27 Mayıs, Rıfat Ilgaz ve başka yazarları sürgüne gönderilmekten kurtardı

Tahir ŞilkanToplumcu gerçekçi akımın en önemli temsilcilerinden biri olan Rıfat Ilgaz, bütün yaşamı boyunca baskı ve zulme karşı, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin içinde yer almıştır. CHP'nin tek parti diktatörlüğüne...

Tahir Şilkan
Toplumcu gerçekçi akımın en önemli temsilcilerinden biri olan Rıfat Ilgaz, bütün yaşamı boyunca baskı ve zulme karşı, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin içinde yer almıştır. CHP'nin tek parti diktatörlüğüne karşı, Sabahattin Ali, Aziz Nesin ile birlikte çıkardığı, Marko Paşa, Hür Marko Paşa v.d. dergilerde imzalı ve imzasız yazılarıyla mücadele etmiş, tutuklanmış, hapis cezalarına çarptırılmış ancak özgürlük ve demokrasi mücadelesinden geri adım atmamıştır.

1950'den sonra, 1952'de Adembaba dergisiyle Menderes Hükümetler'ine karşı mücadele yürüten Rıfat Ilgaz'ın çıkardığı dergiler soruşturmaya uğramış, toplatılmıştır. "Devam" başlıklı şiir kitabında Komünizm propagandası yapıldığı gerekçesiyle soruşturma geçirmiştir. İlhan Selçuk ve Turhan Selçuk'un 1957 yılında çıkardığı "Dolmuş" dergisinde imzasız veya "stepne" ismiyle yazılar yazmıştır. Romanı ve sinema uyarlamasını halkın çok sevdiği "Hababam Sınıfı" bu dergide tefrika edilmiştir. Ilgaz’ın "Bizim Koğuş" romanı da Dolmuş dergisi'nde yayınlanmıştır.

İSTANBUL’DAN BİR SEMT-İ MEÇHULE GÖTÜRECEKLERDİ

Rıfat Ilgaz, 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül üzerine şu değerlendirmeyi yapmıştır.

"27 Mayıs'tan bir hafta önce 1. Şube'den çağrıldık. Başka bir kente sürgüne gönderilecektik. Benimle birlikte birçok ilerici, solcu şair ve yazar arkadaşa nereye gitmek istedikleri soruluyordu. Ben vaktiyle öğretmenlik yaptığım Adapazarı'nı seçtim. Onlar da uygun gördü. Yolculuk için hazırlanmamı söylediler. Vakti gelince beni evden alacaklardı. İstanbul'dan bir semt-i meçhule götüreceklerdi. Bu korkulu günü beklerken 27 Mayıs geldi, biz de kaygı ve gerilimden kurtulduk."

27 Mayıs'ın başka olumlu yanları olduğunu söyleyen Rıfat Ilgaz, basında ve çevrede toplumcu gerçekçi yazar ve sanatçılara olan ilginin arttığını, bazı dergi ve gazetelerin sayfalarını kendilerine açmış olduğunu, çeşitli dergi ve gazetelerde yazılarının yayınlandığını ifade ediyor.

12 Mart 1971 darbesinin bir fırtına gibi sanatçı ve yazarların üzerinden geçtiğini, kendisine doğrudan dokunmadığını ancak çoğu kimseye dokunmuş olmasını kendisine de dokunmak olarak nitelendirdiğini, kaldı ki, kurucuları arasında, A.Kadir, Ercüment Behzat, Fahir Onger, Hasan Hüseyin, Bedrettin Cömert, Asım Bezirci gibi isimlerin bulunduğu "Gelecek" dergisinin soruşturma geçirdiğini ve Sıkıyönetimce kapatıldığını ifade ediyor.

DİKTATÖRLÜK ALTINDA AYDIN OLMAK

Yazarların 27 Mayıs değerlendirmesini anlatmaya çalıştığımız yazı dizisini Rıfat Ilgaz'ın "Aydın mısın?" başlıklı şiirinden dizelerle bitirmek isterim.

"...

Kaldır başını kan uykulardan

Böyle yürek böyle atardamar

Atmaz olsun

Ses ol ışık ol yumruk ol

...

...

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış

Tel örgüler çevirmiş yöreni

Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende

Benden geçti mi demek istiyorsun

Aç iki kolunu iki yanına

Korkuluk ol"

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

ABC Kritik Haberleri

100. Yıl törenleri ve Cumhuriyet'i sahiplenme
Merve Dizdar, teşekkür konuşmasında Erdoğan'a övgüler sıraladı, ne olurdu?
Mitingi kalabalık göstermek için hangi hileleri deneyip yakalandılar?
İşte 4 Şubat 2022 tarihli Resmi Gazete'deki karar
Atatürk, İnönü, Özal ve Demirel'in cumhurbaşkanlığı geçerli değil mi?