08 Nisan 2020 Çarsamba

Dünya Meteoroloji Günü 2020

Her yıl 23 Mart’daki Dünya Meteoroloji Günü’nde (DMG) ulusal meteorolojik ve hidrolojik hizmetlerin toplumun güvenliğine ve iyilik durumuna temel katkılarının anımsandığı kutlamalar yapılmaktadır. Her yıl temalar hava, iklim ve suyla ilgili konuları yansıtacak biçimde seçiliyor.

Bu yıl 23 Mart DMG ve 22 Mart Dünya Su Günü (DSG) ortak bir temayı paylaşıyor: İklim ve Su. Odak noktası ise iklim ve suyun daha eşgüdümlü ve sürdürülebilirlik temelli bir anlayışla yönetilmesine dikkat çekmek olarak belirtilmiş. Çünkü bunlar ayrılmaz biçimde ilişkilidirler. İklim değişikliği ve felaket risk azaltımının her ikisi desürdürülebilir kalkınma temelli küresel amaçların kalbinde yatıyorlar.

Bu yılki merkezi kutlama 23 Mart’ta Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) İsviçre’de Cenevre’deki merkezinde WMO ve Birleşmiş Milletler-Su mekanizması tarafından ortak biçimde yapılacaktır.

GENEL SEKRETERİN BASIN AÇIKLAMASI

WMO Gn. SekreteriP.Taalas’ınbasın açıklamasında belirtilen hususlara bakalım:Tatlı su yaşamsal önemdedir. Ortalama olarak bir insan susuz üç günden fazla yaşamını sürdüremez. Su gıda üretimi için temel girdi olduğu gibi hem mal ve hizmetlerimiz hem de çevre için temel önemdedir. Su sıkıntısı, taşkınlar, kuraklık ve temiz suya erişim eksiklikleriyle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Su sunumunun kestirim ve yönetiminin geliştirilerek aşırı su, su azlığı ve çok kirlenmiş su gibi sorunların üstesinden gelinmelidir. Bu yüzden DMG ve DSG “İklim ve Su” biçimindeki ortak temayı paylaşmaktadır. Birleşmiş Milletler Örgütü’nün suyla ilgili birimleri ve WMO olarak, Sürdürülebilir Kalkınma 6 numaralı amaç olan “Temiz içme suyu ve kanalizasyon” odaklı bir uygulama ve geliştirmeye yönelik olarak elele çalışacağız. Su 21. yüzyılın en önemli varlığıdır. Ulusal meteorolojik ve hidrolojik hizmetler ile ilgili birimler şu hedefe yönelik çalışmalarda merkezi bir rol oynayacaklar: “Her damlayı say, her damla önemlidir (Counteverydrop, everydropcounts)”.

HER DAMLAYI SAYMAK

Bu yılki temaya yakınsak bakalım. Ölçemediğimizi yönetemeyiz. Su verilerinin toplanması ve paylaşımı, hidrolojik kestirim ve yönlendirme, taşkın ve kuraklık ile ilgili erken uyarı hizmetlerini destekler nitelikte olmalıdır. Aşırı olayların önüne geçmek amaçlı etkili bir siyasa için bu gereklidir. Yüzey suyu, yeraltı suyu ve rezervuarların yönlendirilmesi olmaksızın su kullanım etkenliğini geliştirmek gibi amaçlara yönelik gelişme sağlanamaz.

HİDROLOJİK BİLGİ DİZGESİNİ ÖNEMSEMELİ MİYİZ?

WMO tarafından hidrolojik bilgi döngüsü ile şu gibi sorulara yanıt bulunabileceği belirtilmektedir:

• Ülkedeki su havzaları temelli olarak, su kaynaklarının niteliği, niceliği ve dağılımı nedir? Suyla ilişkili kalkınma için gizilgüç nedir? Ekodizgelerin gereksinimlerini de içeren güncel ve öngörülebilir isteklerin karşılanabilmesi için ulaşılabilir kaynaklar var mıdır?
• Hidroelektrik tesisler, sulama ve drenaj, kentsel ve sınaî su getirme, kanalizasyon ve akarsu düzenleme gibi hidrolik inşaat biçimindeki su projelerini nasıl planlamalı, tasarımlamalı ve işletmeliyiz?
• Su kaynakları yönetimi uygulamalarımız çevre, ekonomi ve toplumu nasıl etkilemektedir? Etkili yönetim stratejilerini nasıl planlayabiliriz?
• Özellikle taşkınlar, kuraklıklar ve kirleticiler gibi suyla ilgili tehlikelerden insanları, yapay çevre varlıklarını ve ekodizgeleri nasıl koruyabiliriz?
• Su kullanımında tahsisler ülke içinde ve sınırlar ötesinde nasıl yapılacak?
• Yasal düzenleme gereksinimlerini nasıl karşılayabiliriz?
• İklim değişikliği uyumu ve göç siyasalarını nasıl ele alacağız? Su kaynaklarımızın sürdürülebilir kullanımını nasıl garanti edeceğiz?

SONUÇ :

Kişi başına 1519 metreküp su miktarıyla su stresi çeken bir ülkemiz, 2030’da 100 milyon nüfus varsayımıyla bu miktar 1100 metreküpe düşecek ve su yoksulu bir ülke olacak. Ülkesel ve bireysel su ayak izimiz ile ilgilenmek aciliyet kazandı! Bir Afgan atasözü şöyledir: “Bizim için biraz su, bir karınca için bir denizdir!”