Murat Ağırel yazdı: KYK borçları için ne bekliyorsunuz

Murat Ağırel yazdı: KYK borçları için ne bekliyorsunuz

''Bunları ben uydurmuyorum. Hepsi Sayıştay raporunda yazıyor''

Takip edenler biliyor.

Bir süredir kamu bankalarının dağıttığı kredilerin ulaştığı devasa rakamları anlatıyorum.

Bunları ben uydurmuyorum. Hepsi Sayıştay raporunda yazıyor.

Mesela Ziraat Bankası'nın kullandırdığı toplam krediler 2016 yılı sonu itibarıyla 236,6 milyar TL düzeyinde gerçekleşirken bu rakam 2020 yılı sonu itibarıyla 600,7 milyar TL düzeyine ulaşmış.

Vakıfbank mesela…

2019 yılında 270 milyar TL gerçekleşen nakdi krediler, 2020 yılında 414,4 milyara yükselmiş. Teminat karşılığında verilen gayri nakdi krediler ise 101,2 milyar TL olarak gerçekleşmiş.

Sadece Vakıfbank üzerinden düşük faiz, ödemesiz dönem vb. avantajlar sağlayan kredi paketi yürürlükte olduğu süre içerisinde 6 bin müşteriye toplam 13 milyar 222 milyon 599 bin Türk Lirası kredi kullandırılmış.

Üstelik bu krediler sözlü beyanatta bulunanlara, sahte rapor tanzim edenlere, eksik evrak ile başvuranlara verilmiş. Yani siz gitseniz bin dereden su getirirler kredi vermek için ama birilerine su gibi akmış paralar.

Haliyle bu kadar "kredi" lafını duyunca aklıma geldi.

Öğrencilerin KYK borçları ne olmuş diye baktım?

Kamu bankalarından, iş adamlarına yüz milyarlarca lira bahşedilen boyutta verilen kredilere karşılık gariban öğrencilerin devlete kredi borcunun yaklaşık 10 milyar lira olduğu belirtiliyor.

Bu rakam geçen yıl 5.5 milyar liraydı.

Bir de kürsülere çıkıp övünüyorlar "öğrencilere verdiğimiz harçlığı 850 liraya çıkardık" diye. "Reaya" için uygun görülen miktar buymuş demek ki… İşin söylenmeyen kısmı ise bu paranın kredi olarak veriliyor olması.

İktidardan kimse bunun üzerinde durmuyor. Sanki karşılıksız veriyorlarmış gibi bir anlayış var. Üstelik CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel'in, KYK Genel Müdürlüğü Kredi Dairesi Başkanlığı tarafından CİMER başvurusuna gelen yanıta göre başvuranların sadece yüzde 50,6'sı devletten kredi alabilmiş. Burs alanların oranı ise yüzde 5,6'da kalmış.

Yani koskoca devletin bakabildiği öğrenci sayısı bir avuç, ama yeri geldiğinde itibardan tasarruf etmiyoruz.

Binlerce öğrenci KYK borcunu ödeyemediği için icralık durumda. Resmî rakamların net olmamasının nedeni ise açıklanmıyor olması.

Bakın internette paylaşılan birkaç şikayeti isim vermeden aktarayım:

- Ben KYK kredi alıyordum 2017 yılında başladım kredimi almaya, 2021 yılında mezun oldum. Bana toplamda 23.000 TL kredi verdi devlet ancak ödemem gereken tutara 36.000 TL yazıyor. Nasıl bir anda bu kadar faizleniyor acaba daha mezun olalı bir yıl bile olmadı.

- Birkaç ay önce KYK kredimi 20 bin TL'de iptalde bulundum. Borç hesaplanmış ve geri ödeme borcum 40 bin TL gözüküyor. 20 bine 20 bin faiz uygulanmış. Böyle bir faiz olamaz şaka mı bu KYK kredimi tam bile almadım bir yıl öncesinden kapattım.

- Okul dönemimde öğrenim kredisi almıştım fakat daha işe girmeden sigorta girişi yapılmadan geri ödeme gelmiş ve benim bilgim olmadığından dolayı borç ödenmediğinden dolayı da vergisi dairesine borcu vermişler şu anda işsiz olduğum için o borcu da ödeyebilme imkanım yok.

- Ben 2017 yılında üniversiteye başladım ve KYK kredisi aldım. 3 sene toplam borç 19 bin TL olarak imza attık, 2021 yılı haziran ayı dahil tarafıma ödenen toplam bakiye 19.415 TL. Şimdi baktığımda ise bu borç 31.825 bin TL'ye çıkmış.

- 3 yıl aldığım kredinin borcu 16.610 TL olduğu ve toplam ödeme tutarı orada yazdığı halde, ödenecek toplam borç nasıl 23.784 olabiliyor? Daha geri ödeme zamanı gelmeden mezun olduktan bir iki ay sonra arada bu kadar fark olması ne demek, ya aklım almıyor çoğu kişinin başına gelmiş.

Bunun gibi binlerce şikâyet var.

Bazı kişilerin borcunun 48 bin liraya ulaştığını biliyorum. Yaklaşık 6 milyon gencin borcu var. Arkadan yenileri de geliyor.

Gariban Anadolu halkının çocuğu lafta devlet üniversitesinde ücretsiz okuyor değil mi?

Devlet için tek kalemde silinecek borçlar insanların hayatlarını mahvediyor. Beyin göçünün bu kadar çok konuşulduğu ülkede gençleri kazanmanın yolu bu kadar basitken onları daha da karanlığa itmenin, hayata 2-0 yenik başlatmanın ne anlamı var.

Bu insanlar ne zaman iş bulacak, ne zaman borcunu ödeyecek de ne zaman aile kuracak… Gelecek kaygısı yaratan bunca şeyle uğraşan insanın yaratıcı zekâsı nasıl katma değer oluşturacak?

Aslında her şey bir bütün…

Ülkede çok küçük bir kesim her türlü imkândan yararlanacak. Çok büyük bir kesim de yüzde 127 zamlı elektrik faturası, doğal gaz faturası, KYK borcu, KDV, ÖTV vb. vergilerle bindirilmiş borçlarını ödemek için hayatlarının sonuna kadar çalışacak.

Yıllardır yolsuzlukları, usulsüzlükleri yazıyordum. Ama artık yolsuzluğun doğurduğu yoksulluğu ele almak zorundayız.

Çünkü fatura yine vatandaşa çıkarıldı.

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem