Murat Ağırel yazdı: Sel bölgesinde ulaştığım ihaleler

Murat Ağırel yazdı: Sel bölgesinde ulaştığım ihaleler

''Sanki 2021'in tekrarını yaşadık''

Hep neyi eleştiriyoruz?

Devletin gerekli harcamaları ve yardımları yapmadığı felaket bölgelerinde sırf bu yüzden insanlık dramı yaşandığını değil mi?

Peki…

Devlet ya harcamaları gerektiği kadar yaptıysa ve buna rağmen aynı felaketler aynı yerde tekrar yaşanıyorsa?

Bugün biraz soru sorarak başladık.

Ama günlerdir takip ettiğim ve nedense kimsenin pek de sesini yükseltmediği olaylara şahit oluyoruz.

DüzceKastamonuBartınKarabükSinopZonguldak ve Karadeniz'in neredeyse tamamında etkili olan sağanak yağışları ve sel felaketlerini görmüşsünüzdür.

Sanki 2021'in tekrarını yaşadık.

Bakın tek tek neler olduğunu anlatayım.

En başta Kastamonu Bozkurt: Geçen yıl 100'e yakın vatandaşımız hayatını kaybetti ama gelin görün ki bu yıl da aynı yerde aynı şekilde sel felaketi yaşandı.

Bu yıl ise:

-Kastamonu ve Düzce'de sel nedeniyle 2 kişi kayboldu.

-Bartın'ın Okçular köyünde bir barınakta mahsur kalan 22'si yavru 56 köpek öldü.

-Sinop'ta Ayancık-Türkeli kara yolu Zaviye köyü mevkisi, sel nedeniyle oluşan hasarla ulaşıma kapandı. Kara yolunda ekipler, iş makineleriyle çalışma başlattı. İlçede dere taşmasıyla yedi geçici köprü de yıkıldı.

-Taşköprü ilçesinden geçen Gökırmak'ta da sağanak nedeniyle su seviyesi yükseldi. Suya kapılan bir büyükbaş hayvan boğuldu.

-Bolu'da etkili olan yağışların tetiklediği heyelandan etkilenen Anadolu Otoyolu Bolu Dağı Tüneli İstanbul istikametinde trafiğe kapatıldı. Tünele yaklaşık 200 metre mesafede yaşanan toprak kayması nedeniyle yol kapatıldı.

-Zonguldak'ta derinliği 1 metre olan derenin yüksekliği aşırı yağışlarla 3,5 metreyi aştı. Dere kıyısındaki evlerin birinci katları tamamen suya gömüldü.

- Karabük'ün Yenice ilçesine bağlı Güneyköy köyünde sel sularının etkisiyle 2 katlı bir bina yıkıldı, 3 katlı bir bina yan yattı. Değirmenyanı köyünde ise köprü çöktü, elektrik direkleri devrildi.

-Artvin'in Hopa ilçesinde, Karadeniz Sahil Yolu Esenkıyı mevkisinde, cuma sabahı yaşanan heyelan nedeniyle, yol kenarında park halinde bekleyen TIR'lardan 4'ü kayaların altında kaldı. 1 TIR şoförü öldü.

Tam da bu olayla ilgili bir TIR şoförü dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Aktarmak istiyorum:

"İnce taş geliyor önce üzerimize, artçı diyoruz biz onlara. Sonra büyük kayalar geliyor, korkuyoruz. Hopa yolu yapıldığından beri söylüyoruz. Bu olay unutulacak ama 5-6 ay sonra yine arkadaşlarımız ölecek. Bizden alınan paranın binde birini bizim için kullanmıyorlar. Bir banyo, tuvalet, çeşme bile yok."

İşte kilit ifadeler de bunlar.

Bizden aldıklarının binde birini bizim için kullanmıyorlar. Kullandıklarında da malzemeden çalıyorlar.

Anlatayım…

Geçen yıl yaşanan sel felaketlerinden sonra Bartın, Sinop ve Kastamonu'da yeniden yapım ihalelerine ulaştım.

Sadece Kastamonu'nun yeniden inşası için 1.5 milyar liralık ihale gerçekleştirilmiş.

Sadece Bartın'ın inşası için ise 700 milyon liralık ihale gerçekleştirilmiş.

Sadece Sinop'un inşası için ise 215 milyon liralık ihale gerçekleştirilmiş.

Yani geçen yılki selin yıllardan bu yana önlem almayan devlete maliyeti yaklaşık 2.5 milyar liraya ulaşmış.

Neler yapılmamış ki… Yollar, köprüler, evler, altyapı harcamaları vs.

Başkası olsa bununla övünür. Bakın devlet vatandaşını yalnız bırakmamış diye. Fakat iş bilmezlik diye eleştirdiğim nokta tam da bu. Harcanan 2.5 milyar lira, bu sene gerçekleşen seller nedeniyle neredeyse tamamı boşa gitti ve bu yıl yeniden hatta enflasyon nedeniyle daha da fazlasını harcamak zorundayız.

Şimdi bu zararı, ihaleleri kazanan ve işlerini doğru yapmayan şirketler mi tazmin edecek yoksa aynı harcamaların kat be kat fazlasını yine işini doğru yapmayan devlet mi gerçekleştirecek?

Gelin bu soru üzerine biraz düşünelim…

NOT: Aylardır katılmadığım etkinlik, araştırmadığım dosya konu, -savaştaki Ukrayna dahil- gitmediğim dağ taş kalmadı. Biraz dinlenmek için müsaade istiyorum. Sevgiyle kalın…

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem