her sanat dalından daha yakındır felsefeye.

Günümüzde felsefeyle müziğin ilişkisi üzerine düşünmek müziğin zamansız esasının aslında bir kuruntudan ibaret olduğunun görülmesine yol açacaktır. Sadece tarih, bütün sıkıntıları ve çelişkileriyle gerçek tarih kurar müziğin hakikatini.

288 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

MÜTEVEFFA İVAN BELKİN’İN HİKAYELERİ

Çeviren: Hazal Yalın

Helikopter Yayınları

Yıllar önce, hemen bütün ortamlar için belleğinden bir Puşkin şiiri, alıntısı çıkarıp neredeyse huşu içinde okuyan bir dostuma sormuştum: “Nedir sizin Puşkin'de bulduğunuz, neden adeta kendinizden geçiyorsunuz Puşkin okuduğunuzda?” “Her şey,” demişti bana, “aşk, dostlar, güz, bahar, hürriyet, kar, anne, esaret, zulüm, çocuklar... Bütün duygulara, her ortama uygun şiirleri var Puşkin'in, üstelik öyle içten, öyle naif ki...” Sanırım kilit kelime budur: “naif.” Belki tam da bu yüzden, bütün halkların ruhunda yatan o saf, bozulmamış, çocuksu yanı bulup çıkardığı için büyük bir edebiyatçıdır o. Puşkin,Müteveffa İvan Belkin'in Hikâyeleri'ni 1830'da, Nijni Novgorod'da aile mülkü olan Boldino Köyü'nde yazdı. İlk kaleme alınan hikâye,“Cenaze Levazımatçısı” 9 Eylül tarihini taşır;“İstasyon Şefi”14 Eylül,“Köylü Küçük Hanım”20 Eylül,“Atış”14 Ekim,“Tipi”ise 20 Ekim tarihlidir. Dostu şair Pyotr Aleksandroviç Pletnov'a 9 Aralık'ta “Baratınski'nin gülmekten öldüğü beş hikâye kaleme aldım,” diye yazar. Sonra da bunları imzasını koymadan “Müteveffa İvan Petroviç Belkin'in, A. P. tarafından Yayınlanan Hikâyeleri”başlığıyla yayınlatır. Hikâyeler Puşkin'in imzasını taşıyarak ilk kez 1834'te yayınlanmıştır HY

88 s.

İsttanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Melehat Kutun

DEVLET: “YAPMA DEV”

Minevra’nın Genç Baykuşu-2

Epos Yayınları

Minerva'nın Genç Baykuşu 2. kitapla “bu şafakta” devleti anlatmak için uçuyor.

Devlet nedir?

Aileleri, köyleri ya da toplulukları askerlerin koruduğu sınırların içinde devlet adı altında birleştiren nedir?

Devlet biz insanlardan ve toplumumuzdan ayrı DEV bir makine mi? Devlete ne zaman ve neden ihtiyaç duyduk, bizi çepeçevre saran bu DEV'i nasıl yaptık? Ya da kendi elimizle yaptığımız, varımızı yoğumuzu verdiğimiz bir Saray mı? Bu DEV makine ya da Saray'ın tüm insanların ihtiyaçlarını karşıladığı görüldü mü? Herkese eşit ve adil mi? Kimlere ait?

Siyaset bilimci Melahat Kutun, her şeye ve her yere hakim olan devleti anlatıyor:
Devletin parçalarını, güçlerini, insanların devletle, devletin insanlarla ilişkilerini...

Ve elbette;
Devletin kollarıyla kimleri kaldırdığını – ayaklarıyla kimleri tekmelediğini gösteriyor.

80 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Salim Fikret Kırgi

OSMANLI VAMPİRLERİ

Söylenceler, Etkiler, Tepkiler

İletişim Yayınları
 

Salim Fikret Kırgi, sinemada, televizyonda, edebiyatta, popüler kültürde adeta bir fenomen olan “kurgusal vampir”in “folklorik” boyutuna bakıyor. Osmanlı Vampirleri “folklorik vampiri” çoğunlukla “Rum Ortodoks Kilisesi'ne bağlı Slav ve Grek toplulukların takip ettiği bir halk inanışı” olarak tanımlayan genel eğilimin göz ardı ettiği bir noktaya eğiliyor: Folklorik vampirin ortaya çıkış yeri olan coğrafyanın büyük bölümünün, fenomenin ilk meydana çıkıp tartışılmaya başlandığı 15.-18. yüzyıllar arasında Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları içerisinde olmasına.

Vampirlerle ilgili verilmiş fetvalara, vampirlerle ve doğaüstü varlıklarla ilgili yazılmış eserlere, seyahatnamelere de göz atarak Osmanlı Avrupası içerisindeki dini-etnik toplulukların birbirleriyle etkileşimleri çerçevesinde vampir mitinin tarihine katkı sunan bir çalışma.

“Osmanlı ulemasının vampir salgınlarıyla mücadele konusundaki görüşleri, mahkemelerin konuyla ilgili almış oldukları kararlar neydi? Vampir olduğuna inanılan Müslümanlar var mıydı ve -eğer öyleyse- onların cesetleri de kazıklanıp yakılıyor muydu? Müslüman Osmanlıların vampir farkındalığı ne koşullar altında şekillendi vehalk inanışının Batı Avrupa'da kazandığı tanınırlık sonrası ne yönde gelişti?”

- Salim Fikret Kırgi

128 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Claudio Magris

DAVANIN REDDİNE

Çeviren:Leyla Tonguç Basmacı

Yapı Kredi Yayınları

“Bir insan, bir gölgenin düşüdür.”

Saplantılı bir koleksiyoncu olan tarih profesörünün beklenmedik ölümüyle kurmayı düşündüğü Savaş Müzesi yarım kalır. Ondan geriye kalan karmakarışık malzemeyi nasıl bir kurgu içinde sergileyeceğini düşünen, siyahi bir baba ile beyaz bir Yahudi annenin kızı olan Luisa sadece müze kurgusuyla değil, kendi aile geçmişinin de kurgusuyla baş başa kalır. Ne de olsa, yazarın dediği gibi “tarih kurumuş kandır”, aynı zamanda “tarih bir tapu sicilidir”, “birbirini öldüren kardeşlerle doludur”, “bir çöplüktür” ve en nihayetinde “tarih bir elektroşoktur”.

Leyla Tonguç Basmacı'nın çevirdiği Davanın Reddine romanı, yayımlandığı 2015 yılında Corriere della sera gazetesi tarafından yılın en iyi kitabı, Claudio Magris yılın en iyi yazarı ilan edildi.

320 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Leo Nocera

MANİKÜRLÜ ELLER ALMANYA’DA ELEKTRİK BOBİNİ SARACAK”

Toplumsal Cinsiyet Persfektifinden Batı Almanya’ya Türk Göçü (1961-1984)

Çeviren: Fazıla Mat

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Türkiye ile o yıllardaki adıyla Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan işgücü alımı antlaşmasından bu yana ellidört yıl geçti. O günden bugüne onbinlerce Türkiyeli, kadınıyla erkeğiyle yaşamlarını diyar ellerde sürdürdü. Ancak yarım yüzyılı aştıktan sonra bu vatandaşlarımız; bilim dünyamızda yıllardır “Bitmeyen Göç” konusundaki çalışmalarıyla öne çıkmış saygın bir isim olan Prof. Dr. Nermin Abadan-Unat'ın tanımıyla “konuk işçilikten ulus-ötesi yurttaşlığa” geçti. Bu alanda yerli ve yabancı bilim insanları, gazeteciler, yazarlar tarafından yapılmış onlarca araştırma ve kitabın yanısıra edebiyat, tiyatro, sinema gibi alanlarda verilen ürünler, bu büyük hikayenin tüm veçhelerini, değişen siyasi ve toplumsal boyutlarıyla yansıttı; yeni çalışmalarla yansıtmaya da devam ediyor.

İşte Napoli L'Orientale Üniversitesi öğretim üyesi Lea Nocera, işgücü alımının başladığı yıllarda yayınlanmış bir gazete haberinden yola çıkarak, bu büyük serüvenin çok fazla bilinmeyen bir yanını ele aldığı kitabında, o yıllarda ilk kez çalışmaya giden kadın işçilerin “manikürlü elleri” etrafında şekillenen göçmen işçi dünyasını cinsiyet perspektifi açısından irdeliyor. Nocera'ya göre antlaşmanın ilk yıllarında, Alman fabrikalarında “elektrik bobini sarmak” için ülkesinden ayrılan kadın işçiler; büyük şehirlerden gelen ve iyi bir eğitim düzeyine sahip kişiler olup, o yıllarda Batı Almanya'da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak görüyordu.

324 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

John Chhever

FALCONER HAPİSHANESİ

Çeviren:Ayça Sabuncuoğlu

Can Yayınları

Uyuşturucu bağımlısı Profesör Ezekiel Farragut, kardeş katlinden on yıl hapse mahkûm olur. Karısının azap verici ziyaretlerinin, hapishane yaşamının vahşi tekdüzeliğinin ve hafızanın ağır yükünün ortasında insanlığını korumaya, kefaretini ödemeye çabalamaktadır.

Falconer Hapishanesi'nde Cheever, edebiyatında önemli bir yer kaplayan banliyöden uzaklaşıyor. Ama parmaklıkların ardında bir hapishane romanından çok daha fazlasını yazıyor. Farragut'ın hikâyesinde kendi korkularıyla, kendi karanlığıyla yüzleşen yazar; özgürlüğü, insanın kendi zihninin ve bedeninin içinde özgür olabilme çabasını anlatıyor.

