Putin’e tutuklama kararı

Putin’e tutuklama kararı

Ukrayna'da 13. ayına giren savaşla ilgili olarak meydana getirilen ilk internasyonal “savaş suçu” iddiası bu.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında Ukrayna'dan çocuk kaçırılması vakasına karıştığı iddiasıyla “savaş suçu” işlemekten tutuklama sonucu çıkarması beklenmedik bir gelişme değil. Uzun zamandır bu yönde bir hazırlık vardı, biliniyor. Gelişmenin geçen ay Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Çocuk Hakları Danışmanı Daria Herasymchuk’un ortalama 14 bin Ukraynalı çocuğun kaçırıldığını ileri sürmesinin peşinden gelmesi dikkat çekici doğal.

Ukrayna'da 13. ayına giren savaşla ilgili olarak meydana getirilen ilk internasyonal “savaş suçu” iddiası bu. Sadece bu anlama da gelmiyor aslına bakarsak. BM'nin 1948 tarihindeki Soykırım Sözleşmesi uyarınca, ulusal, etnik, ırksal, dini bir gruba mensup evlatların "zorla başka bir gruba nakledilmesi" soykırım eylemi olarak kabul edilebiliyor. Yani Rus yetkililere yönelik UCM suçlamaları soykırımı da kapsayabilir.

İddialar yalanlanmadı

Geçtiğimiz yıl ABD'deki Yale Üniversitesi araştırmacıları tarafınca hazırlanan bir raporda, Moskova tarafınca "siyasi yeniden eğitim" amacıyla en azca 6 bin Ukraynalı çocuğun tutulduğu en azca 43 kamp ya da tesis olduğuna vurgu yapılmıştı. Rapora nazaran evlatların bir kısmı Rus aileler tarafınca evlat edinilmiş ya da Rusya'da koruyucu aile yanına yerleştirilmişti. Bu tür haberlere/iddialara davranışlarında ölçülü yaklaşılmasından yanayım sadece Rusya, binlerce Ukraynalı evladı Rusya'ya getirdiğine dair haberleri asla bir vakit yalanlamadığı benzer biçimde bunun yetimleri, çatışmalarda terk edilen evlatları korumak için insani bir kampanya bulunduğunu bile söylemiş oldu. Geçtiğimiz Ekim ayında Rusya Devlet Başkanlığı Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova, Putin'e Mariupol'den kaçırılan bir evladı "evlat edindiğini" söylemişti mesela. Sadece Ekim ayı itibariyle sosyal kurumlardan 2 bin kadar yetim çocuğun Rusya'ya götürüldüğünü, Donbas'tan 350 çocuğun Rusya'nın 16 bölgesinde "koruyucu ailelere" verildiğini açıkça söylemişti Lvova-Belova.

Rusya tanımıyorum diyor, fakat..

Kremlin Putin’e suçlama yöneltilmesinden sonrasında UCM'nin yargı yetkisini tanımadığına ilişkin malum görüşünü bir kez daha tekrarladı. Ancak bu tür internasyonal tutuklama kararlarını tanımayan ya da kaçmaya çalışan kimi figürler seneler sonrasında da olsa cezalandırılabiliyor. Yugoslavya’nın emperyal güçlerce parçalandığı 1990'lardaki iç harpte “savaş suçu” işlemekle yargılanmak suretiyle 2001 senesinde Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (EYUCM) iade edilen eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç örneği var önümüzde. Sırbistan'ın eski Başbakanı Zoran Djindjic Miloseviç’I Lahey’e teslim etmemesi durumunda ne IMF’den ne de Dünya Bankası’ndan yardım alamayacağı tehdidiyle karşılaşmıştı. Sırp liderler Radovan Karadzic ile Ratko Mladic de 1990'larda Bosna'da işledikleri zulümler sebebiyle 2016 - 2017 yıllarında EYUCM’ye gene internasyonal baskıyla karşılaşan Sırbistan hükümetince teslim edilmişti.

Putin tutuklanır mı?

Tabii merak edilen şu: Putin işlediği iddia edilen suçlardan dolayı tutuklanabilir mi? Yargılanma olasılığı düşük fakat olanaksız değil. Şunları anımsamakta yarar var: UCM'nin yargı yetkisi Roma Statüsünü onaylayan ülkeleri kapsıyor. Örneğin Ukrayna Roma Statüsüne taraf değil. Ancak, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne kendi topraklarında işlenen suçları soruşturma hakkı verdi. Toplam 123 devlet Roma Statüsü'ne üye, dolayısıyla UCM tarafınca çıkarılan soruşturma emirlerine dikkat etmek zorunda duracak bu ülkeler. Çin, Hindistan, Belarus, Türkiye, Kazakistan statüyü imzalamamış ya da onaylamamıştır. Rusya da ABD benzer biçimde statüyü imzalamış sadece daha sonrasında imzasını geri çekmişti.

Bu durumda Roma Statüsü’nü imzalamış ülkelere seyahatleri esnasında Putin’in tutuklanması olasılığı hukuki olarak var doğal. Ayrıca Putin ileride bir hükümet değişikliğinin peşinden Lahey’e teslim edilebilir. Putin’siz bir Rus hükümeti internasyonal baskılar sonucu Putin’i UCM’ye iade eder.

Ancak Devlet Başkanı olduğu sürece bu fazlaca zor. 2021'de çıkarılan bir yasa, iki kez daha başkanlığa aday olmasına olanak tanımış olduğu Putin’in iktidarını 84 yaşına gireceği 2036'ya kadar uzatıyor. Ayrıca Rusya'da aranan cenk suçlularının UCM'de hakkaniyet önüne çıkarılması, Moskova'nın mahkemenin kurucu Roma Statüsü'nü imzalamamış olması sebebiyle pek de kolay görülmüyor.

Amaç en tepedekiler

Putin'in mahkemeye çıkma ihtimali oldukça düşük olsa da, Kremlin'e yöneltilen iki spesifik suçlama, kısaca “çocukların zorla götürülmesi” ile sivil altyapıya yönelik hücum emirleri buyruk komuta zincirinin en tepesindekileri yakalamayı amaçladığı için mühim. Bu, üst düzey liderlerle direkt bir bağlantı aslına bakarsak. Zaten UCM'nin temel amacı da bu. İşlendiği iddia edilen suçların işlenmesi emrini verenleri, kısaca zincirin en tepesindekileri hakkaniyet önüne çıkarmak.

UCM’nin çoğu zaman siyasal kararlar veren bir mahkeme bulunduğunu gözardı etmemek bir ihtimal gelişmelere bakarken işimize yarayabilir. Bunu bilelim doğal fakat Rusya’ya yönelik iddialarda gerçeklik oranı olabileceğini de dimağımızda tutalım.

Rusya pür-ü temiz değildir, UCM adaleti de “politize olmuş bir adalet”tir.

Olan sivillere (çocuklara) oluyor, gerisi boş.

Etiketler :