Çıplak aramaya maruz kalan avukattan AKP’li Zengin’e: Sizinle aynı inancı ve aynı mesleği paylaştığım için utanıyorum

AKP’lilerin “Türkiye’de çıplak arama yok” iddiasının ardından birçok kadın maruz kaldığı çıplak aramayı anlatırken Avukat Betül Alpay’da Twitter hesabından bir video yayınlayarak yaşadıklarını anlattı.

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Uşak'ta gözaltına alınan 30 üniversite öğrencisi kadının çıplak arama işkencesine maruz bırakıldığını söylemesi üzerine AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin “Türkiye'de çıplak arama olduğuna asla inanmıyorum, yok böyle bir şey." dedi. Zengin’in sözleri tepki toplarken çıplak arama işkencesine maruz kalan birçok kadından da açıklama geldi. Tepkilerin ardından bir diğer AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise “Çıplak arama iddiası varsa belgesini getirsinler” dedi.

"BİNLERCE KADINDAN BİRİYİM"

AKP’lilerin ‘çıplak arama yoktur’ iddialarına yanıtlar ise gecikmedi. 28 yaşındaki avukat Betül Alpay’da Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çıplak arama işkencesine maruz kaldığını söyleyerek AKP’li Zengin’e şöyle seslendi: Çıplak aramaya maruz kalan binlerce kadından biriyim. Eğer 2 Kasım 2017 tarihli Muğla E Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nun kamera kayıtlarını incelerseniz benim orada 4 – 5 tane erkek gardiyanın arasında bacakları çıplak şekilde geçtiğimi görebilirsiniz.”

"BENİM İÇİN ÇOK ÜZÜCÜYDÜ"

Alpay, “Yok saydığınız, inkar ettiğiniz çıplak aramayı ben de bizzat yaşadım. Sizinle aynı inancı ve aynı mesleği paylaştığım için utanıyorum” notuyla paylaştığı videoda yaşadıklarını şöyle anlattı: “1 Kasım 2017 tarihinde babamla benim hakkımda çıkarılmış bir gözaltı kararı olduğunu öğrendim, 2 Kasım 2017’de Muğla Emniyeti’ne teslim oldum. Teslim olduğum sırada polisler bana “Eğer sen gelmeseydin babanı alacaktık” dediler; beni babamla tehdit ettiler. Sulh Ceza Hakimliği’nden benim tutuklanma kararım babamın da serbest bırakılma kararı çıktı. Tutuklandıktan sonra Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildim. İlk başta beni 2 kadın ve 4-5 tane erkek gardiyan karşıladı; öncelikle içeride kapalı bir odaya alındım. Burada 2 kadın gardiyan benim üzerimdeki kıyafetleri çıkarmamı söyledi, ben üzerimde tek bir atlet ve alt iç çamaşırı kalacak şekilde hepsini çıkardım; en son alt iç çamaşırımı da çıkarmam gerektiğini söylediler. Bu o gün benim duyduğum en kötü cümleydi sanırım, tutuklandığımda yalnız ailem üzüldüğü için üzülmüştüm ama bunu söylediklerinde gerçekten gözlerim duydu o gün ilk defa ve mecburen onların dediklerini yapmak zorunda kaldım. Altımdaki iç çamaşırını çıkarıp üç kere çök kalk yaptım daha sonrasında bayan gardiyanlardan biri yine altımda hiçbir şey yokken atletimin içine elini sokarak vücudumu muayene etti. Daha sonrasından ben başörtümü bağladım üzerime bir hastane önlüğü giydirdiler, içimde bir atlet ve bir iç çamaşırı ile tekrardan x-raylerin olduğu bölüme getirildim. Burada 4 – 5 tane erkek gardiyanın içerisinde tekrardan x-rayden geçirildim. O kısım da benim için çok üzücüydü.” 

Kadın