Gökçek hakkında suç duyurusu; 'Görevden alınsın!'

Gökçek hakkında suç duyurusu; 'Görevden alınsın!'

Orhan Şahin/ABC GazetesiAnkara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında Yargıtay’ın ''terör örgütü’olarak nitelediği Hizb-ut Tahrir’e yer tahsis ettiği için suç duyurusunda bulunuldu.MUSTAFA KEMAL'E HAKARETAnkara...

Orhan Şahin/ABC Gazetesi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında Yargıtay’ın ''terör örgütü’olarak nitelediği Hizb-ut Tahrir’e yer tahsis ettiği için suç duyurusunda bulunuldu.

MUSTAFA KEMAL'E HAKARET

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait Atatürk Spor Salonu'nda Yargıtay’ın “terör örgütü'' olarak kabul ettiği  dinci yapılanma Hizb-ut Tahrir, Ankara'da hilafet toplantısı yapıp “Şeriat'' istemişti. Belediyenin tahsis ettiği salonda Mustafa Kemal Atatürk ve cumhuriyet kadroları ''kafir’ olarak nitelendirilmişti.

2016 yılında gerçekleştirilen bu toplantıya ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Laikliğe Çağrı Grubu’nun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusunda  Gökçek için şu ifadeler kullanıldı;

2016 yılındaki eylemlere yer tahsis edilmesi nedeniyle açıkça sorumluluğu bulunan, kaldı ki ayrıca bu konudaki diğer görevliler hakkında da hiçbir işlem yapmayarak onları da koruma yoluna giden Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı hakkında görevden uzaklaştırmaişleminin de yapılması gerekmektedir. Bugüne kadar böyle bir işlem yapılmaması aynı konuda/iştirak yönünden bile sorumluluk doğurucu niteliktedir.

YARSAV eski başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ayrıca İçişleri Bakanlığı’na da başvuru yaparak Gökçek’in görevden alınması talebinde bulundu.

İşte o suç duyurusu;

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNAN /BAŞVURAN : Ömer Faruk Eminağaoğlu

                                                                                     Murtaza Demir

                                                                                     Emel Sungur

ÖNCEKİ BAŞVURULAR

2016 yılında İçişleri Bakanlığına yapılan başvurular

10.3.2016 tarih ve 16997 sayılı dilekçe ile; 2016 yılında toplantı niteliğinde gerçekleştirilen hilafet konulu eylem nedeniyle, suç duyurusu, ayrıca 4483 sayılı Yasa uyarınca işlem, görevden uzaklaştırma, disiplin işlemleri yapılması konulu başvuruya,

Bakanlığınızca (Personel Genel Müdürlüğü) 02.5.2016 tarih ve 8052 sayılı yazı ile verilen yanıtta, konunun Ankara Başsavcılığına iletildiğinin ifade edilmesi ile yetinilmiştir.

22.4.2016 tarih ve 28281 sayılı dilekçe ile, Hizb-ut Tahrir terör örgütünün tüm faaliyetlerinin önlenmesi istenilmiştir.

22.4.2016 tarih ve 28283 sayılı dilekçe ile, söz konusu örgütün 22.4.2016 tarihinde toplantı niteliğinde yeni bir eylem gerçekleştireceğini duyurduğu, bu eylemin önlenmesi ve 10.3.2016 tarihli dilekçeye konu hususların sonuçlandırılması ve yerine getirilmesi, aksi durumun sorumluluk doğurucu nitelikte olduğu ifade edilmiştir.

10.5.2016 tarihli (Meryem Leblebici tarafından kayda alınan) dilekçe ile, anılan medya kolu (ve yayınları) hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.

2016 yılında Ankara Valiliğine yapılan başvurular

22.4.2016 tarih ve 64349 sayılı dilekçe ile, Hizb-ut Tahrir terör örgütünün 22.4.2016 tarihinde Ankara Kocatepe Kültür Merkezinde, toplantı niteliğinde bir eylem gerçekleştireceğini duyurduğu, eylemin önlenmesi, eyleme ortam yaratanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılması istenilmiştir.

03.6.2016 tarih ve 24317/1 sayı ile verilen yanıtta;

06.3.2016 tarihinde Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen toplantı niteliğindeki eylemle ilgili olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca (Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosu) 2016/43433 hz sayılı soruşturmanın yürütüldüğü,

22.4.2016 tarihinde Ankara Kocatepe Kültür Merkezinde gerçekleştirilen toplantı niteliğindeki eylemle ilgili olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca (Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosu) 2016/66870 hz sayılı soruşturmanın yürütüldüğü, belirtilmiş, bir başka işlem akıbetinden söz edilmemiştir.

2016 yılında Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvurular

10.3.2016 tarih ve 2016/3956 hz sayılı olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına (Basın Bürosu) yapılan suç duyurusu ile, Hizb-ut tahrir Terör örgütünün toplantı niteliğinde gerçekleştirdiği eylem ve bu eylemde ortaya çıkan diğer suçların ve ilgili kişilerin soruşturulması istenilmiştir.

