Emin Çapa: Bankalar SBK'nin para hareketliliğini 'şüpheli' olarak bildirdi ama yetkililer bir şey yapmadı

Emin Çapa, bankaların Sezgin Baran Korkmaz'ın para hareketliliğini şüpheli olarak yetkililere bildirdiğini ancak yetkililerin bir şey yapmadığını ileri sürdü.

Halk TV’de yayımlanan Şirin Payzın ile Sözüm Var programında Emin Çapa dikkat çekici bir iddia ortaya attı. T24 yazarı Barış Soydan, Sezgin Baran Korkmaz meselesinde bankaların da sınıfta kaldığı yönündeki düşüncesini paylaştı. Emin Çapa ise çok sayıda isimle görüşmeler yaptığını ve durumun böyle olmadığını ileri sürdü. Çapa, “Bankalar şüpheli hareket olarak gerekli yerlere bildiriyorlar. Kurumlar bu para hareketliliğini görüyor. Bildirildikten sonra bir şey yapılmıyor olması önemli. Yoksa bankalar hem bildiriyor hem de otoriteler bunu görüyorlar” diye konuştu. Bunun üzerine Barış Soydan eski bankacı Erol Taşdelen'in, Emin Çapa'nın iddiasının aksine yazdığı yazıyı hatırlattı. Çapa, konu üzerindeki çalışmalarının sürdüğünü de ifade etti.

Erol Taşdelen ne demişti?

Geçtiğimiz hafta bankavitrini.com'da Erol Taşdelen, "Kara para trafiğinde bankalar sınıfta kaldı" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Barış Soydan hatırlattığı Taşdelen'in yazısı da buydu. Taşdelen yazısında "Kısaca; Bankacılık Sistemine bu yönde ciddi sorgulama; gerçekçi denetim ve yaptırım getirilmeden Kara Para da bitmez" ifadelerini kullanmıştı.

Yazı şöyleydi:

Uyuşturucu Trafiği, Kara Para Trafiği son aylarda gündeme geldi ama özellikle bankacılık sektörünün içinde olup da mevduat hedefini bu paralar sayesinde tutturan bankalar hiç dillendirilmiyor. Sözde bankalar Şüpheli İşlemleri Şüpheli İşlem Bildirim ( ŞİB ) formu düzenleyerek MASAK’a ONLINE olarak bildiriyor ( 25.08.2014 tarihli, 29099 sayılı RG, Maliye Bakanlığı – Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği ) ve her bankada bu bildirimleri yapan MASAK Sorumlusu var ama belli ki sistemde sorgulanması gereken ciddi açıklar var. Bunu nereden mi biliyoruz, suç şebekeleri ortaya saçılmadan bankalar bu para trafiği içinde olmasına rağmen niçin önleyemiyor. Bakıyoruz para trafiği listeleri yayınlanıyor benzer bankalar ve o bankaların aynı şubelerinde yoğunlaşma var, bu kadar tesadüf olma ihtimali için çok zorlama iyimser olmamız lazım. Bana göre acı ama bazı bankalar mevduat yakalamak için özellikle bu paraların peşinde koşuyor!

Normal şartlarda şüpheli işlemleri yapan banka şubeden başlayarak yukarıya doğru MASAK’a uzanan bir hiyerarşide bildirimler yapılması yasal zorunluluk. Tabi çoğu işlem  Ticari İşlemler altında yapıldığı için acemi bir bankacının ya da ezbere verilen işlemleri sorgulamadan yapan personelin bunu yakalaması çok zor. Diğer bir zorluk; Bankalar maliyetleri düşürmek için tecrübeli eski personeli yeni çalışanlar ile değiştirdi. Yeni kuşak bankacılar sürekli HEDEFLEME MODELİ ile baskı altına alındığı için gelen mevduatı bırakın kaynağını sorgulamak sürekli mevduat bulduğu için övgü alınan bir sistem oluşturuldu. Bankacılık sektöründe bu ortamda şüpheli işlem tespiti nerede ise imkansız hale geldi. Her gün her saat bölgeler ”mevduat bulun” diye şubeyi mail trafiğine, tele-konferans  baskıları içinde mobbing düzeyine gelmiş durumda olan “MEVDUAT BULUN!” koşullarında kimse paranın kaynağını sorgulayacak durumda değil. Hatta şubesindeki hesaplarda kara para tespit edilip mahkeme kararı ile bloke eden banka yöneticileri “yaşasın belki de yıllarca bu para blokede kalacak mevduatım düşmeyecek” diye zil çalıp oynayacak duruma gelmiş. Bu ortamda kimse bankalardan Kara Para Bildirimi beklemesin. Bunu yapacak ellerinde ne tecrübeli personel, ne de sorgulayabilecek davranış modeli kaldı. Varsa yoksa “MEVDUAT BUL, ÜRÜN SAT” modeli içinde Kara Para Trafiğini yakalanması mümkün değil.

Başta ABD olmak üzere AB ülkelerinde Bankalar Mali Polis ve Kara Para Trafiğini takip eden birimlerin sorgu, denetim ve yaptırım modeli fazlaca gelişmiştir. Bazı bankalar suçüstü yakalanmış milyarlarca dolar ceza almaktan kurtulamamıştır. Bazı bankalar derken ismi duyulmamış kıyıda köşede olan bankalar değin bu kara para / kirli para trafiğine yakalanan bankalar uluslararası alanda faaliyet gösteren onlarca ülkede şube ağı olan bilindik bankalar suçüstü yakalandı. Yargı da gereğini yaptığı gibi işbirliğini tespit eden  CEO seviyesindeki bankacılar dahi tutuklamaktan çekinmediler. Yabancı ülkelerde “benim haberim yok şube personeli yapmış” kolay savunmasını yargı yemiyor. “O şartları sonuçta siz sağladınız, niçin kontrol sistemi kurmadınız” diye yakasına yapışıyor.

