08 Nisan 2020 Çarsamba

Koronavirüs felaketi ve bilimin önemi

2020 yılına hiç iyi girilmemişti savaşlar, göçler, doğa felaketleri derken şimdide üç aydır Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde ortaya çıkan Koronavirüsü dünyayı özellikle de yaşadığımız coğrafyayı Avrupa’yı kasıp kavuruyor.

İtalya’da 1000 , İspanyada 300, Fransa’da 100 ün üzerinde bu bela virüsten ölen insanlar var.

Çin’den ABD’ye, Singapur’dan Finlandiya’ya, Nepal’den Avustralya’ya, Kamboçya’dan İngiltere’ye şimdiye kadar dünya üzerinde 30 ülkeye yayıldı, can kayıpları her geçen gün dahada artıyor.

Yaşadığımız Almanya’ da ise bu nedenle kamusal yaşam çok kısıtlı sürüyor.

Okullar 18.04.2020 tarihine kadar yine Kreşler, eğlence yerleri, Kafetaryalar, müzeler, fitnes stüdyoları, spor sahaları kapalı, Lig maçları iptal , konserler toplantılar yasak.

Bu ölümcül virüs nereden çıktı neden buralara kadar geldi, yayıldı, perde arkasında neler var tam olarak kimse bilmiyor.

Ama bir çok tez , iddia var bu konuda .

Bilinen tek şeyde belki şimdi Kamu Sağlığının daha önemli olduğu ve şimdi daha iyi anlaşıldığı.

Ayrıca bilimin öneminin toplum tarafından daha fazla önemsenmesidir.

Kendimize sormadan geçemiyoruz acaba dev gibi büyüyen Çin ekonomisine darbe için mi bu Virüs ortaya çıktı?

Belki de bu Çin’ in tüm dünya ekonomisine hakim olmasının engellenmesi için ortaya konan çirkin ve zalimce bir projedir !

Kimbilir !

Çünkü bundan bir yıl önce Çin Devlet Başkanı kibirli bir biçimde bizim büyümemize artık kimse engel olamaz, karşı çıkamaz demişti.

Bu meydan okuma bu virüsle’mi cevaplandırıldı acaba?

DailyMail’in haberine ve Bilim adamlarına göre; Yoksa bu Virüs Çin Laboratuvarından mı yayıldı ya da bu virüs biyolojik bir silah olarak geliştirildi de deney yapılan hayvanlar deney sonra öldürülmeyip kaçak olarak pazarda satıldı bu hayvanların etini yiyen insanlardan mı bulaştı?

Ya da eski bazı eski Solcu arkadaşlara göre bu emperyalistlerin yaşlı ve hastaları yok etme, işci kesimine gözdağı projesi midir?

Koronavirüsü’nden Çin’de çok insan öldü bu bir gerçek ama ölenlerin sayısı konusunda da çelişkiler var.

Sayının 3000 değil 250 bin olduğu iddia ediliyor.

Ama gerçek şu ki bu salgından ( Pandemi’den ) Çin ekonomisi büyük darbe almış durumda ve şu anda 130 farklı ülke Çin’ den mal ithal etmeyi durdurmuş durumda.

Koronavirüsü bir çok ülkenin ekonomisine ağır zararlar verdi ve vermeye de devam edecek.

Bu yeni nesil koronavirüs karanlık güçler tarafından ortaya çıkarıldı, yayıldıysa o zaman küresel ekonomiye yönelik endişelerimiz, güvensizliğimiz, kuşkularımız dahada artacaktır.

Tekrar 4 milyona yakın insanımızın 60 yıldır yaşadığı Almanya’ ya dönecek olursak.

Almanya’da bence önlemleri almada biraz gecikti , önce olayı Çin’e olan uzaklıktan dolayı da belki hafife aldı Almanlar.

Ne zaman ki yanı başındaki İtalya’ da ölümler artınca Almanya ‘’frene bastı’’.

Almanya’ yı yönetenler ilk etapta bu salgın virüsün hızlı yayılmasını durdurmak istiyorlar ve halkı sürekli yaşlı, kronik rahatsızlıkları olanlarla dayanışmaya onları korumaya çağırıyorlar.

Bazı şehirlerde süpermarketlerde yiyecek, içecek ve temizlik ürünleri kapışılıyor.

Regaller, raflar bomboş. Kasalarda ihtiyaç fazlası alışveriş yapanlarla kavgalar oluyor. Ölenler arasında Türkiyeli var mı hiç bilinmiyor!

Bazı büyük şehirlerde yasaklara uymayan göçmenlerlerle güvenlik güçleri , zabıtalar arasında tartışmalar, kavgalar olduğu duyumunu da alıyoruz.

Örneğin Türklerin bazen 500 yada 1000 kişi ile yaptıkları Düğünler, Nişanlar yasaklandığı halde düğün yapanlara müdahale ediliyor.

Yasaklara uymayan salonlar hakkında işlem yapılıyor.

Almanya’ da şu an itibarıyla ( 15 Mart 2020, Pazartesi) bu konuda en güvenilir kaynak olan Robert- Koch- Enstitüsünün verilerine göre hsataneler, sağlık dairelerinden, Hekimler odasından alınan bilgilere göre ve Die Zeit gazetesi kaynakla 6.206 vaka var ve şu ana kadar Almanya’ da bu virüsten 51 kişi ölmüş.

2493 kişi ile Kuzey Ren Vesfalya ( NRW) en çok virüs bulaşan insanların yaşadığı Eyalet.

Bu bizimde yaşadığımız başkenti Düsseldorf olan NRW eyaletinde ne yazık ki şu ana kadar 27 kişi hayatını kaybetmiş.

Yaşadığımız bu çok endişeli bekleyişle geçen zor günlerde koronavirüs salgını meslekler içinde hekimlik mesleğinin önemini, kutsallığını ve öncü rolünü bize bir kez daha hatırlatmış bulunuyor.

Hipokrat yeminine sadık kalan hastalarını müşteri olarak görmeyen Hekimlere, tüm sağlıkçılara , şifa dağıtan insanlara her nerede yaşarsak yaşayalım sahip çıkalım, saygı gösterelim lütfen.

Bu virüsle mücadelede bir çok Çin’li ve İtalyan hekimin hayatını kaybettiğini unutmayacağız…

Bu krizde insan değilde kar, kazanç, rant merkezli kapitalizmin maskesi de düşmüştür.

Çünkü ABD de virüs testleri parayla yapılıyormuş, Trump pahalı testleri yapmayı özel sektöre bırakmış.

Yani ABD de parası olmayan yoksullar, işsizler, yaşlılar, emekliler test yaptıramayacak ve ölüme terk edilecek.

Oysa ki ‘’yoksul’’ sosyalist Küba ise, yeni korona virüs tedavisinde etkili olduğu görülen Interferon Alpha 2B dahil olmak üzere, hastalığın iyileştirilmesi için 22 ilaç üreteceğini duyurdu..

Zaman dayanışma, bilime, araştırmaya, buluşa, bilim insanlarına son yıllarda kaybolan itibarlarını geri verme ve onlara saygı gösterme zamanı.

Bilimin önemi kavrayamayan ülkeler inanın çok gerilerde kalacaktır . Çok insanı kırılacak, ölecektir.

Türkiye’ de ise 18 vaka olduğunu duyduk. Bu doğruysa çok sevindirici ve düşük bir rakam.

Tanı konulan bu az rakam acaba az test yapılmasından kaynaklanabilir mi?

Almanya’ da merkezi Köln’de olan Diyanet toplu kılınan Cuma namazlarını iptal etti. Türkiye’de ise maçlar seyircisiz oynanıyor ama camilerde toplu ibadet devam ediyor. Bu insan sağlığını hafife alen bir çelişki bence.

TV’de izledim tüm uyarılara rağmen camiye giden bazı insanlar, “Allah’ın evine virüs bulaşmaz” diyorlardı.

Bu çok üzücü bir yaklaşım.

Bizim bulunduğumuz bölgede Hamm’da ise Alevi Kültür Merkezi Mayıs ayı sonuna kadar tüm etkinliklerine ara verdi.

Yine Alman Kiliseler Birliği’de Pazar ayinlerini durdurdu.

Koronavirüsü nedeniyle gelecekte sosyal yaşamımız tamamen değişecek gibi görünüyor.

Bu virüsü çok ciddiye almamız gerekiyor tek kendimizi değil bilmeden virüsü bulaştıracağımız insanları, çevremizi de düşünelim.

Konuyla ilgili olarak Almanya’ da Yetkili Bakanlık ve Robert-Koch-Enstitüsünün dışında lütfen saçma sapan Whatsapp yoluyla gelen sesli yada görüntülü mesajlara inanmayalım.