Limak Holding’den ‘rüşvet’ iddialarına yanıt

Limak Holding’den ‘rüşvet’ iddialarına yanıt

Limak Holding, Tele1 Washington temsilcisi Yılmaz Polat'ın, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda inşaat ihaleleri dağıtmaktan sorumlu Zaldy N. Sabino’nun

Limak Holding, Tele1 Washington temsilcisi Yılmaz Polat'ın, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda inşaat ihaleleri dağıtmaktan sorumlu Zaldy N. Sabino’nun tutuklandığını duyurduğu habere ilişkin açıklama yaptı.

Tele1 Washington temsilcisi Yılmaz Polat, Yunan Kathimerini Gazetesi'nin 'Limak inşaat tarafından' söz konusu kişiye rüşvet verildiği iddiasını aktarmıştı:

"Virginia Eyaleti Alexandria Bölge Mahkemesi tarafından Zaldy Sabino hakkında düzenlenen 25 sayfalık iddianamede Nisan ayından beri (ihaleye fesat, rüşvet almak vs) 17 suçtan yargılanıyordu. 4 Nisan günü ABD Adalet Bakanlığı yaptığı duyuruda ABD Dışişleri Bakanlığı’nda inşaat ihaleleri dağıtmakla görevli Zaldy N. Sabino’nun bir Türk şirketi ve şirketin Türk sahibinden rüşvet aldığını tespit ettiklerini duyurmuştu. İddianamede açıkça ismi belirtilmeyen Türk inşaat şirketinin sahibinin Amerikalı yetkiliye, 239 bin 300 dolar rüşvet verdiği yazıyor. Yunan Kathimerini Gazetesi, şirketin Limak Türk İnşaat Şirketi’nin ABD’nin Maryland eyaletinde bulunan ortağı ’Desbuild Limak DK JV LLC’ olduğunu ve rüşveti bu şirketin verdiğini iddia etti."

Limak Holding'in hakkındaki iddialara ilişkin cevap metnini yayın ilkelerimiz gereği okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Limak Holding'in rüşvet iddialarına ilişkin açıklaması şöyle:

"Bahsi geçen haberde ismi geçen Amerikan vatandaşı şahıs, bazı ihalelerde ABD Dışişleri Bakanlığı adına proje sözleşmelerini yönetirken rüşvet almakla suçlanmaktadır. Soruşturma döneminde ilgili Bakanlık görevlisi dışında iddianamede şirket ismi geçirilmemiş, diğer ilgililer A, B, C, D olarak tanımlanmıştır. İddianameye konu edilen 5 ihale ve proje sözleşmesinin ortak paydası olan A Şirketi’nin, bu ilgililer arasında Bakanlık temsilcisine rüşvet verdiği iddia edilen tek şirket olduğu sizin de internet sitenizde referans verdiğiniz dava dosyasından açıkça anlaşılmaktadır.

Şirketimizin ismi ne soruşturma ne de kovuşturma aşamasında telaffuz edilmediği gibi, bahse konu 5 ihalenin ortak paydası olmadığı kamuya açık bilgilerden kolayca teyit edilebilir. Şirketimizin yalnızca ABD Bağdat Büyükelçiliği’ne ilişkin ihalede ortaklık yoluyla dahli bulunmakta olup soruşturmaya konu diğer 4 proje ile herhangi bir ilişiği yoktur. Yalnızca bu bilgi bile Şirketimizin ilgili haberlerde hedef gösterilmesine tek savın dayanağını çürütmeye yeterlidir.

Açıkça ifade etmek isteriz ki; Şirketimiz iddianamede yer alan A, B, C, D şirketlerinden biri değildir. Buna ilaveten, bahsi geçen dava Cuma günü sonuca kavuşturulmuş olup ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcisi dışında kovuşturulan veya iddia edilen suçlardan hüküm giyen başka kimse bulunmamıştır. Dolayısıyla haberde yer verdiğiniz Şirketimize dair iddialar hiçbir somut veriye dayanmamaktadır ve Kıbrıs Rum Kesimine ait bir bilgi kaynağı olan “kathimerini” dışında haberde kaynak olarak gösterdiğiniz hiç bir internet sitesinde veya resmi makam açıklamasında aksine bir iddia ya da bilgi mevcut değildir."