Cheever'ın birçoklarınca başyapıtı sayılan ve hakkında en çok yazılan eserlerinden biri olanFalconer Hapishanesi, insanlık durumu üzerine büyüleyici bir kıssa niteliğinde.

“Falconer Hapishanesi, Amerikan ruhunun derin bir incelemesi bir başyapıt.”

192 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Eric-Emmanuel Schmitt

YÜZLERİN ÖTESİNİ GÖREN ADAM

Çeviren:Bahadırhan Bozkurt

Doğan Kitap

Tanrı öldürmeyi değil, sevmeyi ve hayatı sürdürmeyi ister.

Belçika'nın sessizsedasız kenti Charleroi'da bombalar art arda patlıyor. Ölü ve yaralılar var. Eylemler Tanrı adına, din adına gerçekleştiriliyor. Yerelgazetede stajyerlik yapan kimsesiz Augustin, olayların ortasında kalıyor. Bir yandan asıl suçluyu bulmak için kendi soruşturmasını yürütüyor, bir yandan masum bir çocuğun nasıl teröriste dönüştüğüne şahitlik ediyor. Tüm bunları yapabilmesine yardım eden çok özel bir yeteneği var: İnsanların yüzlerinin ötesindekileri,etraflarında dolaşıp onları iyiye ve kötüye yönlendiren meleklerini ya da şeytanlarını görüyor.

328 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Maksim Gorki

TOLSTOY’DAN ANILAR

Çeviren:Akşit Göktürk

Yapı Kredi Yayınları

Altın dönemini yaşayan Rus Edebiyatı'nın “sahne arkasına” atılan kısa fakat hayli bilgilendirici bir bakış.

Maksim Gorki Tolstoy'dan Anılar'da ünlü yazarın ağır hastalığıyla iyileşmesi dönemine ilişkin gözlemlerini aktarıyor. Canlı anlatımı ve geleneksel yüceltme yaklaşımının dışına çıkması nedeniyle Gorki'nin başyapıtları arasında yeralan bu kitap, Tolstoy'un Dostoyevski ve Çehov gibi bazı öne çıkan Rus yazarlar hakkında düşüncelerinden kesitler de içeriyor.

İnanç da sevgi gibi, biraz yiğitlik, biraz gözü peklik ister. İnsan kendi kendine ‘inanıyorum' derse olur biter; o zaman her şey gönlünüzce görünür, açıklanır, sizi kendine çeker. Nitekim çok seviyorsun; inanç da daha büyük bir sevgidir ancak: Daha da çok sevmelisin, o zaman sevgin inanca dönüşür. İnsan bir kadını severse, o kadın doğrudan doğruya yeryüzünün en iyi kadını olur. Herkes en iyi kadını sever, bu inançtır işte.

64 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

Nanette Burton Mongelluzzo

HER YÖNÜYLE ÖZGÜVEN

Çeviren:Esra Çakıruylası

Akıl Çelen Kitaplar

İş hayatında başarılı olmayı, insan ilişkilerinde aktif rol almayı ve genel anlamda kişisel mutluluğa kavuşmayı sağlayan en önemli duygu, hiç şüphe yok ki özgüvendir. Günümüzde, milyonlarca insan özgüven eksikliğinden mustarip. Her Yönüyle Özgüven sayesinde, düşük özgüvenin etkilerini tersine çevirip duygularınızın kontrolünü ele alacaksınız. Kapsamlı bir rehber niteliğindeki bu kitap, sağlıklı bir özgüvene sahip olmanı engel olan etmenlerle başa çıkma becerisi kazanmanızı sağlayıp özgüveninizi geliştirecek.

Her Yönüyle Özgüven ile,

  • Size zarar veren davranışlarınızı tanıyacak,

  • Özgüveninizi inşa etme yolunda, kendinize gerçekçi hedefler koymayı öğrenecek,

  • İş ve özel hayatınızda güven duygusu geliştirecek,

  • Zorlayıcı insanları ve özgüveniniz üzerindeki etkilerini fark edip onları hayatınızdan nasıl çıkarabileceğinizi öğrenecek,

  • İçinizde hissettiğiniz güçsüzlük duygusunu yok edecek,

  • Pozitif riskler alarak hayatın her alanında mutluluğu bulacak,

  • Sağlıklı bir özgüvene sahip olmak için basit ama etkili egzersizlerden faydalanacaksınız.

Her Yönüyle Özgüven, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek isteyen herkes için bir başucu kaynağı olacak!

279 s.

İstanbul 2018

SATIN ALMAK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ

ABC Kitap