İşsiz kalan tarım işçisi telefonunu sattı, çocuklar uzaktan eğitime uzak kaldı

Pandemide aylarca işsiz kalan baba telefonunu satınca çocuklar uzaktan eğitime uzak kaldı.

Pandemide aylarca işsiz kalan baba telefonunu satınca çocuklar eğitimden uzak kaldı. İşsiz kalınca tarım işçiliği için ailesi ile birlikte Adana’ya gelen Halil Y’nin çocukları tarlada çalıştıkları ve internete erişimleri ve cihazları olmadıkları için eğitim alamıyor.

Evrensel'den Volkan Pekal'ın haberini hiçbir satırına dokunmadan aktarıyoruz:

Adana’nın Sarıçam ilçesine bağlı İncirlik’te güneş altında soğan hasadı yapan mevsimlik tarım işçileriyle birlikteyiz. Sigorta ve sosyal haklar olmadan çalışmak zorunda bırakılan yüz binlerce mevsimlik tarım işçisi gibi onlar da “Tam kapanma”da evde kalamayanlardan. Pandemi riskine rağmen yılın 6-7 ayı boyunca bütün aile il il gezip çalışmak zorunda. Aileleri ile birlikte buralara kadar sürüklenerek tarım işçiliği yapan ya da ev içi işlerde çalışan çocukların tamamı ise okullara kaydı olsa da internet ve bir cihaza ulaşamadıkları için eğitimin dışındalar. Çocuklar ellerine bol gelen işçi eldivenlerini takıp makaslarla soğan kesiyorlar.

Tarlada karşılaştığımız M.Y. İsimli çocuk bunlardan biri. “Sınıfta çarpmayı tek ben biliyorum” diyerek başarılı bir öğrenci olduğunu anlatmaya çalışan M.Y, babası telefonunu sattığı için derslere giremiyor. Babasının, İstanbul’da tersanede çalışırken pandemi nedeni ile işsiz kalması hayatlarının bir anda değişmesine neden olmuş. M.Y. ve kardeşleri şimdi hayatlarını değiştirebilecek bir eğitimi almak yerine tarladalar. İşçi ailesinin toplayıp çuvalladığı soğan kadar ücret verildiği için çocuklar da üretime katılıyorlar. M.Y de ev içi işlerden üretime birçok iş yapıyor. Karşılaştığımızda tarlada çalışan annesinin yükünü hafifletmek için 1 yaşındaki kardeşini gezdiren M.Y’yi bir süre sonra elinde makasla soğanları temizlerken görüyoruz.

M. 4’üncü sınıf öğrencisi ancak 4’üncü sınıfı hiç sınıf ortamında geçirememiş. Okuluna dönmek istediğini ifade eden M, şunları söyledi, “Babam iş bulamadı, telefonunu sattı. Ben de canlı derse giremiyorum. Okulumu arkadaşlarımı özlüyorum.  4’üncü sınıfa gittiğim için bize tablet vermiyorlar. Sınıfta çarpmayı tek ben biliyorum. Ders öğrenmek isterdim, okuma yazmam zayıflıyor ve okumazsam sonra cahil olabilirim. Cahil olmamak için okula gitmek isterdim. Tarlada çalışıyorum. Söküm yapıyoruz, kesim yapıyoruz, dolum ve dikiş yapıyoruz. Burada derse girmiyorum. Buradan 5 ay sonra gideceğiz ya. Şanlıurfa’da gireceğim.”

İşsiz kaldığı için İstanbul’dan Urfa’ya dönen baba Halil Y, bir türlü bulamadığı iş ve borçlar nedeni ile birçok eşya ile birlikte telefonunu da sattığını anlattı. Ailesini Urfa’da bırakıp İstanbul’da çalışarak evin geçimini sağlayan Halil Y, tarım işçiliğine ilk defa bu yıl başladıklarını söyledi. Daha önce tersanede çalıştığını ifade eden Yalçın Y, “Pandemiden dolayı orada işimiz kapandığı için mecburen buraya gelmeye başladık. İş bulamadığım için tam 1 yıl işsiz kaldım. Mecburiyetten soğana gelmeye başladık. Kızım da canlı derse giriyordu. Ona da şimdi giremiyor. Telefonu da sattım. Mecburen sattım ne yapalım? Çok zeki dersleri çok iyi. Okutmak istiyorum ama bu hastalıktan dolayı zorlanmaya başladık.  Başka bir çare yok” dedi. O sırada yanı başındaki 1 yaşındaki çocuğunu gösteren Yalçın, “Çocuklarımın hepsi küçük.  Bu 1 yaşında güneşin altında, tarlada. 2 gün önce hastaneye götürdüm. Hâlâ da hasta başka ne yapabiliriz ki? Bir destek görmedik ki” dedi.  

Ağlayınca çocuk, anne Nurcan Y’ye geçiyor. Bir yandan çalışırken bir yandan da çocuklarla ilgilenmeye çalışan Nurcan Y, eşinin İŞKUR’a çok başvuru yaptığını ancak bir dönüş olmadığını söyledi. Yardım başvurularının da yanıtsız kaldığını anlatan Nurcan Y, “Bize dönüş yapmıyorlar, ‘Erzak vereceğiz’ diyorlar, bir türlü dönüş yapmıyorlar. Mecburen memleketimizi bırakıp, çocuklarımızı alıp buraya geldik. Çocuklarımız okulundan oldu. Tablet dağıtımı yaptılar ama bizimkiler alamadı. Biz de bilmiyoruz. İki tanenin dersi iyi. Biz de yardım istiyoruz, iş istiyoruz” dedi.

GENEL