Meral Akşener: 6 siyasi parti olarak çok önemli bir adım attık

Meral Akşener: 6 siyasi parti olarak çok önemli bir adım attık

6 siyasi parti olarak çok önemli bir adım attık. Milletimizi işsizlik, umutsuzluğa hapseden; devletimizi liyakatsizliğe mahkum eden partili cumhurbaşkanlığı sistemi ucubesinden kurtulmak için çok önemli bir adım attık.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6 siyasi parti olarak çok önemli bir adım attıklarını belirterek, "Parlamenter sistem çalışmamızı tamamladık ve milletimizle paylaştık" dedi.

Meral Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

6 siyasi partinin bir araya gelmesi ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni'ni imzalamasına değinen Akşener, "Devletimizi liyakatsizliğe ve beceriksizliğe mahkum eden partili cumhurbaşkanlığı sistemi ucubesinden kurtulmak için çok önemli bir adım attık. Mutlu, huzurlu ve güçlü bir Türkiye için, yarının Türkiye'si için çok önemli bir adım attık" ifadelerini kullandı.

Akşener'in açıklamalarından öne çıkanları şöyle:

"Bugün Türkiye, Türk tarihinin en başarısız yönetim modeliyle ve tarihimizin en basiretsiz ekonomi ekibi tarafından yönetiliyor. Milletimiz her ay farklı bir fedakarlık yapmak zorunda. Ampulleri söndürüp, karanlıkta kalmak durumunda. Türk milleti zor zamanlarda kemer sıkmayı iyi bilir ama bugün yaşadıklarımız bir kemer sıkma politikası değil adeta milletimizin ümüğünü sıkma politikasıdır.

6 siyasi parti olarak geçtiğimiz pazartesi günü çok önemli bir adım attık. Ülkemizi sosyal hayattan ekonomiye, adaletten diplomasiye, doğadan demokrasiye her alanda yıpratan; milletimizi işsizlik, umutsuzluk ve hayat pahalılığı üçgenine hapseden; devletimizi de liyakatsizliğe ve beceriksizliğe mahkum eden partili cumhurbaşkanlığı sistemi ucubesinden kurtulmak için çok önemli bir adım attık. Mutlu, huzurlu ve güçlü bir Türkiye için, yarının Türkiye'si için çok önemli bir adım attık. Ortak aklı ve istişare kültürünü çalıştırarak milletimizin ve memleketimizin ihtiyaçlarını düşünerek parlamenter sistem çalışmamızı tamamladık ve milletimizle paylaştık.

Yaşadığınız hayata, size sunulan koşullara baktığınızda aklınıza ne geliyor? Sayın Erdoğan'ın da o cevabı duymaya ihtiyacı var. Teksir kağıdı nedir biliyor musunuz diye soruyor. Kendisi çok mağdur olmuş, çok acılar çekmiş. O teksir kağıdı dramına rağmen teksirzede Sayın Erdoğan'a cumhurbaşkanı olma gerçeğini söylemiyor. Her hafta yeni bir icadını tanıtan Sayın Erdoğan'ın bu hafta da kuşe kağıdını icat ettiğini öğrendik. Bizler teksir kağıdından sarı defterlerle okuduk. Her birimiz teksir kağıdı nedir biliriz. Peki sen kuşe kağıtla okumasına rağmen hiçbir faydasını görememeyi bilir misin? Sınavlarda hakkının yenmesini bilir misin, atanamamak nedir bilir misin, mezun olup harçlık almaya, motokuryeliğe mahkum olmak nedir bilir misin, umutsuzluğa hapsolmak nedir bilir misin? Bilemezsin, sen de benim gibi Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinden faydalandın. Ben büyüdüğüm Türkiye'nin imkanlarını bugün sağlayamadığım için kendimi suçlu hissediyor ve utanıyorum. Sen da bu tabloyla yüzleş

ENFLASYON ELEŞTİRİSİ

Bay kriz ve arkadaşları için her şey sayılardan ibarettir. 993 bin öğretmenimizin içinde atanamadığı için intihar eden kardeşlerimizle ilgilenmezler. Üniversite sayısını 207'ye çıkardık derler ama işsizlik sarmalında çile çeken kardeşlerimizle ilgilenmezler. Asgari ücrete yaptığı zamla övünürler ama enflasyon canavarının nasıl götürdüğüyle ilgilenmezler. Kaç köprü ve tünel yaptıklarını söylerler ama yapılan vurgunlarla asla ilgilenmezler.

TÜİK'in açıkladığı yıllık gıda enflasyonu yüzde 55 olmuş. Zampiyonlar ligine çevirdikleri memleketimizde patlıcan yüzde 166, patates yüzde 123 artmış. Bundan bir yıl önce 100 lira ödediğimiz ürünlere bugün 156 lira ödüyoruz. Ziraat Bankası'nın verdiği 100 liralık kredinin 14 lirası tarıma gidiyor. İYİ Parti iktidarında Ziraat Bankası'nı yeniden çiftçinin dostu yapacağız. Doğalgaz ve elektrik fiyatları bir sene içerisinde elektriğe yüzde 341, sanayide yüzde 435 zam yapıldı. Avrupa'da enerji enflasyonu yüzde 25. Bu durum, AK Parti iktidarının politikasızlığından kaynaklanıyor. Doğalgaz kesintileri yüzde 20 oranında devam ediyor. Karadeniz'de gaz bulan Sayın Erdoğan santrallere gaz bulamıyor. BOTAŞ da özel tedarikçilerin gaz temin etmesine engel oluyor. Doğalgaz dağıtım şirketleri karlı görmedikleri için memleketimizin bir kısmına bu hizmeti götürmüyor. EPDK, tarifeyi şişirip şişirip veriyor ama onlar vatandaşa gaz vermiyor.

AKARYAKIT FİYATLARI

Ülkemizde canımızı yakan bir başka konu da akaryakıt fiyatları. Akaryakıtı ABD, Angola, Afganistan'dan, Suriye'den ve Arjantin'den daha pahalı kullanıyoruz. Benzin fiyatları yüzde 134, mazot yüzde 139 arttı. Mazot 17 lirayı geçmişken tarladaki 1 liralık domates, tezgahta nasıl 1 lira kalsın? Domatesin tarlada 1 lira, markette 20 lira olmasının sebebini sanayiciyi üretemez hale getiren maliyetlerin sebebi, dış güçler ve faiz lobisi de değil. Tüm bunların sebebi sensin. Sen ısrarla anlamak istemesen de biz hakikati konuşmaya devam edeceğiz.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Bugün Türk milleti olarak hepimizin yüreği bir başka millet için çarpıyor. Ukrayna'nın vermiş olduğu mücadeleyi belki de en iyi biz anlıyoruz. Bu vesileyle Ukrayna'nın cesur evlatlarını saygıyla selamlıyorum.

Tarihin kırılma noktalarından birisine tanıklık ediyoruz. Ukrayna'nın şehirleri, sivillerin yaşam alanları hedef alındı. Bunun bir işgal girişimi olduğunu söylemek zorundayız. Çünkü Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna halkının iradesini tanımıyor. Siyasi egemenliğine saygı duymuyor. Askeri yollarla düpedüz vali atamaya çalışıyor. Bunlarla da yetinmiyor. Adeta paranoya nöbeti geçiren bir Rus kahramanı gibi ülkesini güvende kılmak için istediği ülkeyi işgal etme hakkını da kendinde görüyor. Bu durum her bakımdan bir dönüm noktasıdır. Artık dünyamızın bir Rusya yayılmacılığı sorunu var. Rusya, uluslararası hukuku ve BM prensiplerini tanımadığını çık şekilde dile getirdi. Karşımızda herhangi bir ülke tarafından saldırıya uğramadığı halde istediği ülkeyi işgal etme hakkını kendinde gören zihniyet tüm gerçekliğiyle duruyor.

Putin haddini aşmıştır. Vakit boş laf vakti değil, yaptırım vaktidir. Vakit çekimser kalma vakti değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir. Rusya'nın bu durumu ortadayken Türkiye'nin güvende olduğunu kim iddia edebilir? Putin'in kafasındaki Rusya'nın eksik parçalarının Kars, Erzurum ve Ardahan olmadığını kim rahatlıkla söyleyebilir?

Geçen hafta Erdoğan çıktı, NATO'yu göreve çağırdı. Ukrayna'ya daha fazla destek olmuyorlar diye NATO ülkelerini eleştirdi. İçeride de gazetecilere demeç vardı. Aynı günün akşamı Rusya'nın Avrupa Konseyi'ndeki üyelik haklarının askıya alınmasına dair oylama vardı. Sabah Rusya'yı eleştiren sayın Erdoğan aynı günün akşamı bir tek Ermenistan'ın Rusya'ya destek olduğu oylamada çekimser kaldı. İşte size AK Parti iktidarının dış politikada milletimizi düşürdüğü kırılgan durum... Denge politikası yapalım derken Türkiye ve dış ilişkilerini dengesizliğe ittiler. Bu oylamada Türkiye'nin yalnız kalmasına sebebiyet vermeyecektiniz.

