Davutoğlu, bakanlar arası mücadeleyi ve Pelikan’ı anlattı

Davutoğlu, bakanlar arası mücadeleyi ve Pelikan’ı anlattı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 'Pelikan bildirisi' sonrası AKP'den istifa etme sürecine ilişkin, "Bana yapılan darbede Pelikan bir araçtı.."

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 'Pelikan bildirisi' sonrası AKP'den istifa etme sürecine ilişkin, "Bana yapılan darbede Pelikan bir araçtı; bunun arkasında talimatla yürütülen işler var, Cumhurbaşkanı bunların olduğu yalıyı ziyaret etti" açıklamasında bulundu.

Halk TV'de Özlem Gürses'in sorularını yanıtlayan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, o dönemde kendisine karşı kampanya yürütenlerin bugün de bakanlık düzeyinde birbirlerinin arkasından kampanya oluşturduklarını belirterek "Şu an kendisine operasyon çekilen herkes Pelikan yapılanmasına işaret ediyor. Sayın adalet Bakanı Abdulhamit Gül buradan adını zikrediyorum" dedi.

Yeni bir parti kurmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Davutoğlu, "Özgürlükler konusunda ülkenin nefes alamadığını hissettim. Adalet bağlamında sıkıntılar var. Yoksulluk arttı. Uluslararası itibar zayıfladı. Bunlar benim için yeni bir şeyler yapmayı zaruret haline getirdi. Bir hırs peşinde değilim" diye konuştu.

Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

''Beni 4 yıl sonra siyasete geri döndüren nedenlere bakacak olursak bir kere şunu AK Partililerde bilirler ben o partinin benim dönemime kadar girmiş beş genel seçiminin ikisini yönettim. Birinde de tarihin gördüğü en büyük oyu aldım. Ben aldım derken dönem olarak söylüyorum. Ayrıldım ve hiçbir zaman AK Partinin başarısızlığı üzerine bir senaryo geliştirmedim. O zaman hep iyi niyetle yaptım ve bıraktıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanı ile beş kez buluştum. Her seferinde gördüğüm şeyleri ifade ettim. Bir adım atılsaydı böyle bir şey olmazdı.

Beni buna ne sevk etti; Özgürlükler konusunda ülkenin nefes alamadığını hissettim. Adalet bağlamında sıkıntılar var. Yoksulluk arttı. Uluslararası itibar zayıfladı. Bunlar benim için yeni bir şeyler yapmayı zaruret haline getirdi. Bir hırs peşinde değilim.

'AK Parti'de mümkün olmadığını gördüm'

Benim Gelecek Partisi kurmamdaki ana fikirlerde burda. Özgürlükleri tam, onurlu vatandaşlık bakımından herkesin eşit olduğu, adalet konusunda bu ülkede yaşayan herkesin mutlu ve huzurlu olduğu, güçler ayrılılığı prensibinin hayata geçirildiği, ekonomik olarak onurlu bir hayat sürmenin herkes için geçerli olduğu ve dünyada uluslararası itibara sahip bir ülke inşa etmenin artık AK Partide mümkün olmadığını gördüm. Şu anda Gelecek Partisinin vizyonu bu ilkelerdedir.

'Cumhurbaşkanlığı sistemi her an otokrasiyi getirecek bir sistemdir'

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen sistem demokratik kriterler çerçevesinde noksandır. Eski sistem de noksandı. Eski sisteme dönmek değildir bizim niyetimiz ama bu sistem her an otokrasiyi getirecek bir sistemdir.

Bugünkü Cumhurbaşkanlığı kararlarının niteliği, meclisin gittikçe azalan rolü, bir partinin genel başkanının aynı zamanda cumhurbaşkanı olması, o genel başkanın meclis aritmetiğini ipotek altına almasına yol açıyor.

7 Haziran seçimleri

7 Haziran'da çoğunluğu alamazdığımızda mecliste büyük bir şok yaşandı. O gün bir balkon konuşması yaptım. Bu tablo konusunda Türkiye'nin krize düşeceğini hesap edenler hiç bu hesaplara yönelmesinler bir gün bile bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayacağız dedim. Bir gün dahi bu ülkeyi hükümetsiz bırakmadım. Koalisyonlar gündemdeydi. HDP ile koalisyon düşünmedim çünkü Doğu ve Güneydoğu'da neler yaptıklarını biliyordum.

O hukuksuz tutumlarının terörler mücadeleyi getireceğini biliyordum. Önce CHP'yi denedik. CHP'nin bir uygun zemin olacağını düşündüm. Ben MKYK'yı topladım bütün çoğunluk CHP ile koalisyona yakındı. Bir kısım isim MHP ile koalisyona yakındı. HDP ile koalisyon isteyen yoktu.

Taban ise MHP'ye biraz daha yakındı. Sayın Bahçeli, koalisyona kapısını ilk anda kapatmıştı. Sayın Bahçeli ben muhalefette kalacağım deyince ilk olarak CHP'yi denemek gerekiyordu.

Bunu daha sonra tabanda kara bir propaganda olarak işletmeye çalıştılar. Sadece CHP'ye karşı değil MHP'ye karşı da böyle bir propaganda başlattılar.

Sanki benim elimde yeteri kadar milletvekili var gidip hükümet kurabilecekken gidip CHP ile bir hükümet kuracakmışım gibi ve bunu sanki Cumhurbaşkanına karşı yapacakmışım gibi bir tavır gösterildi. Bugün Bahçeli'yi dokunulmaz gören yazarlar benim o Bahçeli'nin selamını almam üzerine Bahçeli ile birlikte kumpas kurmakla itham etmişlerdi.

Düşünün nerden nereye gelindi. CHP ile yapılan müzakereler sonucu bu koalisyonun sağlıklı işlemeyeceği ortaya çıktı. Bunun için ne CHP'yi sorumlu görürüm ne de bizim tarafı. O koalisyon hükümeti kurulabilseydi iyi olurdu ama kurulamamış olması biraz psikolojik ortamla ilgiliydi.

'Bana yapılan parti içi darbe Pelikan sebebi ile yapılmadı, Pelikan bir araçtı'

Bana karşı parti içinde yapılan darbe Pelikan tarafından yapılmıştı. Ben o zaman ilgili arkadaşlara söyledim 1 Mayıs Pelikan dosyası çıktığı gün, yayınlanan yazılara paylaşımlara bakın Pelikan odur. Baktım ki bunun arkasında talimatla yürütülen işler var. Sayın Cumhurbaşkanı bunların olduğu yalıyı ziyaret etti. O gün Pelikan dosyası üzerinden bana karşı kampanya yürütenler, şimdi birbiri ardından kampanya yürütüyor. Bakanlar arası mücadele yürütülüyor. Şu an kendisine operasyon çekilen herkes Pelikan yapılanmasına işaret ediyor. Sayın adalet Bakanı Abdulhamit Gül buradan adını zikrediyorum. Türkiye’nin yeni bir vizyona ihtiyacı var. Milletin iradesi neyse onun gereğini yapar o iradeyi de çoğunluklu şekilde kullanırız.

Herkes hissediyor ki Türkiye'de bir takım güç rekabetleri var. Bunun için kullanılan bazı yöntemler var ve bu yöntemlere isimler konuluyor. Bu açıdan bakıldığı zaman bana yapılan parti içi darbe Pelikan sebebi ile yapılmadı, Pelikan bir araçtı. MKYK'da o tartışmalar yaşanmasaydı da Pelikan dosyası gibi yüzlerce dosya yayınlansa da önemli değildi benim için."

İngiltere’de son 24 saatte 134 kişi daha koronavirüsten hayatını kaybetti.

ANASAYFA

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika