Gazeteci Müyesser Yıldız: FETÖ ya hiç gitmedi, ya da yeniden geliyor!

Gazeteci Müyesser Yıldız: FETÖ ya hiç gitmedi, ya da yeniden geliyor!

OdaTV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ’ın tutuklanması, Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde Balyoz ve Ergenekon kumpasına karşı 6 yıl önce başlatılan...

CHP milletvekili Utku Çakırözer aracılığıyla açıklama yapan Müyesser Yıldız, "Bu soruşturmaya baktığımızda FETÖ zamanındakilerden hiçbir farkı yok! O zaman diyorsunuz ki bunlar ya hiç gitmediler, ya da geri geliyorlar.”

OdaTV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız ’ın tutuklanması, Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde Balyoz ve Ergenekon kumpasına karşı 6 yıl önce başlatılan “Adalet Nöbeti”nin yıldönümünde protesto edildi.

CHP milletvekili Utku Çakırözer aracılığıyla açıklama yapan Müyesser Yıldız, Silivri’de 15 buçuk ay yattığını anımsatarak, “Şimdi Silivri’den daha azimli ve kararlıyım. Hem bu kumpası bozacağız, hem de 15 Temmuz’un perde arkasını çözeceğiz” dedi. AYM önünde Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (KumpasDer) organize ettiği eylemde, “Müyesser Yıldız masumdur” pankartı açıldı.

6 yıl önce “Adalet Nöbeti”ni başlatan isim olan avukat Şule Nazlı Erol, yaptığı konuşmada “Müyesser Yıldız’ın tutukluluğuna son verilmelidir. Adalet herkese lazımdır. Adaleti çekerseniz, devletin çatısı çöker. Siyaset adaletten elini çekmek zorundadır” dedi. Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, geçmişteki mağduriyetlerin bugün farklı yöntemlerle yaşatıldığını belirterek “O dönemin mağdurlarının bugün Müyesser Yıldız’da olduğu gibi yine mağdur olduğunu görüyoruz. Basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırıldığı, buna karşı hak mücadelesi veren baroların susturulmak, sindirilmek için parçalatılmasına çalışıldığı ağır bir baskı süreci yaşıyoruz. Bu baskılardan kurtulmak bazen tek bir kişinin çıkıp bayrağı açmasıyla mümkün olabiliyor” diye konuştu.

KumpasDer Başkanı Ahmet Tatar, yaptığı konuşmada “Adalet Nöbeti’nin başarıya ulaştığı, AYM’nin kumpası bozduğu bu günü, hukuk ve adalet bayramı olarak kutlamak isterdik. Ancak 6. yılında hukuk ve adalet adına derin bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Gazeteciliğine, vatanseverliğine kefil olduğumuz başta Müyesser Yıldız olmak üzere dürüst, namuslu bütün gerçek gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını beklediğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz” dedi.

‘KİRLİ VE KIRIK BİR PLAK’

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Türkiye’de kimin içeriye gireceğine bir kişi, kimin dışarıya çıkacağına ise maalesef dünyanın diğer liderleri karar veriyor. Kendisini millet jürisinin reisi olarak gören birisi, kendi zihninde birini mahkûm ettiyse onu serbest bırakmaya hâkimlerin gücü yetmiyor” ifadesini kullandı.

“Bugün Müyesser Yıldız’ı içeride tutanın, AKP’nin geçmişte FETÖ ile birlikte Türkiye siyaset ve adalet tarihine bıraktığı çöp yığınının içinden bulunmuş eski, kirli ve kırık bir plak” olduğuna dikkat çeken Özel, şunları söyledi: “Bugünlerde bile halen ‘Ergenekon’da kumpas vardı ama şu da vardı’ diyerek, o plakları yeniden çalmayla ilgili bir kötü niyet satır aralarında gizlidir. Müyesser Yıldız’ın bu kumpasla içeride tutulması ne tesadüftür, ne bir yanlıştır. Aksine bundan sonra Türkiye siyasetini yeniden kumpas davaları ile etkilemek; Atatürkçü, Cumhuriyetçi, gerçek anlamda milliyetçi, bu ülkenin gerçek sevdalılarına elde bulundurulan yargı gücünü bir kez daha lehe bir sopa olarak kullanmak ve iktidarda tutunmak için alabildiğine yalan, alabildiğine kutuplaştırma siyasetinin ilk adımını atıyorlar.

O ilk adıma karşı sizler en doğru yerde, en doğru zamanda ve en doğru kişilerle birliktesiniz. Hak, hukuk, adalet kazanacak. Müyesser Yıldız kazanacak. Müyesser Yıldız yalnız değildir, masumdur, hepimizin onurudur, namusudur” dedi.

YILDIZ’IN MESAJI

CHP’nin Gazeteci kökenli Milletvekili Utku Çakırözer, 4 gün gözaltı süresinin ardından yazdığı 2 köşe yazısı nedeniyle tutuklanan gazeteci Oda TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ı Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Çakırözer, ziyareti sonrasında TBMM’de düzenlediği basın toplantısında hem tutuklu gazeteci Müyesser Yıldız’ın mesajını kamuoyu ile paylaştı, hem de haberi, yazısı nedeniyle haksız, hukuksuz tutuklu gazetecilere özgürlük istedi.

Türkiye’nin artık tutuklu gazeteci ayıbından kurtulması gerektiğini söyleyen Çakırözer, “Müyesser Yıldız kendisi gazeteci olmasına rağmen sabah baskını ile gözaltına alındı. 4 gün sonra hakim karşısına çıkarıldı ve tutuklandı. Artık gazetecilerin sabah baskınlarıyla gözaltına alınmasına, tutuklanmasına son verilmelidir. Sevgili Müyesser’İn sözleri kendi kendini anlatıyor. Türkiye’de artık gazeteciler haberleri için, yazdığı, çizdiği için cezaevine konulmaktan vazgeçilmelidir. Biz gazetecileri cezaevine attığımız sürece medeniyet yolunda, çağdaşlık yolunda, hak, hukuk, adalet ve demokrasi yolunda asla ama asla ilerleyemeyiz” dedi.

“OLMAYAN BELGEYİ YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Müyesser Yıldız’ın mesajı şöyle:

“Olmayan bir dosya üzerinde kendimizi savunmaya çalışıyoruz. Gerçek niyet belli casusluk falan değil. 15 Temmuz’un aydınlanmasını istemiyorlar. Yaşadıklarımız eski FETÖ kumpaslarıyla neredeyse bire bir aynı. İsimsiz, imzasız bir ihbar mektubuyla dosya açılıyor. Savcıya da sordum “Hani artık isimsiz, imzasız ihbar mektupları delil sayılmayacaktı?” Dosyanın içinde hiçbir belge yok.. O yüzden telefonumdan bilgisayarımda olmayan belge yaratmaya çalışıyorlar..

Benim ve oğlumun bilgisayarların imajlarının alınmadan el konulması kabul edilemez. FETÖ kumpaslarında bile imaj alınmıştı… Benim cep telefonum bilgisayarım olmasa davada delil diye hiçbir şey yok!...

Ergenekon döneminde peynir ekmek gibi tutuklama kararları çıkıyordu. Şimdi yeniden o günlere dönüldüğünün hissiyatındayım. Ben kaçacak insan değilim.

Delil karartma diyorlar. Neyi karatacağım? Yazdığım yazılar dışında ortada delil mi var? Beni tutuklamaya gerekçe gösterdikleri üç yazıya erişim serbest!

Devletin gizli belgelerini açıklamakla suçlanıyorum… Önce casuslukta sonra devletin gizli belgelerini açıklamak. Dosyaya baktığınızda belge falan yok..

Beni bilenler bilir. 15 Temmuz duruşmalarında devletin güvenliği ile ilgili çok gizli bilgiler anlatıldığında bunları yazmadım. Zen Suriye ile ilgili, Irak ile ilgili anlatımları paylaşmadım. Ülkemizi zor durumda bırakacak bilgileri paylaşmadım.

O yüzden devletin gizli belgelerini paylaşmak yerine keşke bana yakışan bir suç bulsalardı. Bu suç bana yakışmaz.

“BURADAN ÇIKACAĞIM, DURUŞMALARI TAKİP EDECEĞİM”

Benimle birlikte gözaltına aldıkları İsmail Dükel’i 10 senedir hiç görmedim, konuşmadım!

Şu anda tutuklu bulunduğum Sincan Cezaevi kampüsünün girişinde mahkeme salonu var. O mahkeme salonunda bu günlerde Akıncı davası görülmekte. Şu anda arzu ettiğim orada olup bir an önce duruşmaları izlemek. En önemli isimler sona bırakılmıştı. Buradan çıktığımda duruşma izlemeye devam edeceğim.

Bu süreç, bize yaşatılanlar Türkiye için, hukuk devleti için ayıplı bir süreç ama ben direneceğim, kazanacağım…

“ÜLKEYE NE ZAMAN HUKUK ADALET GELECEK”

Koğuşumda sürekli şunu soruyorum:

Türkiye geçmiş hatalarından hiç mi ders çıkarmayacak? 2009 dan bu yana yaşananlar tekrar mı edilecek? Bugün iktidardakileri kimler kandırıyor. Bu ülkeye ne zaman hukuk, adalet gelecek? Kader mahkumları için birkaç yılda bir düzenlemeler geliyor ama görüyoruz ki iktidar mahkumları için hiçbir düzenleme yapılmıyor..

“SİLİVRİ’DEN DAHA AZİMLİ VE KARARLIYIM. DİRENECEĞİM, KAZANACAĞIM”

Bu soruşturmaya baktığımızda FETÖ zamanındakilerden hiçbir farkı yok!

O zaman diyorsunuz ki bunlar ya hiç gitmediler, ya da geri geliyorlar. Silivri de 15 buçuk ay yattım.. Şimdi Silivri’den daha azimli ve kararlıyım.

Hem bu kumpası bozacağız, hem de 15 Temmuz’un perde arkasını çözeceğiz.