Barış Yarkadaş: Soyuldun ey halkım; unutma bunu!

Barış Yarkadaş: Soyuldun ey halkım; unutma bunu!

Peki halkın elinde avucunda bulunan birikimi bir gecede nasıl buharlaştırıldı? Hangi ocaklar nasıl söndürüldü?

Bir hükümet kendi halkına tuzak kurar mı?

Bir hükümet, vatandaşının elindeki üç beş kuruşa dolaylı yoldan el koyar mı?

Koyarmış…

20 Aralık gecesi buna gözlerimizle tanık olduk.

ASLINDA NE OLDU?

Peki halkın elinde avucunda bulunan birikimi bir gecede nasıl buharlaştırıldı? Hangi ocaklar nasıl söndürüldü?

AKP iktidarının “Artık ihracatçı büyüme modeline geçtik, faizler düşük, kurlar ise yüksek olacak’’ sözüne inanan vatandaşlar, Eylül ayının ortasından beri birikimlerini hızla dövize çevirmeye başladı. Çünkü; mevduat faizlerinin indirilmesi, TL’nin değerinin düşmesine, dövizin ise yükselmesine sebep oluyordu. Halk, birikiminin erimemesi için dövize yönelmek zorunda bırakıldı. Çünkü; hükümete de TL’ye de güven yoktu.

TEŞVİK ETTİLER

Bu sırada, iktidar sözcüleri ısrarla “Faizler düşecek, kur rekabetçi olacak’’ diyor, böylece TL’nin değer kaybını hızlandırıyorlardı. “Aman param erimesin’’ diyerek hükümet tarafından adeta döviz almaya teşvik edilen yüzbinlerce kişi, tam da AKP’nin istediğini yaptı. Bu alımlardan dolayı TL birkaç ayda yüzde 34 oranında değer kaybetti. Bankada bulunan 5 trilyon 300 milyarın yüzde 65’i dövize döndü. Böylece TL, parasal egemenliğini kaybetmeye başladı. Ekonomimiz hızla “dolarizasyon’’ sürecine girdi.

GÜVEN VERDİLER

Doların 9.5’u gördüğü günlerde başlayan bu süreç, doların 18 TL’ye çıkmasına kadar devam etti. Artık herkes doları konuşuyor, firmalar ürünlerinin siparişini dolar üzerinden veriyor, iktidar ise “Merak etmeyin, ihracat artacak, Türkiye’ye para girecek, süreç bu şekilde devam edecek’’ diyordu.

Tabii ki öyle olmadı… Doların 18 TL’nin üstüne çıkması üzerine “alarm” veren bankalar, “Dolar 22’nin üstüne çıkarsa batarız” demeye başladı. Hükümet işte bu sırada devreye girdi ve kamu bankaları ile MB’yi devreye sokarak, doların ateşini bir gecede indirdi.

Oysa ki; aynı MB, dolara defalarca müdahale etmesi ve milyar dolarları yakmasına rağmen, 10 kuruşluk indirim bile sağlayamıyordu. Ne oldu da dolar bir anda 18’den 12’ye indi? Bu operasyonu kim ya da kimler biliyordu? Kimler 9’dan aldığı doları, o gece 18’den elinden hızla çıkarmayı başardı? Sorular… Sorular… Sorular…

KARANLIK OPERASYON

20 Aralık gecesi yapılan bu operasyonun ayrıntıları hala bilinmiyor! Çünkü hiçbir süreç şeffaf işlemiyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı üzerine TBMM’ye araştırma önergesi veren CHP büyük soygunun açığa çıkarılmasını istiyor. Bu talep haklı ve yerindedir…

Örneğin; Ziraat Bankası Genel Müdürü bir anda ekrana çıkıp “1 milyar dolarlık satış yapıldı” dese de bu söylem kimseyi ikna etmiyor. Aynı müdürün bu operasyon öncesi İstanbul Üsküdar’da bazı iş insanlarıyla buluşup buluşmadığı da ekonomi çevrelerinde bir merak konusudur. Öte yandan, İş Bankası yetkilileri, neye dayanarak “O gece 1.7 milyar dolar satıldı” demiştir? CHP’nin bu soruların peşini bırakmaması gerekiyor.

KANDIRILDILAR…

Doların ateşinin bir gecede indirilmesi, hiç kuşkusuz ki; elinde üç beş kuruş olan ve bunu dolara çeviren küçük mevduat sahiplerini vurdu. “Faiz inecek, kur rekabetçi olacak’’ sözüne inanan yüzbinlerce kişi, 20 Aralık sabahı bile 18 TL’den dolar almaya devam ettiler. Bu kişilerden biri de benim bir komşum

20 Aralık sabahı her şeyden habersiz bir şekilde elindeki 40 bin TL’yi dolara çeviren komşum, gece operasyon yapılıp doların fiyatı 12 TL’ye düşürülünce, neye uğradığını şaşırmıştı. Bir arkadaşım ise yine pazartesi sabahı, dolar hâlâ 18 TL iken yüklü miktarda mal almış ve parasını da peşin ödemişti. Şimdi ne yapacağını kara kara düşünüyor…

Bu ve buna benzer onlarca öyküye şahit oldum.

GÖZ GÖRE GÖRE…

Gelinen nokta şudur:

AKP iktidarı, yaklaşık altı ay süren karanlık bir operasyon yaptı. İktidar, halkın elindeki üç beş kuruşu önce dolara ve euoraya çevirtti. 20 Aralık gecesi ise piyasalar kapalıyken kamu bankaları ve MB devreye sokularak, dolar 18 TL’den 12 TL’ye düşürüldü. Elindeki 40 bin TL’sini hükümetin ekonomi politikasına güvenerek dolara çeviren komşum ve benzeri durumdaki binlerce kişi, “göz göre göre soyulmanın acısı”yla baş başa kaldı…

20 Aralık 2021 Türk halkının hükümet eliyle soyulmasının tarihi olarak hafızalarımızdaki yerini aldı…

Halkın birikimine el koyanlar; üstüne bir de davul zurna çaldırarak, halkın soyulmasını halka kutlattı.

Davulu tokmağı bırak ey halkım; sen o gece soyuldun; unutma bunu…

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem