Satılamayan konut sayısı 1.5 milyonu geçti...

Satılamayan konut sayısı 1.5 milyonu geçti...

Türkiye Müteahhitler Birliği, İnşaat Sektörü Analizi başlıklı raporunun Temmuz 2021 sayısını yayımladı.

Konut satış oranlarının düştüğü bildirilen rapora göre sonbaharda faiz oranlarında düşüş gerçekleşse de bu kez konut talebi artışıyla fiyatlarda kayda değer düşüş beklentisinin mevcut olmadığı belirtildi.

Türkiye’de şu an yaklaşık 1,5 milyonluk konut stoku bulunduğu belirtilen raporda “Esasen Türkiye’nin yıllık 800 bin civarında konut ihtiyacı bulunmakta olup, şu an itibarıyla mevcut olan konut stokunun doğru politikalarla eritilebileceği düşünülmektedir. Ancak içinden geçilen finansal şartlarda konut satışlarında 2021 yılı geneli için ortaya konan beklentiler oldukça sınırlıdır. Bu çerçevede özellikle ilk el konut satışlarına yönelik düşük faizli tüketici kredisi kampanyalarının hayata geçirilmesinin sektörün desteklenmesi açısından önemli olduğu belirtilmektedir” ifadelerine yer verildi.

2013-2021 arası yapı bilgileri (Kaynak: Türkiye Müteahhitler Birliği)

Sözcü’nün haberine göre konut istatistiklerinden derlenen raporda ayrıca Türkiye’de konut sahipliğinin 2019’da yüzde 58,8 iken geçen yıl gerçekleştirilen kampanyalara ve düşük faiz ortamına rağmen %57,8’ye düştü. Rapora göre 2020 sonunda 1 milyon 464 bin 331 olan Türkiye’nin konut stoku, 2021’in ilk çeyreğinde 1 milyon 543 bin 255 olarak kaydedildi.

Raporda şu ifadeler kullanıldı:

“Geçen yıl başlayan konut fiyat artışı devam etmekte olup; Merkez Bankası tarafından kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE) Nisan ayında aylık bazda yüzde 2, yıllık bazda nominal olarak yüzde 32,4 ve reel olarak yüzde 13 oranında artmıştır.

Önümüzdeki sonbaharda faiz oranlarında düşüş gerçekleşse de bu kez konut talebi artışıyla fiyatlarda kayda değer düşüş beklentisi mevcut değildir.

TÜİK verilerine göre; Türkiye’de konut sahipliği oranı 2019’da yüzde 58,8 iken geçen yıl gerçekleştirilen kampanyalara ve düşük faiz ortamına rağmen yüzde 57,8’e inmiştir. Daha uzun soluklu olarak konut alanında, alternatif gayrimenkul finansman modelleri geliştirilmesinin ve özellikle dar gelirliler için konut hesabı uygulamasının seçenek olabileceği değerlendirilmektedir.”

Önceki ve Sonraki Haberler
Ekonomi