''Muhteşem Showman’ Hugh Jackman geri döndü ama… Biz Logan'ı Özleyeceğiz

M. Güneş AktaşBaşlar başlamaz sizi şov dünyasının içine alacağını söyleyen bir film; bu iddiasını ne kadar sürdürebilir? Sonuna kadar desem…P.T. Barnum adlı kişinin hayat hikayesini biliyorsanız ya da bir şekilde duyduysanız...

M. Güneş Aktaş

Başlar başlamaz sizi şov dünyasının içine alacağını söyleyen bir film; bu iddiasını ne kadar sürdürebilir? Sonuna kadar desem…

P.T. Barnum adlı kişinin hayat hikayesini biliyorsanız ya da bir şekilde duyduysanız ve filme onun hayat hikayesini anlattığı için gidecekseniz, şimdiden söyleyeyim kandırılıyorsunuz. Film kendi hikayesini anlatmak için “Barnum'' kişisinin hayat hikayesini kullanmış. Gerçi, filmin amacı bir hikaye mi anlatmak yoksa görsel ve işitsel bir şov mu izletmek; buna karar vermek zor.

Buraya kadar okuduysanız filmin izlenmeye değer olduğunu düşünebilirsiniz. Peki, film klişelerle dolu desem… Zengin kız fakir oğlan desem… Babasının parasından ve zenginliğinden bıkmış bir oğlan var desem… Bir de hiçbir şeyi beğenmeyen bir eleştirmen desem… Bu ''desem’ler saymakla bitmez desem!

Karşımızda, sanki Yeşilçam sinemasının kötü bir melodram örneği var. Kötülük iliklerine işlemiş bir baba, zenginlerin fakirleri ezdiği bir dünya ve artık geçmişinden utanmak istemeyen bir sonradan görmenin filmi; “Muhteşem Showman''.

Aslına bakarsanız biraz önce yazdığım klişeler hayatın kaba bir kısaltılması değil mi? Hayatımızın kaba bir kısaltmasını yaparsak muhakkak bu klişelere rastlarız. P.T. Barnum kişisinin hayatında ise bunlardan çok var. Bu da bir sinema filmi için iyi bir malzeme demek. Bir anda her şeyini kaybetmesinden tutun, yaratıcı hamlelerle hayatının gidişatını değiştirmesine kadar. İşte burada devreye filmi yaratan yaratıcı zeka giriyor. (Maddi imkanları göz ardı etmeyelim) Nasıl anlattığın önemli!

İlk uzun metrajlı filmini çeken genç bir yönetmen, ara ara beraber çalışmış - müzikalde (Chicago) tecrübeli bir senaryo ekibi, kalitesini “La la land'' ile ispatlamış bir müzik ekibi, kalitesi tecrübesiyle kanıtlanmış bir görüntü yönetmeni ve son olarak nam-ı değer “Logan''…  

Daha önce profesyonel kısa metrajlı bir film bile çekmemiş genç yönetmenimiz, elindeki malzemeyi iyi tartarak filmine iddialı bir giriş yapmış. İddiayı da kazanmış. Seyircisini iyi tanıdığını belki kendisi bile bilmiyordur. Sinema perdesine yansıyan görüntü söze yer bırakmıyor. Senaryo, görsel ve işitsel şovu besliyor, ama fazlasını sunamıyor. Müzikler, filmin ismi gibi… Görüntü ise bazen görsel efektlerin azizliğine uğrasa da fazlasıyla tatmin edici.

Geldik nam-ı değer Logan; yani Hugh Jackman’a! Eğer siz Hugh Jackman’ın sert adam veya aksiyon filmlerindeki rollerini seviyorsanız, size kötü bir haberim var. Logan’ı daha çok özleyeceksiniz.

Muhteşem Showman, P. T. Barnum’a, hayallerine “nasıl'' gittiğinin önemli olduğunu söylüyor. Muhteşem Showman, sinemaya; ne anlattığının değil “nasıl'' anlattığının önemli olduğunu söylüyor. Muhteşem Showman, bize; neden değil “nasıl'' yaşıyorsun diyor.

Kötü anlatırsan kötü bir melodram olur, iyi anlatırsan “Muhteşem Showman'' olur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

ABC Kritik Haberleri

100. Yıl törenleri ve Cumhuriyet'i sahiplenme
Merve Dizdar, teşekkür konuşmasında Erdoğan'a övgüler sıraladı, ne olurdu?
Mitingi kalabalık göstermek için hangi hileleri deneyip yakalandılar?
İşte 4 Şubat 2022 tarihli Resmi Gazete'deki karar
Atatürk, İnönü, Özal ve Demirel'in cumhurbaşkanlığı geçerli değil mi?