Ertuğrul Özkök yazdı: Polisin elindeki esrarengiz adamdan 21 gündür haber yok

Ertuğrul Özkök yazdı: Polisin elindeki esrarengiz adamdan 21 gündür haber yok

Ertuğrul Özkök, eşinin adına gönderme yapan "Tansu'ya Mektuplar" başlığı altında yazdığı ve "newsletter" olarak paylaştığı yazılarında bugün, IŞİD lideri Ebu Hasan el-Kureyşi'nin İstanbul'da gözaltına alındığı haberini hatırlattı.

Ertuğrul Özkök "İstanbul Polisi’nin tek kurşun bile atmadan ele geçirdiği İŞİD lideri hakkında 21 gündür başka hiçbir şey  öğrenemedik. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat açıklayacağı söylenen  bu olayla ilgili hiçbir resmi açıklama gelmedi. Bloomberg ve Amerika’nın Sesi’ndeki bu iki haber dışında dünyanın hiçbir önemli haber mecrasında bu haberi göremedik." değerlendirmesini yaptı. Özkök, "Türk istihbaratı ve polisi IŞİD liderini gerçekten yakaladı mı?" diye sordu. 

 

Özkök'ün "Polisin elindeki esrarengiz adamdan 21 gündür haber yok" başlıklı yazısı şöyle: 

Polisin elindeki esrarengiz adamdan 21 gündür haber yok

Tam 1 gündür çok ilgimi çeken bir haberin devamını bekliyorum.

Olay şu:

26 Mayıs 2022 günü OdaTV, Toygun Attila imzasıyla çok ilginç bir atlatma haber yayınladı.

İstanbul İstihbarat ve Terörle Mücadele ekipleri çok önemli bir operasyon gerçekleştirmişti.

Bizzat Emniyet Müdürü Zafer Aktaş’ın yönettiği bu operasyon sonucu, uluslararası çapta ses geçirecek biri ele geçirilmişti.

Ele geçirilen o kişi meğer kimmiş?

Ele geçirilen kişinin adı Ebu Hasan el-Kureyşi idi. Yani Peygamber ailesinden gelen bir ismi vardı.

Bu kişi, IŞİD adı verilen terör örgütünün yeni lideri olarak biliniyordu.

İstanbul polisi çok başarılı bir operasyonla tek kurşun bile atmadan IŞİD’in yeni liderini ele geçirmişti.

Bu arada örgüte ait çok sayıda belge de İstanbul plisinin eline geçmişti.

Bu haberin önemi şuradan geliyordu.

Daha 3 ay önce öldürülen liderin yerine geçmişti

2014 yılında kendini halife ilan eden sözde Irak İran Şam Devleti'nin, yani IŞİD’in lideri Ebubekir el Bağdadi, 2019 yılının Ekim ayında bir Amerikan operasyonu ile öldürüldü.

Öldürüldüğü bölge, Türkiye sınırına çok yakın bir yer olan İdlib’di.

Onun yerine örgütün başına geçen el Haşimi el-Kureyşi de yine bir Amerikan operasyonu ile 3 Şubat 2022’de yine İdlib’de öldürüldü.

İstanbul’daki operasyon işte bu nedenle  çok büyük önem taşıyordu.

Ayrıca Türk polisinin IŞİD’le mücadeledeki samimiyetini, etkinliğini ve başarısını gösteren çok önemli bir gelişmeydi.

Haberi bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklayacaktı

El-Kureyşi, yakalanan kişinin örgüt içinde kullandığı takma isimdi. Ama örgütün son iki lideri strateji değiştirmiş ve örgüt ismi olarak el-Kureyşi adını kullanmaya başlamıştı.

Yani Hazreti Muhammed’in ailesinin de taşıdığı adı kullanıyordu.

OdaTV’deki haberde bu operasyonun bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacağı belirtildi.

Haber bu bakımdan çok ilgimi çekmişti.

Hayret ertesi gün bu haber Türk medyasında yoktu

Ancak ertesi gün Türk medyasına baktığımda bununla ilgili bir habere rastlamadım.

Buna karşılık bazı yabancı internet sitelerinde haber vardı.

Mesela Bloomberg ve Times Of Israel gibi önemli iki haber sitesi bunu İngilizce bültenlerinde yayınlamıştı.

Buna karşılık Voice of America’da (Amerika’nın Sesi) farklı bazı ayrıntılar vardı.

Bütün haberlerin kaynağı Oda TV’deki Toygun Attila’nın haberiydi. Yani Türk gazeteci uluslararası çapta bir habere imza atmıştı.

Amerika'nın sesi: Doğrulatacak resmî bir Türk yetkili bulamadık

Amerika’nın Sesi sitesindeki habere göre, adının verilmesini istemeyen iki üst düzey Türk yetkilisi Bloomberg’e bu haberi doğrulamıştı.

Ne var ki, Amerikalı yetkililer haber konusunda daha mesafeliydi. “Haberi resmen doğrulayacak durumda değiliz. Basın kaynaklı bu haberi resmen doğrulayacak bir merci bulamadık” demişlerdi.

Haber böylesine önemliydi. Ancak 26 Mayıs’tan sonra bu konu nedense çok esrarengiz bir hâl aldı.

İstanbul Polisi’nin tek kurşun bile atmadan ele geçirdiği İŞİD lideri hakkında 21 gündür başka hiçbir şey  öğrenemedik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat açıklayacağı söylenen  bu olayla ilgili hiçbir resmi açıklama gelmedi.

Bloomberg ve Amerika’nın Sesi’ndeki bu iki haber dışında dünyanın hiçbir önemli haber mecrasında bu haberi göremedik.

Yani iş esrarengiz bir boyut aldı.

Türk istihbaratı ve polisi IŞİD liderini gerçekten yakaladı mı?

Türk istihbaratı ve polisinin uluslararası teröre karşı mücadelede elde ettiği böylesine büyük bir başarı neden böyle kuytularda kalmış; saklanmıştı?

Tabii şu şüpheci sorular da gelmedi değil:

Türk polisi gerçekten IŞİD’in yeni liderini yakalamış mıydı?

Yakaladıysa  canlı ele geçirilen bir IŞİD lideri hakkında öteki istihbarat örgütleriyle paylaşılacak çok bilginin ele geçirildiğini tahmin edebiliriz.

Bu bilgi paylaşılmış mıydı?

Bu sabah bölgede ilk defa bir helikopter iniş harekâtı

Haber böylece esrarengiz bir hale bürünürken, bu sabah hiç beklemediğimiz sürpriz bir gelişme oldu.

Türkiye’nin, Suriye’de kontrolü altında bulunduğu bölgede, yeni bir askeri operasyona başlaması beklenirken, kimsenin beklemediği bir gelişme oldu.

Bölgedeki ABD birlikleri aynı yerlere bir helikopter operasyonu düzenlemişti.

Reuters’in haberine göre, bu operasyonda üst düzey bir IŞİD yöneticisi gözaltına alınmıştı.

Yakalanan kişi bir bomba uzmanıydı.

Aslına bakarsanız, bu kişi liderlik düzeyinde çok önemli bir IŞİD şahsiyeti değildi. Ama operasyon bizzat ABD tarafından, üstelik “İlk helikopter iniş harekâtı” olarak duyurulmuştu.

Sıradan bir IŞİD elemanı için niye bu kadar şaşalı harekât?   

Bu operasyonun önemi de şuradan geliyordu.

ABD birliklerinin, Türkiye destekli Suriye Ulusal Ordusu’nun kontrolündeki bölgede ilk helikopter iniş operasyonuydu.

Yani ABD birlikleri belirlenen hedefi helikopterden vurmamış, bizzat asker indirerek yerde bir harekâtla ele geçirmişti.

Bölgeden gelen bazı haberlere göre çatışma da çıkmıştı. Ama bu çatışmanın oradaki IŞİD mensuplarıyla mı yoksa ÖSO güçleriyle mi olduğu belli değildi.

Tabii ki bu bilgiler insanın aklına şu soruyu sokuyordu:

Acaba, sıradan bir IŞİD bombacısına karşı bu operasyonun asıl amacı başka bir mesaj vermek miydi?

Çünkü aynı saatlerde Astana’daki Türkiye-Rusya-iran zirvesinden de o yönde bir mesaj geliyordu.

Rusya Türkiye’nin Suriye’deki bir operasyonuna sıcak bakmıyordu.

Böylece aynı gün aynı saatlerde hem ABD’den hem Rusya’dan Türkiye’ye iki işaret geliyordu…

Bu operasyonu yapma…

Gözler yine İstanbul'daki esrarengiz kişiye döndü

Tabii bu haber gözleri 21 gündür esrarengiz biçimde ortadan çekilen IŞİD’in yeni liderine çevirdi.

El-Kureyşi ne olmuştu?

Ondan örgütün Türkiye’de ve Türkiye’nin kontrolü altındaki bölgede konuşlanıp konuşlanmadığı, orada ne tür hazırlıkları olduğu yolunda ne kadar bilgi alınmıştı?

Oradan alınan bilgi bölgedeki Amerikan güçleri ile paylaşılmış mıydı?

Bu sabah açıklanan helikopter iniş harekatında oradan gelen bilginin etkisi var mıydı?

Amerika bu operasyonu daha önceden Türkiye’ye haber vermiş miydi?

Esrarengiz lider şu bakımdan çok önemli

Diyeceğim şu.

Türkiye bu konudaki bilgileri müttefiklerle paylaşıp, gerçekten netice alıcı bir mücadelenin içinde yer alırsa, YPG- PKK terör örgütüne karşı elini de daha güçlendirebilir.

Yani Suriye’deki haklı harekât konusunda rahatlayabilir.

Çünkü bu sabahki gelişmeler şunu bir kere daha açıkça gösterdi.

IŞİD Türkiye’nin kontrolü altındaki Suriye topraklarında hâlâ belli bir altyapıya sahip. Asıl önemli olan bölgedeki yerel Suriye muhalif güçlerinin IŞİD’e destek verip vermediği sorusunun cevabı.

Unutmayalım ki, bölgedeki IŞİD alt yapısı sadece Amerika için değil, en az onun kadar, hatta daha fazla bizim için de büyük bir tehdit.

Ve emin olun ki bu tehdit YPG-PKK teröründen daha az değil.