"HANİ İKİ AYYAŞ DENİLİYOR YA"

Hani iki ayyaş deniliyor ya, kimse sesini çıkarmıyor ya, 1. ayyaş dedikleri 1. Dünya Savaşı'nın küllerinden bir ülke kurdu. Anadolu'nun her evinde iki gencimizin şehit olduğu dönemden bahsediyorum. Havza'dan Amasya'ya giderken otomobilin tekerleği patladığında tamiri için beklerken çiftçinin yanına giden Gazi Mustafa Kemal der ki, 'İzmir işgal edildi'. Çiftçi der ki, 'Haberim var. Oğlum Çanakkale'de, ağabeyim Yemen'de. Her bir savaşta evinden bir erkek şehittir. O da gazidir. Onun için bu tarlayı sürmek zorundayım. İzmir'deki işgalciler tarlama gelsin o zaman bakarım'. Bu çiftçiye ne olmuştur diye Afet İnan sormuştur, der ki 'Sakarya'da şehit düştü.' İşte bu devlet bu akılla kuruldu, ayyaş dediğiniz buydu. Utanmadan anasına 'Genelevde çalışıyor' dediniz. Ayıp.

2. ayyaş, 2. Dünya Savaşı'na sokmadı bu ülkeyi. Bir gencinin burnunun kanamasına müsaade etmedi. O ayyaş dediklerinizin, Atatürk'ün ailesini benim ailem tanıyordu. Her savaşta oğlunu takip eden Zübeyde Hanım, o genelevde çalıştığı söylenen o Zübeyde Hanım bütün akrabalarıyla Fetih Suresi'ni okurdu. Rıza Nur'un hatıratına bakın rahmetli İnönü'yü hiç sevmezdi. Ama orada Mevhibe Hanım'dan bahseder. Mevhibe Hanım ve İsmet İnönü'nün Kuran'ı Kerim üzerinden konuştuklarını söyler.

2 ayyaş değil mi? Bu delilik hali ülkemizi sarmış durumda. Asıl unutturmak istedikleri kendi kanlı geçmişlerinden başkası değildir.

Dün 1 Mart tezkeresinin yıldönümüydü. Meclisimizin 'BOP Eşbaşkanıyım' diyenlere verilen en iyi cevaptı. ARadan 19 yıl geçti. O karanlık irade 1 Mart 2003'te gazi Meclisimize karşı açtığı hırs ve intikam savaşı uğruna galip geldiğini zannetti. Büyük yalanlarla büyük mesafeler aldığını zannetti.

Meclisimizin gücünü ve iradesini tek adamcılık oynayan, kravatlı ergenlere karşı her daim üstün kılabilmemizin çabasının nedeni budur. Ey batı, ey NATO diye yola çıkanlar bugünün matruşka bebeği olma hevesine kapılmışlardır. Dahası, söz konusu kimseler Aziziye Tabyaları'nı, Pilevne'yi, Kırım'ı, Erzurum'u unutmuşlar ama hikmetse yerlilik ve millilik panayırı düzenlemekten geri durmamaktadırlar. Kirli ve kara para ağlarının, mafyatik iradelerin ortak dosyalarıyla bir araya gelmek isteyenler bilsinler ki bu millet ölmedi ve yılmadı.

Büyük Türk milletine bugün kendisinin mucidi olduğunu iddia ettiği, fakat onlara ihanet eden bir batı dünyasının sözde Avrasya'nın küçük stratejik ortağı olamazsın. Kaderini, 11 askerinin başına çuval geçiren hadsizlere, ne de 34 askerini bombalayarak şehit eden zorbaya bağlayamazsın. Ne vatandaşlığını bir avuç dolara satanların, ne de limanlarını devredenlerin marabası olamazsın. Ne savaş tamtamları çalarken Afrika ziyaretine çıkanların öngörü fukaralarının kara düzenine araç olamazsın.

Büyük Türk milleti, Türkiye küresel dünyada yalnız kalamaz, yanlız bırakılamaz. Türkiye, ya NATO'cusun, ya Avrasyacısın diyerek iç veya dış tek adamcıların hüllecisi olamaz. Saldırganlık ve hamasetle yoğrulmuş fırsatçılığın memleketimizi ve dünyayı sürüklediği bataklık ortadadır.

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika