Sözcü yazarı Serpil Yılmaz: Yatırımcının “göz göre göre” şişmiş fiyatlardan bankacılık hisseleri alıp yere çakılmasına; neden, nasıl ve kimler seyirci kaldı?

Sözcü yazarı Serpil Yılmaz: Yatırımcının “göz göre göre” şişmiş fiyatlardan bankacılık hisseleri alıp yere çakılmasına; neden, nasıl ve kimler seyirci kaldı?

"Akla ilk Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin ismi geliyor"

Sözcü yazarı Serpil Yılmaz, "Yatırımcının 'göz göre göre,' şişmiş fiyatlardan bankacılık hisseleri alıp yere çakılmasına; neden, nasıl ve kimler seyirci kaldı? Akla ilk Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin ismi geliyor." düşüncesini dile getirdi.

Yılmaz yazısında, "Nebati'nin yatırımcıları hisse senedine yönlendiren açıklamalarıyla, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'na (VİOP) talep arttırdığı gerçeği üstü örtülecek cinsten bir gaf değil.Bu dönemde en çok işlem yapan aracı kurum Ahlatcı Yatırım'ın patronu Ahmet Ahlatcı'dan gelen “ Müşterim Mehmet Akdere almış, ilgim yok” açıklaması da şaşırtıcıydı. Ahlatcı, müşterisinden aldığı emirle bu işlemi yapmamışsa, taraflara mahkeme yolu görünüyor. Riskin büyüğü SPK'da ceza alanlar listelerinde yer alan Akdere ile aynı yönde hareket eden borsacılar Ahmet Can Teoman ve Bekir Sami Karayel'de… Büyük olasılıkla kaldıraçlı hisse alımı yapmak üzere VİOP'tan 1'e 10 kredi kullandılar. Yani kabaca 1 liralık sermayeleri ile 10 liralık hisse senedi aldılar. Sistemde oluşan yaklaşık 3 milyar dolarlık açık, taban yapan hisselere "v” yaratabilir. Bu olayda borsa yatırımcılarının büyün bölümü; 13 Eylül'de saat 17.4 itibarıyla KAP'a pay alımı-satımı açıklaması yapan Akbank Tekaüt Sandığı Vakfı ve de “balina” tabir edilen birkaç büyük yatırımcı gibi “riski erken görüp” satışa geçemedi.BIST'in “Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi ”ni niye zamanında devreye almadığı, aynı biçimde sermaye piyasalarını denetleyen ve düzenleyen Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SKP) söz konusu bankacılık hisse senetlerindeki füze hareketini neden “zamanında” soruşturmadığı sorgulanıyor. Bakan Nebati'nin tutumunu yazdık, bu süreçte yatırımcıya “Gel gel” türküsü çağırmaya devam ediyordu." değerlendirmesini yaptı.