Karapara Aklama ve Terörizmin Finansmanını Önleme Standartlarını Değerlendirme Metodolojisi (Methodology For Assessing Compliance with Anti Money Laundering and Combating The Financing of Terrorism Standards – AML/CFT), ülkelerin kara para aklama ve terörizmin finansmanının önlenmesine yönelik olarak kabul ettikleri ve uyguladıkları hukuki, finansal, operasyonel ve uluslararası işbirliği kapsamındaki tedbirlerin değerlendirilmesinde kullanılmak amacıyla Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force – FATF) tarafından Şubat 2004 de yayınlandı. Merak eden bu kriterleri TÜRKİYE BANKALAR BİRLİĞİ – TBB sitesi başta olmak üzere her yerde olan bu bilgileri  araştırır kolayca ulaşır. Bu kriterleri en iyi bilmesi gereken bankacıların bile buna hakim olduklarını düşünmüyorum. Kağıt üzerinde bakarsanız bankalar tüm personele bu konuda eğitim vermiştir; o zaman “bu kadar kara para trafiği nasıl göz yumuluyor” cevabını bankalar bir zahmet verip kamuoyunu ikna etsinler. Yurt içinde kara para trafiğinde aracılık yapmaktan ceza alan banka hatırlamıyorum oldu ise de bu kamuoyuna açıklansın da bilelim vatandaş da ona göre çalıştığı bankayı değerlendirsin.

Metodolojide finansal kuruluşlar için getirilen yükümlülüklerin en önemlilerinin başında “müşterinin tanınması” yükümlülüğü gelmektedir. Müşterinin tanınması, sadece hesap açma esnasında kimlik tespiti yapılması ve kimlik bilgilerinin muhafazası ile sınırlı bir yükümlülük değildir.

Bu yükümlülük; müşteri kabul politikalarının belirlenmesi, müşteri tanımlama programı hazırlanması, bunlara bağlı risk alanlarının tespiti ve gerektiğinde, şüpheli işlem bildirimleri için kriterler oluşturulmasını da içeren geniş bir tedbirler bütününü kapsamaktadır.

Bu cümleler TBB sayfasından alınma. Hangi banka sizce bu basit, temel ve ana kurala uyuyor sanıyorsunuz. Hepimiz bankalarda hesap açtı, hiç zorluk yaşadık mı veya bu yönde sorgulandık mı? Çanta çanta para götürdüğümüzde hangi bankacı bunu nereden buldunuz; kaynağı ne diye sordu mu? Sormadığı gibi siz şubeden çıkar çıkmaz ilk işi bölgeye genel müdürlüğe “şu kadar TL/USD yeni mevduat girişi oldu” diye mesaj çeker çekmez her taraftan tebrikler gelmedi mi; diğer şubelere “bakın yapan nasıl yapıyor” diye hakaret içeren mailler atılmadı mı sanıyorsunuz? Her ay en fazla mevduat girişini sağlayan personeller CEO ile kahvaltılara davet edilip fotoğraflar banka içinde paylaşılmadı mı? Hepsi yapıldı! Ama işler terse gidince bankadan ilk çıkarılan bilin ki alkışlanan o personel oldu! Sokaklarda ayakkabı boyarken nasıl oluyor da milyon dolarların havada uçuştuğu servetler ediniliyor kimse sorgulamıyor. Belli ki; herkes yağarken biz de pay alalım telaşı içine düşmüş. Kara Para Trafiğine yakalanan hangi banka/bankacı sorgulandı bu ülkede. Hangi CEO “senin bankanda kara para trafiği niye fazla” diye sorgulandı ya da görevinden alındı. Bunlar yapılanmadığı için ‘Kara Para’da Bankalar nerede diye soranlara cevabım net tam da göbeğindeler! Hazır lüks otel tatilcileri teşhir edilirken Bankacılar da açıklansa neler çıkar neler!

Kısaca; Bankacılık Sistemine bu yönde ciddi sorgulama; gerçekçi denetim ve yaptırım getirilmeden Kara Para da bitmez. Kara Para Trafiğinden direkt CEO ve Yönetim Kurulunu sorumlu tutmadan bu trafik bitmez! Uyuşturucu ticareti de terör finansmanı da bitmez! Bu işlere nereden başlayalım diyenlere cevabım net: Bankalardan başlayın! Banka CEO’larından başlayın! Yoksa Netflix – Kirli Para Belgeselinin yeni sezonunda kendimizi seyrederiz. Temel kurallardandır; “kötü para iyi parayı kovar”. Kara parayı kurtarıcı görürseniz, sıcak parayı tutamazsınız! Kara paranın bırakın piyasaya katkısını olanı yıkar geçer. Ne hukuk bırakır, ne iş ahlakı ne de sosyal barış. Çalışma yerine kolay paraya kazanma peşinde koşan bir halk oluşturursunuz. Kripto para pazarında Avrupa’da birinci dünyada dördüncü olmayı nasıl başardık sanıyorsunuz?

Önceki ve Sonraki Haberler
Ekonomi