Ekonomik kriz sığınmacıları da vurdu: “Geçinemiyoruz, o yüzden dönüyoruz”

Ekonomik kriz sığınmacıları da vurdu: “Geçinemiyoruz, o yüzden dönüyoruz”

“Geri dönmek isteyen ailelerin sayısı tek tük”

Türkiye’deki ekonomik kriz ve pahalılık ülkede yaşayan sığınmacıları da etkiledi. Geçtiğimiz günlerde 34 kişilik bir sığınmacı kafilesi Esenyurt Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “Gönüllü Geri Dönüş” projesi kapsamında ülkelerine geri döndü. Sığınmacılar Türkiye’deki hayat pahalılığı yüzünden geri döndüklerini ifade etti.

“Esenyurt Merkez Mahallesi’nde yer alan 1103 Sokak, görüntüsü ve sokak boyunca yer alan tabelalarla küçük bir Suriye izlenimi veriyor. Duruma tepkili bazı ilçe sakinlerinin “Şam Sokağı” olarak adlandırdığı sokakta yer alan dükkânların çoğunu Suriyeliler işletiyor. Sokakta bulunan bir dükkânda çalışan ve isimlerini vermek istemeyen Suriyeli çalışanlar da ilçeye burada yaşayan akrabalarının tavsiyesiyle göç etmiş. Türkiye için “Türkiye bizim ikinci evimiz, burada yaşamaktan çok memnunuz, dönmeyi düşünmüyoruz” diyenler arasında yer alan dükkân çalışanları, memnuniyetlerini ifade ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını da anmayı ihmal etmiyorlar”

Göç İdaresi’nin 2021 yılı verilerine göre ilçede 68 bini Suriye uyruklu olmak üzere, 177 bin yabancı uyruklu kişi yaşıyor. Kayıtdışı verilere göre ise ilçedeki yabancıların sayısı 250 binin üstünde. Esenyurt 90 farklı milletten göç alıyor. Geçtiğimiz yıl ilçede yaşayan sığınmacılar görüşmelerde “Türkiye’de yaşamaktan çok memnun olduklarını” belirtmişlerdi. Ancak son bir yıl içerisinde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz sığınmacıları da etkiledi. Belediyenin 2018 yılından bu yana yürüttüğü “Gönüllü Geri Dönüş” projesi kapsamında 2022 yılının ilk kafilesi Suriye’ye dönmek üzere yola çıktı. Sığınmacılar 8 Haziran’da Göçmen Hizmetleri ve Yabancılar Bürosu önünde düzenlenen uğurlama töreniyle ülkelerine dönmek üzere Yayladağ ve Öncüpınar Sınır Kapılarına gönderildi. Sığınmacılar Türkiye’de geçinemedikleri için ve hayat pahalılığı yüzünden döndüklerini belirtti.

“Ukrayna Savaşı başladıktan sonra insani yardımlar azaldı”

Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'nın haber portalı, Gazetecilik Platformu'ndan Meltem Suat'ın haberine göre Türkiye 2018 yılında başlayan ve gittikçe derinleşen bir ekonomik kriz yaşıyor. Türk lirası her geçen gün hızla değer kaybediyor, TÜİK’in Mayıs 2022’de açıkladığı verilere göre enflasyon oranı yüzde 69,97‘ye çıktı. Açıklanan verilere göre Mart 2022 itibariyle 3 milyon 845 bin kişi işsiz durumda. Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçtiğimiz günlerde yayınladığı “Türkiye Dert Haritası“na göre 81 ilde vatandaşların ortak sorun olarak belirttikleri sorunların başında işsizlik, geçici sığınmacılar, tarım politikalarından kaynaklı sıkıntılar ve altyapı aksaklıkları gibi konular yer alıyor. Türk vatandaşlarının “temel dert” olarak ifade ettiği sığınmacılar ise ekonomik krizden daha çok etkileniyor. Sığınmacılar özellikle işveren tarafından “ucuz işgücü” olarak görülüyor; daha düşük ücretle ve kayıtdışı çalıştırılıyor. Çalışma Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre Türkiye’de kayıtdışı çalışan 1 milyon Suriyeli işçi var. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre ise kayıt dışı çalışan Suriyelilerin oranı yüzde 91,6. Bu verilere göre Suriyeli çalışan erkeklerin oranı yüzde 71, çalışan sığınmacı çocuk işçi sayısı ise 130 bin. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre 62 bin Suriyeliye çalışma izni verildi. Türk-Alman Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr Murat Erdoğan’ın hazırladığı ve 2020 yılında yayınlanan “Suriyeliler Barometresi” raporuna göre Türkiye’de en az 1 milyon Suriyeli aktif çalışma hayatı içinde yer alıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2020 yılında hazırladığı rapora göre Suriyelilerin yüzde 46’sı İstanbul’da çalışıyor. Sığınmacıların İstanbul’da yoğunlukla yaşadığı bölgelerden biri olan Esenyurt’ta ise belediyenin verilerine göre yabancı uyruklu şahısların işletmeciliğini yaptığı 1.285 işletme var bu işletmelerden 816’sı belediyeden ruhsat almış. Görüş aldığım belediye yetkilileri sığınmacıların geri dönüşü ve çalışma durumları hakkında:

“Proje kapsamında şu ana kadar 7 bin kişiye geri dönüş kapsamında yardımcı olduk. Göreve geldiğimiz günden bu yana ise 2 bin kişiyi ülkelerine gönderdik. Pandemi döneminde projeye ara vermiştik ancak geçtiğimiz yıl geri dönüşlere tekrar başladık. Geri dönüşler şöyle gerçekleşiyor; göçmenler gerekli yerlerde izin belgesi aldıktan sonra bize başvuruyor, biz de kafile halinde sınır kapısına gönderiyoruz. Geri dönen sığınmacılar döndükten sonra 5 yıl boyunca yasal yollardan ülkemize giremiyor. Özellikle Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte AB ve BM’den bize yapılan insani yardımlar azaldı. Siz de gördünüz, eskiden Göçmen Hizmetleri ve Yabancılar Bürosu önünde bir kalabalık olurdu, lakin artık yok. Biz de büroda onlara sadece danışmanlık hizmeti vermeye başladık. Yardımlar olmayınca sığınmacılar çalışmaya mecbur kalıyorlar, bu da dönüş için bir sebep. Ancak biz pahalılık ve geçim sıkıntısıyla birlikte suç oranlarının da artmasından endişe ediyoruz” şeklinde konuştu. Öte yandan sığınmacı haberleriyle sık sık gündeme gelen ilçenin en kalabalık mahallelerinden biri olan Bağlarçeşme Mahallesi Muhtarlığı ise, çıkan haberler ve belediye personeli iddiasını “Artık neredeyse hiç olay yaşanmıyor Valilik ve İçişleri Bakanlığı’nın çalışmaları ve denetimleri sayesinde hiç adli vaka yaşanmıyor” diyerek yalanladı.

“Geri dönmek isteyen ailelerin sayısı tek tük”

Son dönemdeki ekonomik krizin sığınmacıların dönüş kararını nasıl etkilediğini sorduğumuz Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih, dönüşlerle ilgili olarak “Dönmek isteyenlerin sayısı fazla değil, tek tük aile dönmek istiyor. Dönmek isteyenler Türkiye’de yaşam koşulları zorlaştığı için dönmek istiyor. Bugüne kadar dönmek isteyip de sınırdan Türkiye’ye geri dönene hiç rastlamadım” dedi. İsmini vermek istemeyen bir sığınmacı da dönüş kararıyla ilgili olarak “Suriye güvenli bir yer olursa tabii dönerim. Şu anda Türkiye’de yaşam pahalılaştı borçlarımız var. Bu sebeple Suriye’de gerekli şartlar sağlanırsa dönmeyi düşünüyorum” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler
Ekonomi