Ömer Şahin'in Beş Çayı'ndaki konuğu Salıcı: Muhafazakarın, milliyetçinin, solcunun güvencesi biziz

Ömer Şahin'in Beş Çayı'ndaki konuğu Salıcı: Muhafazakarın, milliyetçinin, solcunun güvencesi biziz

Beş Çayı'nda Ömer Şahin'in konuğu CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı oldu. İşte Salıcı'nın önemli açıklamalarından başlıklar: AKP’yi geçtik 1’nci partiyiz. Kılıçdaroğlu, ülkeyi Erdoğan’dan daha iyi yönetir

Ömer ŞAHİN / Ankara

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması halinde çok rahat kazanacağını ve ülkeyi Recep Tayyip Erdoğan’dan daha iyi yöneteceğini savundu. Salıcı, CHP’nin  AK Parti’nin önüne geçtiğini ve Türkiye’nin 1. partisi olduğunu da iddia etti.
CHP’nin Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimi’nden sorumlu genel başkan yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinden, CHP’deki olası liderlik yarışı ve seçim güvenliğine kadar ülke gündeminin öne çıkan başlıklarını abcgazetesi.com’a değerlendirdi. 

8ff92abc-93ea-4d15-9196-23ffbd66997f.jpg

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı kesin mi?

Salıcı da diğer partililer gibi cumhurbaşkanı adaylığı konusunda topu 6’lı masaya atıyor. Şimdiden isim ve tarih açıklamanın liderlerin iradesine ipotek koyma anlamına geleceğini ve doğru olmayacağını savunuyor. Kimin cumhurbaşkanı olacağından çok Türkiye’ye, topluma  nasıl bir katkı sunacağının daha önemli olacağını söylüyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu ise son zamanlardaki söz ve eylemleriyle Cumhurbaşkanı adayı izlenimi veriyor.

Kılıçdaroğlu yüzde yüz aday olur mu? Aday olursa kazanabilir mi? Kazanırsa nasıl bir performans sergiler?  

Her CHP’li gibi ben de genel başkanımızın Cumhurbaşkanı olmasını isterim.Ama buna kararı verecek olan 6 genel başkandır. Oradan çıkacak karara saygılıyız.  Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olur ise seçimi kazanma sıkıntısı olmaz. Kemal Bey olsun ya da olmasın 6’lı masanın göstereceği aday Türkiye’nin 13.Cumhurbaşkanı olacaktır, bu konuda şüphemiz yok.  Kemal Bey’in aday olması doğrudur. Devlet tecrübesine sahip, halkla buluşan, mütevazi bir insan. 6’lı masayı kuran ve birlikteliğin seçim sonrasına da taşınmasını iradesini ortaya koyan insandır. Kemal Bey, muhalefette iken iktidara icraat yaptırmış kişidir. Türkiye’yi tartışmasız bir şekilde  Sayın Erdoğan’dan çok daha iyi yönetir. Hem liyakat sahibidir, hem de devlet yönetimini bilen, vatandaşın da hak ve hukukuna sahip çıkan bir insandır.

Endişeli muhafazakar, milliyetçilere mesaj

Kemal Kılıçdaroğlu aday olur ve kazanır ise  fark yaratabilecek mi?  Kılıçdaroğlu’nun adaylığı milliyetçi, muhafazakar, dindar olarak kendisini tanımlayan kitlede bir tedirginliğe, kaygıya yol açar mı? 
Kılıçdaroğlu’na dönük çekinceleri yansıtan bu kaygılara katılmıyor Oğuz Kaan Salıcı.:

Kemal Bey, helalleşmeden, normalleşmeden, huzurdan, barış , adalet ve özgürlükten bahsediyor. Adalet için Ankara’dan İstanbul’a yürümüş bir insan. Bu kavramların tamamı Türkiye’yi medeni, demokratik, bölgesinde güçlü ve huzuru sağlamış ülke haline getirme çabasıdır. Türkiye’de yaşayan solcu da sağcı da milliyetçi de muhafazakar da bunu ister. Bu Türkiye’nin ortalamasıdır. Zaten 6’lı masa Türkiye’yi normalleştirme çabası içerisinde. 
Genel Başkanımız gittiği her yerde büyük kısmı CHP’ye hiç oy vermemiş kanaat önderleriyle görüşüyor. Her kesime güven veriyor. Kemal Bey’in Cumhurbaşkanı olması, CHP iktidarı muhafazakarın, milliyetçinin, Atatürkçünün, sosyal demokratın, kendini nasıl ifade ederse etsin, bütün seçmenler için güvencedir. Kimsenin hukukunun zedelenmediği, hiç kimsenin birbirine tercih edilmeyeceği bir yönetim istiyoruz.

Salıcı aday mı, CHP’de liderlik kavgası yaşanır mı?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası Cumhurbaşkanı adaylığı halinde doğal olarak CHP’de Genel Başkanlık mücadelesi gündeme gelecek. Kılıçdaroğlu aday olur ise kazansa da kaybetse de genel başkanlık koltuğundan ayrılacağına şüphe yok. Kılıçdaroğlu’nun geçiş döneminde yerini Faik Öztrak’a bırakacağı konuşulsa da Ekrem İmamoğlu’ndan Özgür Özel’e bir dizi isim anılıyor. Potansiyel  adaylar içinde belki de en güçlü isim olarak  örgütlerin başında olan ve  İstanbul, Ankara dahil büyükşehirlerde aday tespiti ve yerel seçimin kazanılmasında etkin rolü olduğu söylenen Oğuz Kaan Salıcı’nın adı öne çıkıyor. 
Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olur ise CHP’de kavga çıkar, sorun yaşanır mı?
Salıcı adaylık sorusuna şu cevabı veriyor:

Şu anda biz birinci hedefimiz Türkiye’yi saray rejiminden kurtarmak. Bunun dışında gündemimiz yok. Bu sadece CHP’nin değil toplumun gündemi. Demokrasi mücadelesi verirken bizlerin durumu ne olur? A ya da B kişisinin istikbali ne olacak, diye düşünürsek bu hedefe zarar veririz. Hiçbir arkadaşımız bu davranış içerisinde olmaz.

CHP, çoğu anketlerde yüzde 25 bandında, bazılarında daha yüksek olsa da yüzde 30’un altında görülüyor. Cumhurbaşkanlığını kazanmak ve iktidara gelmekten bahseden CHP yüzde 25 bandına tıkanmış durumda mı?  Bu soruya net bir şekilde “hayır” cevabını veriyor Salıcı:

Bazı siyaset efsaneleri vardı. CHP yüzde 25’i aşamaz, AKP’den, Kürtlerden oy alamaz gibi mesela. Bunların hepsini birer birer kırdık, vatandaş ta görüyor artık. Şu anda Türkiye’nin 1. partisi CHP’dir.
Şu anda biz 1. partiyiz Türkiye genelinde. Oy oranı söylemek doğru olmaz ama AKP‘nin biraz önündeyiz. Biz sürekli yükseliş içerisindeyiz, AKP ve MHP düşüşte. Farkı açacağız.

Biz değişimi AKP statükoyu, saray iktidarını temsil ediyor

CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun son yıllarda farklı kesimlere yaptığı açılım ve değişim stratejisi dikkat çekiyor. Oğuz Kaan Salıcı toplumun bu adıma olumlu yaklaştığını son yaptıkları Edirne , Ağrı, Erzurum ziyaretlerinden örneklerle anlatıyor:

İktidar çarşı-pazara çıkamaz iken biz Türkiye’nin her tarafındayız. Bize, “Sivas’ın ötesine geçemezler” diyen Erdoğan’ı bu sözü söyletemeyecek hale getirdik. Bunu en son söylediğinde Hakkari’de düğün salonunda vatandaşa rozet takıyordum. Erzurum ve Ağrı’da MHP’den sonra dördüncü partiydik. Aldığımız oylar yüzde 2’nin altındaydı. Genel Başkanımıza olan ilgiyi gördünüz. Kalabalıktan esnaf ziyareti yapamadı. Son yerel seçimde kazandığımız belediyelerin bu sürece katkısı çok büyük oldu. “Doğu Masası” kurduk ve Kilis’ten Erzurum’a düşük oy aldığımız illere gittik. Üye sayımız yüzde 100’den fazla arttı. Bugün Diyarbakır’da oyumuz yüzde 10’u aştı. Hakkari’de üye yapmadığımız köy kalmadı. AKP’den ciddi oy alıyoruz. Bize çok sıfat yakıştırdılar geçmişte. Bugün CHP halk ile iç içe geçmiş, değişimi temsil eden partidir. Ben Adıyamanlıyım, genel başkanımız Tuncelili. Bizi karşılayan insanlar ne jakoben, ne de elit. Hepimiz işçi, emekli, öğretmen toplum tabanından gelen ve geldiği yeri unutmayan onların haklarını gözeten, Türkiye’yi yaşanabilir ülke yapmaya çalışan insanlarız. AKP ise saray iktidarıdır, statükocudur. Halka tepeden bakan, kibirli davranan partidir.

SADAT’ın önüne niye gittik? Hiçbir sandık boş kalmayacak

6’lı masanın kurduğu seçim güvenliği komisyonunda da çalışan Salıcı, hiçbir sandığı boş bırakmayacaklarını iktidarı sandıkta yeneceklerinden ve oylarına sahip çıkacaklarından vatandaşın endişesi olmamasını istedi:

SADAT’ın önüne niye gittik? Vatandaştaki sandık güvenliği kaygısı vardı. Bir takım mafyatik ve paramiliter güçlerin devreye girmesinden kaygılıydı. Bunu gidermek ve iktidara, ‘ayağınızı denk alın, burası muz cumhuriyeti değil’ demek  için. “Bunlar seçim yapmaz” düşüncesine asla katılmıyorum. Türkiye seçim yoluyla iktidar değiştirme geleneğine sahiptir. Vatandaş sandığa da demokrasiye de sahip çıkacak. Oyların sandığa girdiği gibi çıkması için elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız da. SADAT benzeri yine kaygı, kuşku olursa gerekeni yine yapacağız. Adil, şeffaf bir seçim için 6’lı masa ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz. AKP ve MHP’nin oylarını da korumak istiyoruz. Seçim sonucu tartışma üretmeyecek şekilde ülkeyi düze çıkarma gayretindeyiz. AKP seçmeni korkutarak oy almaya çalışırken biz umudu örgütlüyoruz. Korkunun ecele faydası yok. Kimsenin burnu dahi kanamadan  bu değişimi sandıkta sağlayacağız. Seçime de hazırız. Buyursunlar sandığı getirsinler.

Vicdan ve cüzdanı rahatlatacağız

CHP’li Salıcı, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem modeline geçişin sistem değişikliğiyle birlikte vatandaşın günlük hayatına da olumlu yansıyacağını savundu.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem adaleti tesis edecek. Vatandaş malına, mülküne el konulmayacak duygusuyla yatırıma yönelecek; İçerden ya da dışardan. Teknoloji gelişecek, istihdam sağlanacak. Parlamenter sistemin özü bütçedir. Bütçe 5’li çetelerin değil dar gelirli, asgari ücretli, işsiz, kobi sahibi, üretmek isteyen insanların lehine kullanılacak. Güçlendirilmiş sistem toplumun vicdanını da cüzdanını da rahatlatacak

Önceki ve Sonraki Haberler
Politika