Murat Muratoğlu yazdı: İstanbul aşkı satılığa çıktı

Murat Muratoğlu yazdı: İstanbul aşkı satılığa çıktı

''Belki de Türkiye'nin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz Allah'ın bir lütfu… Kötü ekonomi yönetiminin en büyük artısı bu oldu. Para olsaydı kazmaya başlamışlardı hiçbir zaman bitirilemeyecek Kanal İstanbul'u''

Arap televizyon kanallarında cayır cayır İstanbul pazarlanıyor. Emlak şirketleri “nihayet karar çıktı” diyerek, Cumhurbaşkanı kararnamesini de paylaşıp şükranlarını sunuyor. Vatandaşlarına fena kazık atıyor.

Belki de Türkiye'nin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz Allah'ın bir lütfu… Kötü ekonomi yönetiminin en büyük artısı bu oldu. Para olsaydı kazmaya başlamışlardı hiçbir zaman bitirilemeyecek Kanal İstanbul'u

Yoksa kazmayı vurmaktan kolay ne var? Ülkede istemediği kadar kazma var. Nasıl İstanbul Havalimanı açılınca Atatürk Havalimanı kullanılmasın diye pistlerini kırdılar. Emin olun o evlerin satılması için boğaza beton dökerler…

Size 145 ülkenin nüfusunun İstanbul'da yaşayanlardan daha az olduğunu söylesem… Bir İstanbul kalabalığı 4 Berlin, 7 Paris ediyor desem…

Herhalde havaya milyar dolarları saçmak istesen, kimsenin aklına boğazı olan bir ülkeye kanal yapmak gibi saçma sapan proje gelmezdi. Yapılmayanı yaptılar!

Yoksa iklim, habitat, ekosistem, flora, fauna, Montrö sözleşmesi, ulusal güvenlik, kara lojistiği, jeostrateji, deprem falan… Bunlar da neymiş ki… Ver parayı, gör kanalı, sevindir Arap'ı…

Ülkenin arazilerini parsel parsel satanlara “yerli ve milli”, bu satışa karşı çıkanlara “vatan haini” deniliyor ama bu denklemde tuhaflık yok mu acaba?

Adamlara garanti verilince imar garantili arsaları tarla fiyatına ucuz ucuz topladılar. Oturmasalar bile paralarına para katacaklar. Tarlalarda yükselecek toplu konutlar…

Araplarla bir derdim yok. Aynısı Çinliler, Almanlar, İngilizler ve bilumum milletler için de geçerli… Ancak ağırlık tek tarafa kaydı sanki…

Ülkedeki kupon arazi, mülk, fabrikalar ve askeri tesislerin özellikle Arap şirketlerine verilmesi enteresan değil mi? Bir ortaklık söz konusu olabilir mi? Sanmam!

Erdoğan'ın “Türk Arapsız yaşayamaz, kim ki ‘Yaşar der' delidir. Arap'ıın Türk hem sağ gözüdür, hem sağ elidir” dizelerini okumasını hatırlatmakta fayda var.

Kriz nedeniyle zararına satışlar. Kelepir fiyatına zahmetsiz açık büfe vatandaşlık…  Al evi, kap vatandaşlığı ve pasaportu… Üç yıl sonra sat evi…

Hadi onlar para veriyorlar. Sınırlar kevgire dönmüş. Ülkeyi yolgeçen hanına çevirip, şeker dağıtır gibi oy karşılığı vatandaşlık dağıtıyor İktidar… Ortadoğu'dan Türkiye'ye bildiğin kavimler göçü var.

Bir gelenlere bir de gidenlere bakıyorsun, o anda ülkenin geleceğini kafanda şekillendiriyorsun. Doktorlar, mühendisler, yazılımcı gençler… Ülkeden umudunu kesmiş terk etme derdindeler.

Hatırlarsanız; “İstanbul'a ihanet ettik, bundan ben de sorumluyum” sözlerini yine kendisi sarf etmişti. Hep eleştirecek değilim ya… Dürüst olalım, dibine kadar haklı! Niye yapıyor aynı hatayı?

Önceki ve Sonraki Haberler
Yerel Gündem