22.4.2016 tarihli ek dilekçe sunulmuş ve soruşturmanın akibeti hakkında bilgi istenilmiş, söz konusu soruşturmanın, 2016/3881 hz sayılı soruşturma ile birleştirildiği belirtilmiş, başka bir bilgi iletilmemiştir.

22.4.2016 tarih ve 2016/66870 hz sayılı olarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına (Basın Bürosu) yapılan suç duyurusu ile, Hizb-ut tahrir Terör örgütünün 22.4.2016 tarihinde toplantı niteliğinde gerçekleştireceğini duyurduğu eylemin önlenmesi, bu eylemde ortaya çıkan diğer suçların ve ilgili kişilerin soruşturulması istenilmiştir.

2017 yılında İçişleri Bakanlığına yapılan başvurular

01.3.2017 tarih ve 25253 sayılı dilekçe ile, Hizb-ut Tahrir terör örgütü tarafından İstanbulda 05.3.2017 tarihinde gerçekleştirileceği duyurulan hilafet konulu eylem hakkında, ilgili kamu görevlileri yönünden adli ve disiplin yönünden işlem yapılması, söz konusu eylemin de işlenmesinin önlenmesi istenilmiştir.

2017 yılında Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvurular

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmek üzere, 01.3.2017 tarih ve  4518 iç muh sayı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçe ile, 05.3.2017 tarihinde İstanbulda toplantı niteliğinde gerçekleştirileceği duyurulan hilafet konulu eylem hakkında, (suçüstü boyutu da gözetildiğinde), suçun işlenmesinin önlenmesi, (ağır cezalık suçüstü halinde 4483 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı da gözetildiğinde), terör suçlarının da görev suçu niteliğinde düşünülemeyeceği de dikkate alınarak, ilgili örgüt mensupları ve kamu görevlileri hakkında işlem yapılması istenilmiştir.

AÇIKLAMALAR

Yargıtay 9 uncu Ceza Dairesinin, 2013/14330 Esas sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Hizb-ut Tahrir, bir terör örgütüdür. Söz konusu karardan sonra, mevzuatta bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Halen terör suçlarına bakan Yargıtay 16 ncı Ceza Dairesi de bu örgütün eylemlerinin cezai sorumluluk doğurucu nitelikte olduğunu kabul etmiştir.

2017 yılında gerçekleştirileceği duyurulan eylem hakkında yapılan suç duyurusu nedeniyle, eylemin önlendiği, anılan örgütün bir kısım mensuplarının gözaltına alındığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır.

2016 yılındaki eylemler ve varlığını sürdüren örgüt hakkında yapılan işlemlerin akibeti belirsizdir.

5237 sayılı Yasa döneminden itibaren suç çokluğu ilkesi benimsenmiş olup, kamu görevlileri ile ilgili olarak ortaya çıkan suçlarda, ağır cezalık suçüstü durumları 4483 sayılı Yasa’da da açıkça ifade edildiği üzere, 4483 sayılı yasa kapsamı dışında kalmaktadır.

Öte yandan, 4483 sayılı Yasa bağlamında yapılan başvurular için anılan Yasada süre öngörülmüş olup, başvuruların bu sürede sonuçlandırılması gerekmektedir. Belirtilen bu süreler dolmasına ve üzerinden çok uzun bir süre de geçmesine rağmen, başvuru hakkında bugüne kadar tebliğ alınmış bir karar bulunmamaktadır.

Ayrıca, kamuoyunda terör örgütü iddiası ile bir çok belediye başkanının görevden alındığı bilgisi de yer almaktadır.

2016 yılındaki eylemlere yer tahsis edilmesi nedeniyle açıkça sorumluluğu bulunan, kaldı ki ayrıca bu konudaki diğer görevliler hakkında da hiçbir işlem yapmayarak onları da koruma yoluna giden Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı hakkında görevden uzaklaştırma işleminin de yapılması gerekmektedir. Bugüne kadar böyle bir işlem yapılmaması aynı konuda/iştirak yönünden bile  sorumluluk doğurucu niteliktedir.

Terör örgütünün gerçekleştirdiği veya gerçekleştireceğini duyurduğu toplantılar, örgüt eylemi niteliğindedir. Örgüt eylemine izin verilmesi, yer tahsisi düşünülemez. Örgütün, her türlü eylemi yasaktır. Bu nedenle başvurulara konu kişiler, kamu görevlileri hakkında işlem yapılması gerektiği kaçınılmazdır. Halen örgüt varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle örgütün Ankara ayağı dahil tüm yapılanmasının soruşturulması gerekmektedir.

Önceki başvuru sonuçlarının bildirilmesi, aksi durumun sorumluluk doğurucu olduğunun gözetilmesi, ayrıca mevcut kanıtlar da gözetilerek, belirtilen görevden uzaklaştırma işleminin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

SONUÇ

Yukarıda belirtilen nedenlerle, başvuru doğrultusunda işlem yapılmasını ister ve dilerim.

Saygılarımla. 09.3.2017

…..

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem