Prof. Dr. İzzet Özgenç’ten Nurettin Canikli’ye 'kamuya açıkla' çağrısı

Prof. Dr. İzzet Özgenç’ten Nurettin Canikli’ye 'kamuya açıkla' çağrısı

TMSF tarafından görevlendirilen kayyumlara hukukî, malî ve cezaî sorumluluklarını kaldıran zırhın getirilmesine ceza hukukçusu İzzet Özgenç tepki gösterdi.

Canikli'nin 2016'da yaptığı açıklamayı hatırlatarak kayyumlara verilen sorumsuzluk zırhının süresiz olduğuna dikkat çeken Özgenç çağrıda bulundu: Sayın Canikli, TMSF'nin tayin ettiği yöneticilerin de sorumsuzluk hükümlerinden yararlanmasına yönelik düzenlemeyi yapma ihtiyacının neden duyulduğunu kamuya açıklaması gerekir.

Ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç, Olağanüstü Hal sürecinde el konulan şirketleri yönetmek üzere TMSF tarafından görevlendirilen kişilerin hukukî, malî ve cezaî sorumlulukları kaldırılmasına ilişkin kanuna tepki gösterdi. Kayyumlara verilen sorumsuzluk zırhının süresiz de olduğuna dikkat çeken Özgenç çağrıda bulundu.

Hükümetten daha önce yapılan ve çıkarılan kanuna ters düşen açıklamaları olduğunu ifade eden Özgenç, AK Partili Nurettin Canikli'nin 24 Kasım 2016'da yaptığı açıklamasını da hatırlattı. Özgenç “Sayın Canikli, '24 Kasım 2016 tarihli ve 6755 Sayılı Kanun'daki adli ve idari takibat sınırlamasının yolsuzluk, zimmet, evrakta sahtekarlık gibi suçları kapsamadığı' yönünde açıklamada bulunmuş. Kanun metni itibarıyla, bu açıklama gerçeği ifade etmemektedir” dedi.


“SORUMSUZLUK ZIRHINDA SÜRE BELİRTİLMEMİŞ”
Özgenç tweet dizisinde Nurettin Canikli'ye çağrıda bulunarak “Sayın Canikli'nin, 6755 sayılı Kanunun 37. maddesindeki hukukî, malî ve cezaî sorumsuzluk hükümlerinden TMSF'nin tayin ettiği yöneticilerin de yararlanmasına yönelik düzenleme (26.5.2022 t. ve 7407 s. Kanun, m. 17) yapma ihtiyacının neden duyulduğunu kamuya açıklaması gerekir” ifadesini kullandı.

Özgenç ayrıca yasa maddesiyle sorumsuzluk zırhının sınırlandırılmadığını da ifade ederek şu ifadeleri kullandı: “Daha da önemli bir hususa işaret etmek gerekir: TMSF tarafından görevlendirilen şirket yöneticilerine 'sağlanan' (doğrusu, sağlanmak istenen) 'sorumsuzluk' zırhı, şirket malvarlığı üzerindeki tasarruflar bağlamında belirli bir süreyle sınırlandırılmamıştır.”

“HİÇBİR YAKINIMI KAYYUM OLARAK ATAMADIM”
Öte yandan Nurettin Canikli'den CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun 'Boydak Holding ve kayyum olarak atanan akrabası Ertunç Laçiner' açıklamalarına yanıt verdi. "TMSF'nin kayyum olarak atadığı şirketlerin hiçbirinden, yakınlarıma veya yakınım olmayan herhangi birine tek kuruşluk haksız kazanç sağlanmamıştır veya aktarılmamıştır" diyen Canikli, şöyle devam etti:

"Hiçbir yakınımı (akrabamı) Boydak Holding'e kayyım olarak atamadım. Ertunç Laçiner, bizzat Abdullah Güzeldürger'in yönetim kurulu başkanı olduğu Boydak Holding Yönetim Kurulu tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde Boydak Holding'e CEO olarak atanmıştır. Abdullah Güzeldülger'in Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Boydak Yönetim Kurulu tarafından 1 yıl süre ile A Grubu imza yetkisi verilmiştir. CEO görevi nedeniyle de 24 Şubat 2017 tarihinde yönetim kurulu üyesi yapılmıştır. Dolayısıyla, 'yakınımın Boydak Holding'e kayyım yapıldığı' iddiası da bir yalandır."

“SLOVAKYA’DAKİ FİRMAYA 714 BİN EURO GÖNDERİLDİ”
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Slovakya'da Boydak Holding tarafından kiralanan 21 bin metrekare kapalı alanı bulunan lojistik merkezinin mülkiyetinin Ertunç Laçiner'e ait olduğu" yönündeki açıklamalarına da yanıt veren Canikli, söz konusu gayrimenkulün Prologis Slovak Republic Sro firmasına ait olduğunu söyledi.

Canikli, Kılıçdaroğlu'nun Slovakya'daki firmaya 20 milyon avro aktarıldığına ilişkin açıklamasıyla ilgili de "Bu firmaya 6 aylık peşin kira karşılığı olarak 714 bin 348 Euro gönderilmiştir. Gönderilen bu para da sözleşme feshedilene kadarki kira ödemelerine mahsup edilmiştir. Bunun dışında Boydak Holding'den bu firma ya da başka bir firmaya tek kuruş dahi gönderilmemiştir. Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Boydak Holding'ten Ertunç Laçiner'in firmasına 20 milyon Euro aktarıldığı iddiası kocaman bir yalandır" değerlendirmesini yaptı.


“ERTUNÇ LAÇİNER’İ KORUMUYORUM”
Canikli, Ertunç Laçiner'in 20 milyon avro ile yurt dışına kaçtığı ve kendisi tarafından korunduğu iddiasına karşılık da Laçiner'in hiçbir dokunulmazlığının bulunmadığını, kayyumlarla ilgili 24 Kasım 2016 tarihli ve 6755 Sayılı Kanun'daki adli ve idari takibat sınırlamasının yolsuzluk, zimmet, evrakta sahtekarlık gibi suçları kapsamadığını vurguladı.

Kılıçdaroğlu'nun bu konuyla ilgili olarak, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunup bulunmadığını soran Canikli "Dokunulmazlığı olmayan birini şahsım ya da başka birinin koruması hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla, Ertunç Laçiner'i koruduğum iddiası da bir yalandır. Ayrıca, küçük bir araştırma ile Ertunç Laçiner'in yurt dışında değil Türkiye'de bulunduğunu öğrendim. Ertunç Laçiner'in 20 milyon Euro ile yurt dışına kaçtığı iddiası da kocaman bir yalandır" ifadelerini kullandı.

Nurettin Canikli, açıklamasında şunlara yer verdi: "TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerin hiçbirinden, yakınlarıma veya yakınım olmayan herhangi birine tek kuruşluk haksız kazanç sağlanmamıştır veya aktarılmamıştır. Boydak Holding'in Almanya ve Slovakya'daki lojistik üsleri ile alakalı iddiaları ve verilen cevapları 93 numaralı ve takip eden twitlerden görebilirsiniz. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yalan ve iftiralarından dolayı şahsımdan özür dilemesini bekliyorum. Aksi halde Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Yalan Uzmanı' olduğunu yargı önünde ispat edeceğim."

KILIÇDAROĞLU NE DEMİŞTİ?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Boydak Holding'e kayyum atamasıyla ilgili, "Nurettin Canikli... AK Parti Genel Başkan Yardımcısı. Bir yakınını Boydak Holding'e getirip kayyum olarak atıyor. Slovakya'da bir depo yapmamız lazım diyorlar. Oraya dünyanın parasını gönderiyorlar, 20 milyon avro gönderiyorlar. Bu para yok şu an yok, adam da yok ortada. Hem 20 milyon avro yok hem de kendisi yok. Bir kanun getiriyorlar, bu şekliyle; kayyum atanırsa kayyumun yaptığı bütün işlemler, karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin, bu karar görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mahalli ve cezai sorumluluğu doğmaz diyor. Malı götür hırsızlığı yap, kanun arkanda kapı gibi duruyor, Saray da arkanda kapı gibi duruyor. Böyle bir kanunu bu Meclis'e kabul ettirdiler" ifadelerini kullanmıştı.

Önceki ve Sonraki Haberler
Gündem