Faruk Bildirici: Ebrar Karakurt rızasını geri çekti, fotoğrafının yayından kaldırılması gerekmez mi?

Faruk Bildirici: Ebrar Karakurt rızasını geri çekti, fotoğrafının yayından kaldırılması gerekmez mi?

Faruk Bildirici, Ebrar Karakurt’un fotoğrafını kaldırdığını, bu nedenle söz konusu olayı haberleştiren internet sitelerinin de o fotoğrafı kaldırması gerektiğini savundu.

Faruk Bildirici, bugün Ebrar Karakurt haberlerini yazdı. Sevgilisiyle çekildiği fotoğrafı sosyal medyadan paylaşan Karakurt, homofobik saldırıların hedefi olmuştu.

Bildirici, Ebrar Karakurt’un fotoğrafını kaldırdığını, bu nedenle söz konusu olayı haberleştiren internet sitelerinin de o fotoğrafı kaldırması gerektiğini savundu.

Savunmasını „unutulma hakkı“ üzerinden yapan Bildirici şu ifadeleri kullandı:

Ebrar Karakurt, kız arkadaşıyla çekilmiş fotoğrafını sosyal medyadan kaldırdı ama dün baktım, 300’den fazla internet sitesinde hâlâ duruyor o fotoğraf. Hatta Ebrar Karakurt’un sosyal medya hesabından daha fazla insana ulaşabilecek mecralarda yayında. Bence bu, üzerinde durmayı, tartışmayı hak eden bir durum. Fotoğrafın sahibi, önce kendisi koymuş olsa da kamusal alanda herkesin görebileceği biçimde durması fikrinden vazgeçse de fotoğraf yayımlanmaya devam edilebilir mi?

 

Düşünün, Ebrar Karakurt, o fotoğrafın sosyal medya hesabında durmasından kendisi ve kız arkadaşı için endişelenmese oradan kaldırmazdı. İkisini de homofobik, cinsiyetçi saldırılara hedef haline getirdiğinden kaygı duymuş olsa gerek ki, oradan silmiş. Kısacası, kendisine ve arkadaşına daha fazla zarar vermesini istememiş… Kaldı ki, o fotoğrafın yayımlanmasından sonra kız arkadaşının ismi, geçmişi yazılmaya, didiklenmeye başlandı; o aslında ünlü bir kişi de değil. Onun hakları ve “kişisel verilerinin korunması” da gözetilmeli.

 

Gazeteciliğin en önemli ilkelerinden biri de masum insanlara zarar vermemektir. Onun kaldırdığı fotoğrafı yayımlamayı sürdürerek medya, Ebrar Karakurt’u bu tür saldırıların hedefi haline getirmeye devam ediyor. Türkiye’de “Unutulma hakkı” ile ilgili yasal bir düzenleme yok; Sulh Ceza Hâkimlikleri, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına bile dayanmadan “unutulma hakkı” gerekçesiyle gelişigüzel erişim engelleme kararları veriyor.

 

Anayasa Mahkemesi, “Unutulma hakkı” için “yayının içeriği, yayında kaldığı süre, güncelliğini yitirmesi, tarihsel bir veri olmaması, kamu yararına katkısı, habere konu kişinin siyasetçi veya ünlü olup olmadığı, haber veya makalenin konusu, haberin olgusal gerçekler ya da değer yargısı içerip içermediği, halkın ilgili veriye yönelik ilgisi” gibi kriterlere bakıyor.

 

Avrupa Parlamentosu’nun 2016’da kabul ettiği “Genel Veri Koruma Tüzüğü”nün “Unutulma hakkı” ile ilgili maddesinde “veri sahibinin işleme faaliyetinin dayandığı rızasını geri çekmesi ve işleme faaliyetiyle ilgili başka bir yasal gerekçe bulunmaması”, “Kişisel verilerin gecikmeye mahal verilmeksizin silinmesini talep etme hakkı bulunan haller”den biri olarak sayılıyor.

 

Ebrar Karakurt’un fotoğrafı kaldırması tam da böyle bir durum. O fotoğrafı hesabına koyarak “işlenmesi için rıza vermiş” ama sonra kaldırarak “rızasını geri çekmiş” oluyor! Ebrar Karakurt, bir girişimde bulunmasa da medyanın “unutulma hakkı”nı gözeterek, o fotoğrafları kendiliğinden yayından kaldırması doğru olmaz mı?

 

Biliyorum, Ebrar Karakurt ve arkadaşı başvurmadı ama ben böyle bir insani davranışta bulunmak gerektiğine inanıyorum. Zarar vermemek için…

 

Nihayetinde Adalet Bakanlığı’nın bile Anayasa Mahkemesi’ne gönderdiği hukuki bir metne “eşcinselliğin İslam’a göre haram olduğunu” yazabildiği, LGBT bireylerin “Onur Yürüyüşü”nün yasaklandığı bir ülkedeyiz. 

LGBTİQ+